Advertisement

Madrigal İle Röportaj

Madrigal İle Röportaj
  • 4
    0
    1
    0
  •  Madrigal ile yaptığımız bu röportaj için Madrigal ekibine teşekkür ediyorum.

    1-) Merhaba herkese, nasılsınız? Umarım çok iyisinizdir. Aslında röportajımızı konu üzerine yapmayı düşünüyordum fakat belki diğer röportajlarınızı okumayanlar olabilir o nedenle temelden başlamayı düşündüm. Madrigal grubunun kurulma sürecinden biraz bahseder misiniz?

    Ceyhun: Madrigal grubunun temelleri 2007’de, biz henüz lisedeyken atıldı. Kaan’la birlikte kurduğumuz bir lise grubuydu. İstanbul’da üniversite kazandıktan sonra da grubu devam ettirme kararı aldık. Grubun Madrigal ismini alması ve Burak hariç mevcut ekibiyle, kendi bestelerini yayınlamaya karar vermesi ise 2014-2015 yıllarında gerçekleşti. 

    Anıl: Selamlar, teşekkürler ben çok iyiyim. Gruba sanırım 2013 sonlarında katıldım. (Ceyhun'la 2013 rock'n coke'ta buluşup, gruba katılma olaylarını konuşmak üzere randevulaşmıştık ama becerememiştik, dolayısıyla 2013 eylül-ekim tarihinden sonra olmalı katılımım diye varsayıyorum) Benim ardımdan- belki 5 ay sonra-, mevcut davulcunun grubu terkedip zamanını akademik işlere ayırmak istemesi sonucu önceden de tanıdığımız, çalımını, kişiliğini bildiğimiz Sanlı geldi. Gerisi uzay 🚀

    2-) Geçtiğimiz günlerde “Yaşayamam Bu Benle” adında yeni bir single çıkarttınız. Şarkının yapım süreci nasıl geçti? Zorlandığınız ve tıkandığınız anlar oldu mu?

    Ceyhun: Şarkının bestelenme sürecini Anıl daha iyi bilir, ama çok da zor olmadı diye biliyorum. Prodüksiyon aşamaları ise bizim için şaşırtıcı derecede kolaydı diyebilirim, Sabi Saltıel sayesinde tabii ki :)

    Anıl: Yaşayamam Bu Benle ve albüme girecek diğer şarkılardan 4-5 tanesinin altyapı ve melodilerini, kışın konserlerin az olduğu bir dönemde tamamlamıştım. Devamı için sadece şarkıların kurgulanması ve üzerine söz yazması kalmıştı. Kayıt aşamasına geçtiğimizde bu şarkıda ilk kez beraber çalıştığımız Sabi sayesinde her şey su gibi aktı gitti. İlk defa bu kadar hızlı ve aynı zamanda içimize müthiş sinecek bi şekilde çıkardık şarkımızı.

    Beni zorlayan kısmı biraz sözleri oldu çünkü bu kadar söz yazdığımız bir şarkımız uzun zamandır- belki "Kelebekler"den beri olmamıştı.

    O aşamada da Sezen Aksu kurtarıcım oldu. En tıkandığım yerde en sevdiğim şarkılarından biriyle aklıma geldi ve imdadıma yetişti. Bu vesileyle kendisine bir kere daha teşekkür edeyim; varlığıyla bizi onurlandırdı, sihirli dokunuşuyla şarkımıza kalite kattı. Söylemeye bile gerek yok ama çok özel, çok sıradışı bi sanatçı.

    Sanlı: Kayıt süreci anlamında kendi adıma en keyifli ve stressiz stüdyo dönemini geçirdim. Sabi Saltıel ve Mahmut Albulak'la çalışmak gerçekten çok keyifliydi. Buradan onlara teşekkür etmek isterim.

     

    3-) 2023 Yılının ilk yarısını geride bıraktık ve bu süreçte yeni singleınızı da yayımladınız. Bu yılın son yarısında dinleyicilerinize sunacağınız bir proje var mı? Albüm, ep gibi…

    Kaan : Bu sene baya yoğun ve bir o kadar da keyifli olacak. Konser yoğunluğundan yapamadığımız projeleri bu sene hayata geçiriyoruz. 

    Ceyhun: Önümüzdeki 1 sene çok yoğun ve üretim odaklı bir sene olacak bizim için. Albüm, Klip, Cover, Akustik ve Live yayınlar, bazı müzik dışı projeler de var açıkçası. Bir terslik yaşanmazsa sene bitmeden albümden bir single daha yayınlayacağız.

    4-) Röportaj sorularını hazırlamadan önce diğer sanatçılara yaptığım gibi sizin de sosyal medya üzerinden yorumlarınızı okudum. Dinleyiciler merak edince ben de merak ettim ve sormak için sabırsızlandım. Hikaye üzerine yazıldığı düşünülen onlarca şarkınız var başta “Seni Dert Etmeler”, “Geçme Artık Sokağımdan” olmak üzere. Peki hangi şarkılarınız hikaye üzerine yazıldı ve hikayesi nedir? Biraz bahseder misiniz?

    Anıl: Hemen hemen hiçbiri bir hikaye üzerine yazılmadı. Veya yazıldı (:  Bu hikayeleri paylaşmak -hem de nerdeyse bu şarkıları yeni yayınlamışken- çok makul gelmiyor bana. Ben istiyorum ki aynı hisleri paylaşmış olalım, aynı şeyleri söylemiş olalım, aynı duygulara ortak olalım şarkılarımızı dinleyenlerle. Birlikte yeni hikayelerimiz olsun. 

    Mesela bence Seni Dert Etmeler, yayınlandığı dönem ile, söyledikleriyle söylemedikleriyle, tüm Türkiye ile büyük bir ortak dil oluşturdu aramızda. Hepimiz o şarkıyı dinlediğimizde kapanma dönemini hatırlıyoruz, o zamanki anılarımız aklımıza geliyor, yaşayamadıklarımız, buluşamadıklarımız/ görüşemediklerimiz, yarım kalanlar, kötü bitenler... şarkının bence korkunç bir hafızası var (iyi anlamda), melodiyi duyduğumuz anda o seneye gidiyoruz. Hepimizin ortak hikayesi bu artık. Bence dinleyicilerle böyle hikayeleri paylaşıyor olmak çok güzel, çok özel, çok görkemli. Bu hissi çok seviyorum. Ortak dilimiz çoğalsın istiyorum. İnanın bana şarkıların kendi hikayeleri bu kadar görkemli değil -ki bence bu da yazanın kendine kalmalı. Fikrim bir gün değişirse naparım bilmiyorum ama şimdilik böyle düşünüyorum. Bunları merak edenlerden çok samimi bi şekilde bir kez daha beni affetmelerini rica ediyorum ):

     

    5-) Biliyorsunuz ki geçmiş dönemde gece yarısı başlayan müzik yasağımız vardı. Bu sene de festivaller iptal ediliyor ve bu politikanın gerekçesi oldukça komik. Sizler festivallere ve müziğe karşı son yıllarda alınan politikalar hakkında ne düşünüyorsunuz?

    Sanlı: Müziğin ve sanatın üzerinde kurulmaya çalışılan baskı apaçık ortada. Kimsenin bu gibi yöntemlerle gençlerin sanat ve müziğe olan ilgisini azaltabileceğini de sanmıyorum. Bu tarz iptal ve soğutma politikaları çok beyhude geliyor bana açıkçası. 

    Burak: Bu tarz yasaklar müzik endüstrisine maddi ve manevi olarak büyük zarar veriyor.

    Tabi ki yasakların karşısındayız. Bu politikalardan vazgeçilmesi gerektiğini düşünüyorum.

    Anıl: Anlamlı bulmuyorum. Genel olarak dünya üzerindeki hiçbir yasağı sevmiyorum, hemen hemen tüm yasakların karşısındayım, herhangi bir şeyi yasaklamayla bir adım yol alınabileceğini sanmıyorum, yasakların hiçbir şeyin çözümü olamayacağını düşünüyorum.

    İşin bir de emekçilik boyutu var. Müzik emekçileri zaten kapanma döneminde yıllarca ekmeksiz kaldı, farklı farklı işlerde çalışarak borçla harçla evlerini geçindirmek zorunda kaldılar. Bir de böyle iş iptalleriyle bu mesleği yapan insanlar nasıl geçinecek bilmiyorum.

    Her şeyin yakında düzeleceğini umuyor, bunun bir an önce olması için kendi meşrebimce ben de çabalıyorum. 

    6-) Madrigal grubunun üyeleri bir Madrigal şarkısı olsaydı hangileri olurdu? Neden?

    Ceyhun: Ben artık bu soruya “Yaşayamam Bu Benle” diyebilirim sanırım. Bir süre böyle :)

    Anıl: Ben "Bambaşka" olurdum bence. Çünkü bambaşka biri olmak kim istemez (: Ayrıca en sevdiğim müzik türleri: soul, funk, disco vb. olduğu için, Bambaşka da bu gruba dahil olduğu için sanırım. 

    Sanlı: Ben Kelebekler olurdum. Epey havalı bir şarkı.

    Kaan : Bambaşka. Dans etmeye ihtiyacımız var :)

    Burak: Yapboz gibi birisiyim :)

     

    7-) Bu zamana kadar çok fazla sahne aldınız ve bir dinleyici gözüyle hepsi mükemmeldi. Sizin etkisinden çıkamadığınız bir konser oldu mu? Bunlar hangileri? 

    Sanlı: Neredeyse memleketin her köşesinde yüzlerce konser verdik son üç yılda. Gerçekten hepsi birbirinden değerli anılardı. Harbiye'ler her seferinde nefesimi kesti. Gerçekten çok özel bir sahne. Bir de memleketçilik yapacağım Kdz Ereğli festivali de unutulmazlar arasında :)

    Burak: Zonguldak Ereğli, ilk Zorlu ve Harbiye konserlerimiz unutulmazdı. Ayrıca yurt dışı konserleri de çok keyif ve gurur veriyor.

    Kaan : Harbiye konserleri hep hayalimizdi. İki Harbiye konserimiz demek istiyorum. 

    Ceyhun: Geçen sene Zonguldak Ereğli’de Sevgi Bariş Dostluk Festivali kapsamında inanılmaz bir konser vermiştik. Yüzbinlerce insan vardı alanda, hala etkisinden çıkamadım diyebilirim. Bunun haricinde özellikle Azerbaycan’da gerçekleştirdiğimiz sahneler bana inanılmaz keyif veriyor. 

    8-) Türkiye’nin en çok dinlenen müzik gruplarından bir tanesi de sizsiniz. Hiç bu kadar dinleyiciye ulaşacağınızı düşündünüz mü? 

    Anıl: Benim için bir noktaya kadar sadece hayalden ibaretti. Kelebekler'den sonra işin buralara geleceğini tahmin etmeye başlamıştım.

    Sanlı: Çocukluğumdan bu yana hep hayalperest biri oldum. Şu yaşımda hala sürekli hayaller kuran biriyimdir. Şu an olduğumuz konum da hep hayallerini kurduğum bir şeydi. Bunu başarabilmiş olmak tarifsiz.

    Burak: Müzik dinlemeye veya icra etmeye başladığınız zaman mutlaka idolleriniz de oluyor. O noktalara ulaşmak için hayaller kuruyorsunuz. Yıllarca bu amaç için uğraştıktan sonra bir yerlere geleceğimizi düşünmüştüm fakat bu kadarını değil.

    9-) İlk ünlü olduğunuzu nasıl ve ne zaman anladınız? 

     

    Sanlı: Pandemi kapanmaları bittiğinde Maçka Parkı'nda bir konser verdik. Hayatımda öyle bir kalabalık görmemiştim o zamanlar. Sahneye çıkarken alkış kıyamet koptu. İçimden galiba oluyor dedim. Annemi aradım konser sonu. Anne biz galiba ünlü oluyoruz dedim. Olmuyosunuzdur oğlum işini bırakma sakın dedi :)

    Kaan : Ben sokakta kendi afişlerimizi görmeye başladığımızda anladım galiba.

    Burak: Pandeminin son zamanlarında gittiğim her mekanda şarkılarımızı duyduğum zaman. Biz pandemi dönemi çok büyük bir kitleye ulaştık. Uzun süren konsersiz bir dönemden sonra verdiğimiz konserler, öncekilere göre çok şaşırtmıştı bizi.

    10-) Röportajımızın son sorusuna geldik; Son olarak takipçilerinize neler söylemek istersiniz?

     

    Anıl: Herkese selamlar, yeni şarkılar kapıda, sizi çok seviyoruz <3

    Sanlı: İyi ki varlar. Desteklerini hep hissettik hissediyoruz. Hep birlikte daha büyük hayallere ulaşmak dileğiyle.

    Ceyhun: Her zaman söylediğimiz gibi, bizi dinlemeye ve takip etmeye devam etsinler :) 

    Burak: Sizleri çok seviyoruz, iyi ki varsınız <3

     

    Röportaj için Madrigal ekibine teşekkür ediyorum :) Hoşça kalınız!


    Yorumlar (1)
    • bu aralar röportajlar arttı bayağı her seferinde aynı heyecanla okuyorum. hepsinin ses tonuyla düşünerek hem de jdkwjsjw. röportaj için çok teşekkürlerrrr<3 (Madrigal dinlemeyi unutmayın)

      Yorum Bırakın

      Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.