Yıkmıyorsa bir düzeni, asık suratları ve yılgın bakışları
karanlıkta işe giden, karanlıkta eve dönen bir halkın;
Neye yaramakta ruhun üflendiği bu bedenlerin varlığı?
Kavurmamakta ise ellerini bağlamışları ateşiyle bir millet
Çıkabilir mi hiç bu karanlıktan bir tarihe dönüşerek?
Bir trenin her kompartımanında ayrı bir hüzün ayrı bir ses yankılanıyor şimdi
Bezgin, solmuş ve sinmiş bir halkın sessizce teninden salınıyor istasyona
Unutmuş gün ışığını...
Nereden bilsin karnı açlar "Hürriyet, hürriyet, hürriyet"
İşte bundandır ki; öğrenecek bu efsunlu kadim kelimeyi demeyi
Aç olmamak için bir daha.


Yorum Bırakın