Kış Masalının Panoramik Tanığı: Kars Kalesi ve Surlarında Dolaşan "Kesik Baş"

Kış Masalının Panoramik Tanığı: Kars Kalesi ve Surlarında Dolaşan "Kesik Baş"
  • 0
    0
    0
    0
  • Doğu Ekspresi’nin vagonlarından inip o keskin ayazı ciğerlerinize çektiğinizde, karşınızda sadece bir şehir değil, bir roman sahnesi bulursunuz. Orhan Pamuk’un "Kar" romanındaki o gri ve beyazın dansı, Kars’ın sokaklarında somutlaşır. Ancak bu sahnenin tepesinde, tüm şehri yüzyıllardır izleyen sessiz bir yönetmen vardır: Kars Kalesi.

    Siyah bazalt taşlarının, bembeyaz kar örtüsüyle yarattığı o gotik kontrast, Kars Kalesi’ni sıradan bir savunma yapısı olmaktan çıkarıp, adeta bir sanat eserine dönüştürür.

    Tarkovski Filmlerini Aratmayan Bir Atmosfer
    Kalenin zirvesine giden o kıvrımlı ve buzlu yolları tırmandığınızda, aşağıda cetvelle çizilmiş gibi duran Rus mimarisi binaları, 10. yüzyıldan kalma 12 Havariler Kilisesi’ni (Kümbet Camii) ve donmuş Kars Çayı’nı görürsünüz. Bu manzara, size Anadolu’da olduğunuzu unutturabilir; sanki St. Petersburg’un uzak bir köşesinde veya bir Tarkovski filminin setindesinizdir.

    M.S. 1153 yılında Saltuklular tarafından atılan temeller, Timur’un yıkımı ve Osmanlı’nın inşasıyla bugünkü halini almıştır. Ancak kalenin taşlarında harçtan çok, kan ve efsane vardır.

    Celal Baba: Ölümü Reddeden Savaşçı
    Kalenin en mistik köşesi şüphesiz Celal Baba Türbesi’dir. Efsaneye göre, 12. yüzyıldaki Moğol istilası sırasında kaleyi savunan Celal Baba, boynuna inen bir kılıç darbesiyle başını kaybeder. Ancak bu onu durdurmaz. Kesik başını koltuğunun altına alarak kılıç sallamaya devam eder. Bu sürreal ve korkutucu direnişi gören düşman askerleri, "Ölüleri bile savaşıyor" diyerek dehşete kapılır ve geri çekilir.

    Celal Baba, kalenin kurtulduğunu görünce oracıkta ruhunu teslim eder. Bugün kaleyi gezerken hissettiğiniz o ağırbaşlı hava, belki de bu "başsız savaşçının" hala surlarda dolaşan ruhundandır.

    Neden Oraya Çıkmalısınız?
    Sadece tarihi için değil; "Golden Hour" dediğimiz gün batımı saatinde, şehrin üzerine çöken o hüzünlü turuncu ışığı yakalamak için. Kars Kalesi, bir seyahat rotasından fazlasıdır; taşın, kışın ve efsanenin birbirine karıştığı bir zaman tünelidir.

    Eğer bu kış rotanızı Doğu’ya çeviriyorsanız, yanınıza mutlaka Orhan Pamuk’un bir kitabını ve altı kaymayan bir botu almayı unutmayın. Çünkü Kars Kalesi, hazırlıksız yakalananları değil, onu anlamaya çalışanları sever.

    Kars Kalesi’ne çıkış yolları, çevresindeki tarihi yapılar ve daha fazla "local" ipucu için Timeless Turkey’in hazırladığı Kars Kalesi Gezi Rehberi yazısına göz atabilirsiniz.


    Yorumlar (0)

    Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

    Yorum Bırakın

    Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.