Müzik dünyasında "bilinçli bir tuhaflık" ve samimiyetle kendilerine özgü bir alan açan Metin ve Anıl, nam-ı diğer Sezar’ın Peruğu, ilk EP’leri Tatsız’ın ardından şubat ayında dinleyiciyle buluşacak olan "Hallederiz" albümüne gün sayıyor. Ritmik, denenmemiş ve bir o kadar da içsel çatışmalara dokunan müzikal dillerini; iki kişilik bir grubun sunduğu o filtresiz ve dürüst üretim alanından beslenerek kurguluyorlar. İsminin absürtlüğü ile melodilerinin ciddiyeti arasında köprü kuran ikiliyle; kuruluş hikayelerinden yeni albümün perde arkasına, ilham kaynaklarından müzikal yolculuklarına uzanan derinlemesine bir sohbet gerçekleştirdik.

• Sezar’ın Peruğu ismi nereden çıktı? Özel bir hikayesi var mı?
İsim biraz bilinçli bir tuhaflık içeriyor. Kendi aramızda konuştuğumuz bir hikâyeden doğdu. Abartılı olanla sıradan olanın yan yana durması hâli bizi çekti. Bu fikir doğrultusunda logoyu da bir marka yaratır gibi ele aldık; ismin etrafında bir konsept ve sanatsal bir dil oluşturmaya çalıştık. İlk duyulduğunda hafif bir gülümseme yaratıyor ama altında başka şeyler de var. Müziğimiz gibi: akılda kalıcı ve iz bırakan bir tarzda.
• Metin ve Anıl olarak nasıl bir araya geldiniz? Grubu kurmaya nasıl karar verdiniz?
Metin ve Anıl olarak yollarımız uzun süredir müzik etrafında kesişiyordu. Zaman içinde benzer bir frekansta üretmek istediğimizi fark ettik. Bir noktadan sonra deneme hâlinden çıkıp, bunu daha net, düzenli ve ciddiyetle ele almaya karar verdik. İki kişiyle üretmenin bize daha hızlı, daha sade ve filtresiz bir alan açtığını gördük. Sezar’ın Peruğu bu kararla ortaya çıktı.
• Müziğinizi hiç dinlememiş birine tarzınızı 3 kelimeyle nasıl anlatırsınız?
Ritmik, denenmemiş, dinleten.
• “İki kişi, tek frekans” diyorsunuz. İki kişi müzik yapmanın en büyük avantajı ve en zor yanı nedir?
En büyük avantajı kararların hızlı ve net olması. Üretimde gereksiz kalabalık yok, ne istediğimizi daha çabuk bulabiliyoruz.
En zor yanı ise her şeyin gerçekten iki kişinin omzunda olması. Saklanacak bir alan yok ama bu durum üretimi daha dürüst ve sahici kılıyor.
• Şarkılarınızı yazarken genelde nasıl bir yol izliyorsunuz? Önce sözler mi geliyor yoksa bir melodi mi?
Tek bir yolumuz yok. Bazen bir riff ya da melodi, bazen tek bir cümle her şeyi başlatıyor. Şarkı hangi taraftan kendini açıyorsa oradan giriyoruz. Başta plan yapmak yerine, süreç boyunca o hissi kaybetmemek bizim için daha önemli.
• İlk EP’niz olan Tatsız’ın sizin için anlamı nedir? En sevdiğiniz şarkı hangisi?
Tatsız, bizim tarzımızın en net yansıması. Sezar’ın Peruğu’nun tam ortası diyebiliriz. Üç şarkının da, yapmak istediğimiz müziği doğrudan temsil ettiğini düşünüyoruz.Tatsız’dan sonra üretim alanımızı biraz genişlettik çünkü at gözlüğü ile bakmayı sevmiyoruz. Bizim için müzik güzel olduğu sürece türün çok da bir önemi yok. Yine de merkezde duran yaklaşım değişmedi; Tatsız’ı bir imza gibi bıraktık ve o hattın etrafında yeni soundlar ekleyebildiğimizi fark ettik. Favori şarkı konusu ise net değil; ruh hâlimize göre değişiyor.

• Şubat ayında çıkacak olan Hallederiz albümü için heyecanlı mısınız? Dinleyiciyi bu albümde neler bekliyor?
İlk albümümüz olduğu için heyecanlıyız ama bu daha çok sakin bir heyecan. Süreç kontrollü ilerliyor. Hallederiz, önceki işlere göre daha bütünlüklü ve bir tık daha cesur bir iş. Albüm, daha önce yayımladığımız parçaların yanı sıra iki yeni şarkıdan oluşuyor; bunlardan biri albüme adını veren Hallederiz, diğeri ise şimdilik sürpriz. Tür olarak klasik Sezar’ın Peruğu soundu etrafında ilerliyor ama daha geniş bir perspektife sahip. Bağımsız rock temelli; dinleyiciyi çok yormayan ve geniş kitlelere hitap eden bir albüm olarak tarif edilebilir.
• Müzik yaparken size en çok ne ilham verir? (Gece sessizliği, şehir hayatı, bir film?)
Aslında bu konuda bilinçli bir seçimimiz yok. Duygularımız bizi nereye götürüyorsa işler de oradan çıkıyor. Hallederiz albümünü örnek alırsak; içsel çatışmalar, sahte insan ilişkileri ve yalnızlık gibi temalar ön plana çıkıyor. Genel olarak psikolojik çatışmalar ve travmatik duygular etrafında şekillenen bir söz dünyası var. Birkaç istisna dışında; onlar da başta bahsettiğimiz gibi yazıldıkları andaki duyguyu doğrudan temsil ediyor
• Son olarak sizi dinleyenlere ve dinleyeceklere neler söylemek istersiniz?
Bizi gerçekten dinleyen ve dinleten herkese teşekkür ederiz. Bizim için sayıdan çok temas önemli. Henüz dinlemeyenler için de kapı açık; girip bakmak serbest.




Severek dinliyorum. Yeni albümü sabırsızlıkla bekliyorum☺️👍