İlk Gitardan "Ne Olur"a Uzanan Hikaye: Can Berk Ergün #Röportaj

İlk Gitardan "Ne Olur"a Uzanan Hikaye: Can Berk Ergün #Röportaj
  • 0
    0
    0
    0
  • Müzik senin hayatına tam olarak ne zaman ve hangi olayla girdi? "Ben bu işi yapmalıyım" dediğin o ilk anı hatırlıyor musun?
     8-9 yaşlarındaydım ve o zamanlar evdeki en büyük eğlencem televizyondu. Çizgi filmlerden sonra en çok ilgimi çeken şey müzik kanallarıydı. Orada video klipleri izleyip aileme gitar çalmak istediğimi söylemiştim ve o seneki doğum günümde bana bir gitar almışlardı. Fitilin ateşlendiği an aslında tam olarak bu oldu. Gerek kendi kendime gerekse okuldaki müzik öğretmenlerimden destek alarak gitar çalmayı öğrendim.
    Sonra sonra söylemeye ve kendi şarkılarımı yazmaya başladım. Bunu yapabildiğimi görünce ve fazlasıyla ortaya çıkardığım işlerden tatmin olunca dünyaya geliş amacımın bu olduğuna inandım. Sanırım 13 yaşında ya da o dönemlerde olmalı; kendimi hep sahnelerde, kalabalıklar önünde hayal ederdim. Bu işi yapma fikri beni hep heyecanlandırırdı.

    Kendi sound’unu oluştururken en çok hangi sanatçılardan veya türlerden beslendin?
    O kadar çeşitli şeyler dinliyorum ki.. zevk aldığım türlerde yeni çıkan ne varsa hep beslenmek adı altında kulak veriyorum. En sonunda benim de ortaya çıkardığım eserler çeşitlenmiş oluyor. Bestenin kendini ifade etmesine izin vermeyi seviyorum; türü zorla seçmektense şarkının yönünü takip ediyorum.
    Türk müzisyenlerden Teoman, Canozan, Emir Can İğrek ve Çağan Şengül son zamanlarda çok dinlediğim ve takip ettiğim isimler.
    Yabancı olarak Interpol, Three Days Grace, The White Buffalo ve Johnny Cash çok dinliyorum.


    Yeni şarkın "Ne Olur"un ortaya çıkış hikâyesi nedir? Bu şarkıyı yazdıran özel bir duygu var mıydı?
    Genelde şarkı yazmayı bir tür müzikle harmanlanan hikaye anlatımı olarak görüyorum. Önce bir melodi çıkıyor ben gitarı elime alınca, o melodi bende nasıl bir his uyandırıyorsa başlıyorum hikayesini yazmaya. Yaşanmış bir hikayeyse bu daha etkili bir anlatıma dönüşüyor tabii.
    “Ne Olur” benim için çoğunlukla empati kurduğum bir üretim oldu. Bir insanın geç kalmışlık hissiyle barışmasını, dönüşü olmayan bir ayrılığa açık kapı bıraksa bile bunun artık imkansız olduğunu kabul ettiğini anlatıyor. Bunu yaşayan birisi ne hissederdi, neler söylerdi ben söyleyemediği şeyler varsa ona ses olmak istedim. Bu şarkım; kendinden bir şey bulan herkesin hislerine tercüman olacaktır.


    "Ne Olur"un kayıt sürecinde senin için en unutulmaz veya en zorlayıcı an neydi?
    Ben bu şarkıyı bitirdiğimde sadece gitar ve vokalden oluşan (yer yer hımlamalar da var tabi) bir ses dosyasıydı. Gram Müzik ile çalışmaya başladığımızda aranje için Umut (Tosun) oldukça güzel dokunuşlar ekledi, sağolsunlar ekip olarak şarkıya çok emek verdiler. Şarkıya eklenen enstrümanların ve aranje edildikten sonraki halinin çok daha duygusal olması beni çok heyecanlandırmıştı. Ben şarkıyı evde bitirip kaydettiğim halinden sonra bu kadar hisli olacağını hayal edememiştim. İlk demoyu dinlediğimde içimde beliren duyguyu hep taşıyacağım.

    Şarkılarını genellikle gece mi yazarsın yoksa günün her saati ilham kapını çalar mı?
    Normalde gece insanıyım. En verimli ve en üretken zaman dilimim akşam 22.00 sonrası. Ancak ilham gece uykumu da böler, sabah işimi de. Bir anda yolda yürürken telefonu çıkarıp mırıldanarak melodi kaydedebilirim ya da işi gücü bırakıp notlarımı açıp söz yazmaya başlayabilirim. Ortadan kaybolup bir anda soluğu gitarımın yanında alabilirim :) Bu benim için hiç öngörülür bir an olmadığından ben ilham perisine hep “hoşgeldin” derim ve ne getirdiyse karşılarım.


    Bir şarkının bittiğine ve "Tamam, bu artık yayımlanmaya hazır" dediğine nasıl karar veriyorsun?
    Şarkıyı bitirdiğime inandığım anlarda kaydın çıktısını alıp kulaklığımı takıp normal hayata dönerim. Yürürken, kahve yaparken ya da iş başındayken çeşitli anlarda defalarca dinlerim. Şarkıda eksik ya da yanlış gelen bir şey varsa denerim, ama her dinlemede aynı keyfi alıyorsam “tamamladım” derim.


    Sade ve samimi bir tarzın var. Dinleyicilerin "Ne Olur"u dinlediğinde tam olarak ne hissetmesini istiyorsun?
    Genelde yaptığım şarkılarda herkesin kendinden bir şey bulmasını istiyorum. Belki yazdığım bir söz, belki bir melodi dinleyeni alsın götürsün bir şekilde dinleyen kendini iyi hissetsin. Bu noktada samimiyet verebilmek güzel.
    Bazen en yakın arkadaşınıza bile derdinizi anlattığınızda ondan destek veren ya da içinizdeki duygunun adını koyan bir cümle duymak istersiniz, istemeseniz de böyle bir şey duymak sizi iyi hissettirir. İşte bunun gibi şarkılarımın insanlara dostluk etmesini istiyorum.


    Bağımsız bir müzisyen olarak, bir şarkıyı hazırlayıp dinleyiciyle buluşturma sürecinde seni en çok ne heyecanlandırıyor?
    Her bir şarkı bitirdiğimde tarifi olmayan bir gurur yaşıyorum hele ki güzel de bir söz yazdıysam benim havalar o biçim :) 
    Şöyle; Konserde, arabada ya da bir mekanda çaldığında insanlar bağıra çağıra söyleyecek, bin tane hayat var kim bilir hangisi hangi duyguyla söyleyecek? Yanındakiyle beraber olmanın hazzıyla mı, hislerine dokunmanın verdiği acıyla mı.. ben bu şarkıyı böyle yazdım ama insanlardaki karşılığının ne olacağı fikri ya da karşılık bulma ihtimali beni çok etkiliyor.


    Şu ana kadar yayımladığın şarkılar arasında seni en çok yansıttığını düşündüğün hangisi?
    Her biri derinlerimde bir yerde beliren küçük kesitler, yaşanmışlıklar ya da ifadeler. Hikaye olarak bir olay örgüsüne kendimi kaptırdığımda illa benden bir parça oluyor. Kendim için bütün olarak bir söz edemem ya da “bir şarkıda kendimi çok yansıtayım” diye bir çaba içinde olmam ama her şarkı ayrı bir hikaye. Hayatın içinde aşk, sevgi de var, ayrılık, ölüm gibi acı kısımlar da var. Hepsiyle ilgili bir hissim var ve bunları bütünüyle değil parça parça da olsa yansıtabildiğimi düşünüyorum.


    Gelecek planlarında yakın zamanda yeni bir EP veya albüm çalışması var mı?
    Eğer ki sıralayabilirsem var. Dinleyicilerle tanıştırmak istediğim çok şarkım var ve illa ki bundan sonraki süreçte mümkün olduğunca iş yapacağım. Hayko’nun (Cepkin) bir ödül töreninde dediği gibi: daha çok karşılaşacağız. :)


    Müzik kariyerinde ulaştığın en büyük hedefin ne olmasını istersin? Kendini 2-3 yıl sonra nerede görüyorsun?
    Kariyer bazında, bir gün dinlenen ve iz bırakan isimler arasında ben de anılabilmeyi çok isterim. O akıllara ilk gelen sanatçılardan biri olmak. Bu başarıyı elde ettikten sonra insanların benimle iletişimlerinde onları yanıtsız bırakmamak isterim.
    Konuyla ilgili küçük bir anı da paylaşayım;
    Geçtiğimiz günlerde de yıldönümü olan 6 Şubat 2023 deprem felaketinde zarar gören insanların yakınları, o dönemde yöneticisi olduğum müzik grubumun sosyal medya hesaplarına mesajlar iletti kendilerine ses olabilelim diye. Çok popüler bir müzik grubu olmamamıza rağmen elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalıştık ama gücümüz sınırlıydı.
    Aynı felakette biz de yakın arkadaşlarımızı kaybettik. Bu felaketten sonra; bir gün eğer ki yaptığım iş ile ilgili gündeme gelirsem, bir popülarite elde edersem bunu insanlar adına kullanabilmek önceliğim olacak. Böyle konularda elimi taşın altına koyduğumda verimli olabilmek istiyorum. Kariyer, şan, şöhret.. hepsi bir gün geçer ama insanlık hiçbir zaman unutulmaz. 
    Kendimi; değil 2-3 yıl sonra, yıllar sonra bile bulunduğum ya da bulunacağım konumun bir “sanatçı” olarak sorumluluklarını yerine getirirken, sanatımı hakkıyla icra ederken ve nice başarılar kazanırken görmek isterim. 

    Son olarak seni dinleyenlere ve dinleyeceklere neler söylemek istersin?
    Şarkılarımda hayatın içinden, yaşadıklarımla ve hissettiklerimle harmanlanmış birçok şey var. Biliyorum ki bu anlatımların hiçbirinde yalnız değilim. Kendinden bir parça bulabilen birisi olabiliyorsa şarkı, varlığının amacına ulaşmış demektir. Dinleyen herkese çok teşekkür ederim.

     

    Instagram

     


    Yorumlar (0)

    Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

    Yorum Bırakın

    Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.