Advertisement

Kafamda Kurduklarım - "Okyanusta Kulaç Atan Bir Bağımsızlık Hikayesi" #Röportaj

Kafamda Kurduklarım - "Okyanusta Kulaç Atan Bir Bağımsızlık Hikayesi" #Röportaj
  • 0
    0
    0
    1
  • Kafamda Kurduklarım, 2021 yılından bu yana Indie Rock ve Shoegaze tınılarını yerli sahneyle buluşturuyor. Grubun kuruluş sürecinden dijital çağın getirdiği zorunlu içerik üreticiliğine, yeni teklileri “Durduramazlar Beni”den gelecek vizyonlarına kadar merak edilenleri konuştuk.

    2021 yılında İstanbul’da bir araya gelme süreciniz ve grubun temelleri tam olarak nasıl atıldı?

    Grubun temelleri aslında bir arayışla atıldı. 2021’de Sarp, eski grubunun dağılmasından iki yıl sonra yeniden müzik yapma isteğiyle yeni bir davulcu arayışına girdi. O dönemki basçımızın da dahil olduğu bir WhatsApp grubu aracılığıyla Buğra’ya ulaştık. Buluşup vizyonlarımızı paylaştığımızda her şey hızlıca netleşti. Başlangıçta yabancı dilde Alternatif Rock ve Shoegaze odaklı ilerlemeyi planlıyorduk; ancak Türkiye’de olmamızın getirdiği pragmatik bir kararla, İngilizce yazdığımız parçaları Türkçeye çevirerek yayınlamaya başladık. Örneğin, ikinci teklimiz olan "Son Kez" aslında orijinalinde İngilizce olarak kaleme alınmıştı.

    "Kafamda Kurduklarım" ismi grubun müzikal dünyasını ve anlatısını ne kadar temsil ediyor?

    İsmimiz, müziğimizin doğasını oldukça iyi özetliyor. Şarkı sözlerimiz genellikle yaşanmış olayların zihinde bıraktığı tortulardan besleniyor. Sarp, sözleri yazarken sadece gerçekleri değil, yaşanmamış ihtimalleri ve hayalleri de işin içine katıyor. Bu "kurma" hali, ismimizin de asıl çıkış noktası.

    Indie Rock, Alternatif Rock ve Shoegaze türlerini temel almanızın arkasındaki ana motivasyon nedir?

    Aslında hiçbirimizin favori tarzı doğrudan Shoegaze veya Indie değil; bu konuda objektif olmak gerekirse, biz sadece dinlediğimiz ve sevdiğimiz türleri daha genel, geniş bir kitleye hitap edebilecek bir forma indirgiyoruz. Tek bir türe hapsolmak istemiyoruz; her şarkımız dinleyiciye farklı bir janra aitmiş gibi gelebilir. Duygularımız neyi gerektiriyorsa ona göre şekilleniyoruz. Gitarlardaki ton seçimlerimiz ve kullandığımız elementler bizi bu türlere yaklaştırıyor.

    Buğra Akbuar’ın davulcu olarak katılması, grubun hazırlık sürecini ve genel dinamiklerini nasıl değiştirdi?

    Buğra’nın gelişiyle birlikte, daha önce sadece Sarp’ın omuzlarında olan iş yükü bölünmüş oldu. Buğra’nın gruptaki diğer üyelerden farklı türler dinliyor olması, müziğimize yeni bir soluk getirdi. Onun katılımından önce daha çok Punk Rock ekseninde çalarken, Buğra ile birlikte Shoegaze ve Indie konularındaki uyumumuz ve derinliğimiz arttı.

    Şarkı sözleri ve bestelerin hazırlık aşamasında grup içindeki iş bölümü nasıl ilerliyor?

    Yaratım sürecinin merkezinde Sarp var; şarkıları o yazıyor ve besteliyor. Ancak mutfakta sürekli bir fikir akışı hakim. Sarp akustik bir taslak getirdiğinde, üzerine hep birlikte düşünüyoruz. Sözler genelde ana formunu korusa da, aranje ve beste aşamasında her üyenin kendi yorumunu katması, şarkıların çok daha özgün bir yapıya kavuşmasını sağlıyor.

    Kayıt aşamasındaki o "shoegaze" atmosferini canlı performanslarda dinleyiciye nasıl aktarıyorsunuz?

    Bunu ağırlıklı olarak yoğun reverb ve efekt pedallarıyla sağlıyoruz. Elbette bu atmosferi sahneye taşımak teknik bir zorluk; çalınan mekanın akustiği ile bizim efektlerimizi senkronize etmek ciddi bir mühendislik gerektiriyor. Ancak şarkılarımızı ve kullandığımız elementleri artık çok iyi tanıdığımız için bu harmanı başarıyla gerçekleştirdiğimizi düşünüyoruz. Dinleyiciden aldığımız geri dönüşler de bu konuda doğru yolda olduğumuzu kanıtlıyor.

    Bağımsız bir grup olarak Türkiye müzik piyasasında karşılaştığınız en büyük zorluklar neler?

    Pragmatik bir açıdan bakarsak, en büyük engel kesinlikle dağıtım ve dinleyiciye ulaşma süreci. Eğer arkanızda büyük bir destek yoksa, bağımsız müzik yapmak okyanusta kulaç atmaya benziyor. Müziğimizi tanıtabilmek ve piyasanın dinamiklerini anlayabilmek için hepimiz TikTok gibi platformlara girmek zorunda kaldık. Hem prodüksiyon hem pazarlama hem de içerik üretimiyle bizzat ilgilenmek büyük bir efor. Gönül isterdi ki sadece müziğe odaklanalım ama güncel şartlar bizi birer "içerik üreticisi" haline de getiriyor.

    Şu an üzerinde çalıştığınız yeni bir kayıt veya konser takvimi var mı?

    Yeni şarkımızın adını ilk kez buradan duyuralım: “Durduramazlar Beni”. Sert ve duygusal yoğunluğu yüksek bir parça geliyor. Konser tarafında ise solistimiz Sarp’ın yüksek lisans eğitimi için yurt dışında olması nedeniyle kış döneminde biraz kısıtlıyız. Ancak yaz dönemi için planlarımız hazır; dinleyicilerimiz bizi takipte kalsın.

    Grubun önümüzdeki 5 yıl için belirlediği en objektif hedef nedir?

    Bizim için en objektif ve samimi hedef, ne olursa olsun müziğimizi icra etmeye devam edebilmek. Milyonlarca dinlenmesek ya da devasa sahnelerde olmasak bile üretmekten vazgeçmeyeceğiz. Bu bizim için bir tutku. Dört yılı aşkın süredir bu bağımsız yolu yürüyoruz ve önümüzdeki beş yılda da bu duruşumuzdan ödün vermeyi düşünmüyoruz.

    Son olarak sizi dinleyenlere ve dinleyeceklere neler söylemek istersiniz?

    Bizi dinledikleri için teşekkür ederiz. Şarkılarımızın birilerinin anılarına eşlik etmesi bizim için en büyük motivasyon. Destek gördüğümüz sürece biz de üretmeye devam edeceğiz. Konserlerde görüşmek üzere!


    Yorumlar (0)

    Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

    Yorum Bırakın

    Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.