Eseri bölüm bölüm incelemek ve eser bütünlüğünü sağlayabilmeyi başarmak yahut başarmamak üzerine kendimle olan sohbetimi yazıya dökmeye çalışacağım. Burada yer yer yazarla ilgili spesifik bilgiler ve izlenimler olabilir. Keyifli okumalar dilerim. (Şiirin tam halini alt kısıma ekleyeceğim)
‘’Düş kalpazanlarının amel defteriyle alıp veremedikleri
Bu kaygan gecelerin gerçeklere olan düşmanlığı’’
+Duygularla oynayan insanların hesap vereceklerini unutması ve gerçek olmayana inanmak için kendimize bahane bulmakta aslında hiç zorlanmayışımız diyebilirim.
‘’Eksik parçaları mukavvadan tamamlayan tembelliğe öylesine düşman
Çağırın kolluk kuvvetlerini kolumu kaldırsınlar’’
+Hayatımızda elbette zorluklarla, yokuşlarla karşılaşabiliyoruz fakat Camus’nun dediği gibi; ''Bazen, devam etmek, sadece devam etmek, insanüstü bir başarıdır.’’ Fakat burada kolluk kuvvetlerini çağırmasından ötürü güçsüzleştiği aşikar. Camus’nun denkleminde başarısız bir insan oluyoruz, ne yazık.
‘’Yitik bir sabahın öğlen uykusuna açlığı gibi
Son bulacak sevişmeler.
Tabakhane köprüsünden intihara kalkışmak gibi
Öyle boktan bir iş yaşamak.’’
+Aslında buradaki dört satırı da iki iki olarak inceleyebilirdik fakat şiirin yapısının kendisini belli ettiği ilk nokta olduğu için ve ilk iki satırın aslında kendi anlamından uzak olmadan devamlılığı da sürdürdüğü için birlikte değerlendirmek istedim. Tabakhane köprüsü benzetmemse Trabzon’da yaşadığım dönemde Tabakhane köprüsünün altından henüz kentleşmenin bu kadar ilerlemediği dönemlerde dere akardı. İnsanlar da oraya ‘Boklu Dere’ derlerdi. Gerisini ilgilenenler anlayacaktır diye düşünüyorum.
‘’Sarsılmaz kellesi yokluğun sınırından dönenin
Ölümün esamesi okunmaz
Icloud saklamaz duyguların acı çekişlerini.’’
+Bütün bunları yaşadıktan sonra hala yaşıyorum diyebiliyorsa birisi artık ölümün kendisi için çok bir şey ifade ettiğini söyleyemem. Icloud ise modern dünyanın benim edebiyatıma ilk dokunuşu diyebilirim. Sanırım aynı hissi Yılmaz Erdoğan’ın belki de yirmi sene önce işporta kelimesini kullandığında hissetmiştim. Yine de ne kadar saklarsanız saklayın anılarınızı tanyerinde geçirilmiş hiçbir gecenin feryadı kaydedilmemiştir.
‘’Uyku ilaçları ve kişilik bozukluğu
Kaç kişilikte yaşanırsa cüretkar ayrılık acısı
Çivinin çiviyle olan fuhuş operasyonu baki/
Fakat yara hep açık kalır.
Tümden geldim
Sana vardım.’’
+Buna hayatımızdaki başka insanlar da dahil olmak üzere kendimizi iyileştirmek için ne kullanırsak kullanalım, başkasının açtığı yaraları başkalarıyla tazelediğimiz için aslında hep bir öncekilerin acılarıyla karıştırıyoruz yeni insanları. Bırakalım yaralarımız iyileşsin belki başkası elinde çiviyle değilde çorbayla gelir. Eser bütünlüğü hakkında ‘’Tümden geldim sana vardım’’ kısmından öncesi için konuşursak eğer eser bütünlüğü sağlanmış diyebilirim. Fakat noktayı acı olacak ki yazar şöyle koyuyor;
‘’Her şeyi gördüm, seni yaşadım.’’
Enis
Buraya kadar okuyanlara teşekkür ederim.
Tümden Geldim Sana Vardım
Düş kalpazanlarının amel defteriyle alıp veremedikleri
Bu kaygan gecelerin gerçeklere olan düşmanlığı
Eksik parçaları mukavvadan tamamlayan tembelliğe öylesine düşman
Çağırın kolluk kuvvetlerini kolumu kaldırsınlar
Yitik bir sabahın öğlen uykusuna açlığı gibi
Son bulacak sevişmeler.
Tabakhane köprüsünden intihara kalkışmak gibi
Öyle boktan bir iş yaşamak.
Sarsılmaz kellesi yokluğun sınırından dönenin
Ölümün esamesi okunmaz
Icloud saklamaz duyguların acı çekişlerini.
Uyku ilaçları ve kişilik bozukluğu
Kaç kişilikte yaşanırsa cüretkar ayrılık acısı
Çivinin çiviyle olan fuhuş operasyonu baki/
Fakat yara hep açık kalır.
Tümden geldim
Sana vardım.
Enis



Yorum Bırakın