-çöpünüz var mı, efendim?
-çöpçü müsünüz?
-evet, öyleyim. çöpler son zamanlarda çok can sıkıcı, buyrun, varsa buradayken verebilirsiniz.
-ne zamandır buradasınız?
-çok olmadı.
-girişte olmanıza rağmen neden elinizde hiç çöp göremiyorum?
-yeni başladım da bu işe. bilirsiniz, yeniyim idare edin.
.
efendim? söyleyin, en son içinizden gelerek ne yaptınız? neyi istediniz de neyi elde ettiniz, unutmayın, içinizden gelerek. tekrar söylüyorum, içinizden gelerek.
gerçekten bir şeye sahip oldunuz mu yoksa hep sahip olduğunuza inanarak mı yaşadınız? ya gerçekten yaşadınız mı? görenler oldu mu yaşadığınızı? bir anlam kattınız mı dünyaya? belki kendi dünyanıza. dünya dünyadan ibaret değil ne de olsa.
ne fark eder? ya hisler? hiçbir şey hissetmeden nasıl yaşanır? hissediyorsanız bu sizi özel kılmaz mı? hisseden pek az.
evet, neden yok sayıyorsunuz? ya da yok diye mi, oysa hep yanı başınızdaydı. bakmadınız, anlamadınız da.
ne zaman göreceksiniz, yoksa hiç mi? sanıyorum ki hiç. bunlar tarihi geçmiş varoluşlar ve hatta çırpınışlar. o kadar tarihi geçti ki varolan bile kendini hatırlamıyor. kendini diretemiyor, kendini ortaya çıkaramıyor. onlar da hatırlamıyor.
hiç duymamış olayım, siz de mi yaşadınız benzerini? peki ya aynısı mıydı? tıpa tıp aynısıydı öyle mi? bilakis tamamen aynısı olamaz ya. nasıl çıktınız ya bu işin içinden? ne için mi soruyorum? bilirsiniz, herkes yaşar, kimse duymaz.
öyleyse bakın. hep parmak uçlarınızda mı durdunuz siz de? bizler gibi. bizler diyorum çünkü biziz. insanın kendinden başkası yoktur, böyle bir söz gibiydi bir yerlerde duyduğum. ya da şimdi uydurdum, mühim değil. mühim değil ama gerçek. ya kendinize de sahip değilseniz?
yine mi canınızı sıktım? peki, peki, hadi boş verin. kendinizden bahsedin. önce söyleyin, aynıları mıydı? tamamen öyle mi?



Yorumlar (0)
Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Bırakın