Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının en değerli yazarlarından birisi olan Sabahattin Ali, 1907 yılında Gümülcine’de dünyaya geldi. İstanbul Öğretmen Okulu’nda eğitim gördüğü sırada arkadaşlarıyla bir okul gazetesi çıkararak ilk öykü ve şiirlerini burada yayımladı. Devam eden süreçte öğretmen olup ülkenin çeşitli vilayetlerinde görev aldı. Ardından Almanya’ya gitti. Orada edindiği tecrübeler ve okuduğu dünya klasikleri sayesinde edebi üslubunu büyük oranda şekillendirdi.
Yurda dönüp öğretmenlik vazifesine devam ettiği dönemde yazdıkları nedeniyle, komünizm propagandası yaptığı ve hükümeti eleştirdiği iddia edilerek pek çok kez hapse mahkum edildi. 1935 yılından itibaren “Değirmen”, “Ses” ve “Kuyucaklı Yusuf” isimli eserlerini yayımladı. 1943’te ise ona esas ününü kazandıran “Kürk Mantolu Madonna” kitabını piyasaya sürerek tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Fakat siyasi görüşü sebebiyle kendisine bir türlü huzur verilmiyordu. Bir yandan yeni hapis cezaları ortaya çıkarken bir yandan da eserlerinin dağıtımı yasaklanıyordu. Usta yazar bütün bunlardan bıkarak yurt dışına gitmeye karar verdi. Fakat hiçbir şey planladığı gibi ilerlemedi. Sayısız eser sahibi olan toplumcu yazar, güçlü ve sürükleyici kalem Sabahattin Ali; kendisini yurt dışına kaçıracağını söyleyip parasını alan Ali Ertekin tarafından 1948 yılında öldürüldü. Katile neden bunu yaptığı sorulduğunda ise cinayeti milli duygularla işlediğini söyledi ve sadece 1 sene hapis yatarak afla serbest bırakıldı. Öldüğü sırada Sabahattin Ali yalnızca 41 yaşında idi. Ünlü yazardan geriye bir tek edebi mirası kaldı.
(Sabahattin Ali kitaplarının hangi sırayla okunması gerektiğini öğrenmek istiyorsanız buraya tıklayabilirsiniz.)
10) “Tam yaşamaya başladığım bu andan itibaren beni öldü saysınlar.” İÇİMİZDEKİ ŞEYTAN

9) "Bir kadının bize her şeyini verdiğini zannettiğimiz anda onun hakikatte bize hiçbir şey vermiş olmadığını görmek, bize en yakın olduğunu sandığımız sırada bizden, bütün mesafelerin ötesindeymiş kadar uzak bulunduğunu kabule mecbur olmak acı bir şey." KÜRK MANTOLU MADONNA

8) “Varlığı bütün boşlukları dolduracak mahiyette değildi. Fakat yokluğu müthişti.” KUYUCAKLI YUSUF

7) “Benim beklediğim aşk başka! O, bütün mantıkların dışında, tarifi imkansız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey. Sevmek ve hoşlanmak başka, istemek bütün ruhuyla, bütün vücuduyla, her şeyiyle istemek başka… Aşk bence bu istemektir, mukavemet edilemez bir istemek..." KÜRK MANTOLU MADONNA

6) “Bir insan bir insana elbet yeterdi.” KÜRK MANTOLU MADONNA

5) “Onu bir daha hiç görmemek ihtimali en feci ve maalesef en akla yakın olanı.” İÇİMİZDEKİ ŞEYTAN

4) “O gelmez artık!' dedi. 'Nereden biliyorsun?' dedim. 'Gidişinden belliydi!' dedi.” KUYUCAKLI YUSUF

3) “Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, yine aynı şekilde fakat her şeyden habersiz yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka türlü bir hayatın da mevcut olduğunu, benim de bir ruhum bulunduğunu öğrettin.” KÜRK MANTOLU MADONNA

2) “Sizin yanınızda bulunduğum her dakika beni baş döndürücü bir süratle daha büyük bir saadete doğru götürüyor... Artık korkuyorum. Saadetin bizi korkutacak kadar çok ve kesif olması nedir bilir misiniz? İçimde biriken hislerin birdenbire patlayarak beni zerreler halinde dağıtacağından korkuyorum.” İÇİMİZDEKİ ŞEYTAN

1) “Dünyada bir tek insana inanmıştım. O kadar çok inanmıştım ki bunda aldanmış olmak, bende artık inanmak kudreti bırakmamıştı. Ona kızgın değildim. Ona kızmama, darılmama, onun aleyhinde düşünmeme imkan olmadığını hissediyordum. Ama bir kere kırılmıştım. Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi.” KÜRK MANTOLU MADONNA









Yorumlar (0)
Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Bırakın