Kahveni yanına al, ateşe biraz daha odun at bugün hava soğuk sandalyeni pencerenin önüne çek ateşin yaydığı sıcaklığın şerefine kahvenden bir yudum al. Bulutlar insanlığın üstünü örtmek istercesine kapladı çevreyi, şimşekler sanki bir şey anlatmak istiyor . Zulüm , adaletsizlik sarmışken dünyanın etrafını, güneş hüzünle güne veda ediyor ,ay bir umut ortaya çıkıyor ve bir süre sonra o da dönüyor sırtını bize, tanrı yıldırımları salmışken üstümüze kardeş kardeşi bıçaklıyor sokaklarda, kaldırımdan akan kanı temizlemek için olan gücüyle yağıyor yağmur ve ben yorulmuş bir şekilde izliyorum bu olanları nereye kadar ayakta kalacağım? biliyorum yoruldun . nereye kadar anlatıcağım ?biliyorum sesinde mecal kalmadı, insanlar en tehlikeli yaratıklar oldu. duygusuz ve kardeş olduğunu göremeyecek kadar kör, çığlıkları duyamayacak kadar sağır, anlatamayacak kadar dilsiz. Ruhları dayanamayıp terk ettiler ve tanrıya her gece olduğu gibi yalvardım bilmiyorum sesim bu kadar gürültüde duyulabiliyormu umarım duyuyosundur tanrım çünkü ben artık yoruldum ,bitkin düştüm ah! huzurlu , masum çocukluğum, o güzel kokulu çiçekler, samimi arkadaşlıklarım, tutkulu ilişkilerim, sımsıcak yuvam, Elveda.
Elveda

0 Alıntıla Yeni
1 Beğen
0 Yorum

Yorumlar (0)
Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Bırakın