EuroLeague’de 33. hafta, temsilcilerimiz için maalesef parkeden buruk ayrıldığımız bir durak oldu. Hata payının iyice azaldığı bu kritik virajda; Fenerbahçe Beko, Belgrad’da Maccabi Rapyd Tel Aviv deplasmanında, Anadolu Efes ise İspanya’da FC Barcelona karşısında zorlu sınavlar verdi. Bir tarafta son saniyeye kadar süren bir inat, diğer tarafta ise basit hataların gölgelediği bir geri dönüş çabası vardı. İşte bu haftanın satır araları...
Fenerbahçe Beko'da Neler Yaşandı?

Kaynak: 1
Fenerbahçe Beko, hücum gücü yüksek bir Maccabi Rapyd Tel Aviv takımına karşı maça dengeli başlasa da ilk dakikalardan itibaren savunmada alarm verdi. Kolay atışlar ve özellikle ribaundlarda yaşanan zaaf, daha ilk çeyrekte oyunun yönünü belirledi. Metecan Birsen’in iki yönlü katkısı ve kısa süreli reaksiyonlar skoru dengede tutsa da Maccabi’nin fiziksel oyunu karşısında direnç yeterli olmadı.
İkinci çeyrekle birlikte problem daha görünür hale geldi. Tempo rakibin eline geçti ve Fenerbahçe bu tempoya hiçbir noktada hükmedemedi. Top kayıpları arttı, savunma ribaundları verildi ve fark çift hanelere çıktı. Devreye girilirken tablo netti: Bu maç, kontrol kaybından gidiyordu.
Geri Dönüş Çabası ve Kırılma Anları
İkinci yarıyla birlikte Fenerbahçe Beko’nun karakter koyduğu anlar geldi. Nando De Colo’nun liderliği, Metecan’ın dış atış katkısı ve Onuralp Bitim’in enerjisiyle fark eridi. Skorun 3-4 sayıya kadar gelmesiyle birlikte maç yeniden başladı. Ama tam bu noktada kritik fark ortaya çıktı, Fenerbahçe Beko geri gelmeyi başardı ama o anları oynayamadı.
Rakibin yaptığı hataları cezalandırmak yerine, basit tercihlerle yeniden oyunun kontrolünü bıraktı. Brissett’in boş üçlüğü ve Sorkin’in kritik isabeti aslında maçın özeti gibiydi: Bir takım fırsatı değerlendirdi, diğeri sadece yaklaştı. Sonuç olarak 94-89’luk mağlubiyet, skorun ötesinde bir problemi gösterdi ve Fenerbahçe Beko bu maçı kaybetmedi, kritik anları oynayamadığı için bıraktı.
İstatistiksel Bakış
Maçın genel akışında Maccabi Rapyd Tel Aviv’in daha dengeli ve kontrollü olduğu, Fenerbahçe Beko’nun ise belirli anlarda reaksiyon vermesine rağmen istikrar yakalayamadığı görüldü. Maccabi’nin serbest atış çizgisindeki %85’lik başarısı, temaslı oyunu doğru oynadıklarını kanıtladı. Temsilcimiz asist sayısında rakibine yakın kalsa da top kayıplarını dengeleyememesi ve dış atışlarda Metecan Birsen’in 4/4’lük kusursuz performansına rağmen fark kapanmadı. Özetle; bu maç, sadece bir mağlubiyet değil, aynı zamanda ritim ve kriz yönetimi testiydi. Fenerbahçe Beko geri dönmeyi başardı ama oyunu çeviremedi. Çünkü basketbol bazen sadece yaklaşmak değil, o anı doğru oynamaktır. EuroLeague uzun bir maraton. Ancak bu seviyede, özellikle deplasmanda, kontrolü kısa süreliğine bile kaybetmenin bedeli ağır oluyor.
Nando De Colo'nun sadece 22 dakikada ürettiği 26 sayı, 2 ribaunt ve 2 asistle hücumda tam anlamıyla alev aldığı görülüyor. Ona en büyük destek 14 sayı ve 5 ribauntla Metecan Birsen'den gelirken, Chris Silva sadece 9 dakikada 10 sayı ve 4 ribaunt sığdırarak pota altında son derece efektif bir görüntü sergiledi. Talen Horton-Tucker 10 sayı ve 6 asistle oyun kurucu rolünü üstlenirken, Wade Baldwin 9 sayı ve 7 asistle takımın en çok asist yapan ismi oldu. Bonzie Colson’ın 7 sayı ve 1 ribauntla tamamladığı mücadelede; Onuralp Bitim 5 sayı, Devon Hall 4 sayı, Khem Birch ise 2 sayı ve 5 ribauntla katkı verdi. Mikael Jantunen 2 sayı ve 3 ribaunt üretirken, kısıtlı süreler alan Armando Bacot istatistik kağıdını dolduramazken Brandon Boston Jr. maçı 1 ribauntla noktaladı.
Anadolu Efes: İspanya Seferinde Kayıp

Kaynak: 2
Anadolu Efes cephesinde problem daha farklıydı. İlk çeyrekten itibaren hücum organizasyonu oturmadı. Asist üretilemeyen yapı, hücumun ne kadar parçalı oynandığını net şekilde gösterdi. İkinci çeyrekte fark açılırken tablo daha da belirginleşti. Efes, hücumda planla değil, bireysel çözümlerle ayakta kalmaya çalıştı.
Üçüncü çeyrekte Ercan Osmani’nin getirdiği enerji Efes’i oyunda tuttu. Şehmus Hazer’in katkısıyla tempo yükseldi, fark eritildi. Bu bölümde ortaya çıkan oyun, aslında potansiyelin ne olduğunu gösterdi ama yine aynı yerde kırıldı. Son çeyrekte aynı senaryo tekrar etti. Fark 3 sayıya kadar inmişken Satoransky’nin üçlüğü oyunun yönünü değiştirdi. Efes son bir direnç gösterse de kontrol bu noktadan sonra tamamen Barcelona’ya geçti. Üst üste yapılan basit hatalar ve erken dolan fauller, Barcelona’nın serbest atış çizgisinden rahat skor bulmasına izin verdi.
Maçın son bölümünde hücum organizasyonu tamamen dağıldı. Mola dönüşünde gelen ayakla müdahale ise gecenin kırılma anı oldu. Beklenen geri dönüş gelmedi ve Anadolu Efes sahadan 78-71 mağlup ayrıldı.
Maç biterken akıllarda tek bir soru vardı: Şehmus Hazer neden ilk yarıda süre almadı? AS Monaco karşılaşmasında ritim bulan bir oyuncunun bu kadar geç devreye girmesi tartışmaya açık bir tercihti. Çünkü Hazer sahaya adım attığı anda fark yarattı. Bu yüzden şu soruyu sormamak zor: Daha erken oyuna girse, bu maçın hikâyesi değişir miydi?
İstatistiklerin Faturası
Barcelona’nın galibiyetindeki temel fark pota altı üstünlüğü ve serbest atış verimliliği oldu. Ribauntlarda 34-24’lük bariz bir üstünlük kuran ekip, Efes’in ikinci şans sayılarını tamamen kısıtladı. Temsilcimiz iki sayılık atışlarda %58 isabet ve 7 top çalma ile dirençli görünse de Barcelona’nın çizgiye 24 kez gidip 20 sayı çıkarması skor avantajını rakibe verdi. Efes’in sadece 7 asistte kalması ve dış atışlarda %31’lik düşük yüzde, hücumdaki üretkenliğin bireysel çabalara sıkıştığını belgeledi.
Ercan Osmani 34 dakikada bulduğu 18 sayı ve 8 ribauntla takımın hem skor hem de ribaunt yükünü çeken en etkili isim oldu. Nick Weiler-Babb 13 sayı ve 2 ribauntla, PJ Dozier ise 13 sayı, 4 ribaunt ve 3 asistle ona eşlik ederek çift hanelere ulaşan diğer isimler oldular. Şehmus Hazer 6 sayı üretirken, Isaia Cordinier 5 sayı, 1 ribaunt ve 1 asistle, Kai Jones ise 4 sayı, 3 ribaunt ve 3 asistle çok yönlü bir katkı vermeye çalıştı. Rolands Smits'in 4 sayı ve 2 ribauntla tamamladığı karşılaşmada; Rodrigue Beaubois 3 sayı ve 1 ribaunt, Saben Lee 3 sayı ve 2 asist, Jordan Loyd ise 2 sayıyla maçı noktaladı.
Sonuç olarak; EuroLeague’in bu sert ve hata kabul etmez haftasında her iki temsilcimiz de parkeden istediği sonuçla ayrılamadı. Ancak basketbolun doğası, hataların üzerine katarak ilerlemeyi gerektiriyor. Hem Fenerbahçe Beko’nun sergilediği geri dönüş azmi hem de Anadolu Efes’in İspanya’daki dirençli dakikaları, eksiklerin giderildiği takdirde parkenin fısıltılarının yeniden lehimize döneceğinin habercisi. Temsilcilerimize önlerindeki mücadelelerde başarılar diliyoruz; çünkü biliyoruz ki bu yolculukta pes etmek yok, sadece daha güçlü dönmek var.
Öne Çıkan Görsel: 3


Yorumlar (0)
Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Bırakın