toprağı arşınladım önce
güzelce havalandırdım
biraz solucanlar, soluklanmalar
sonra tohumlarından ektim seni
güneş açtı
dağlar kımıldadı, çiçekler uzandı
bir rüzgar aldı birçok kokuyu üzerimizden
adını duymadığımız şehirlerde
yabancıların kokusuna karıştırdı mahremimizi
şimdi karmakarışığız
biraz sen, biraz ben, biraz biz
insanlar biribirini aramaya başlıyor
yavaş yavaş toplanıyor
aileler, sokaklar, komşular, dostlar
düşmanlar bile göz atıyor civara
içlerinde bir umut herkesin
yaşamak üzerine umutlar dolu bu muhit
dünya öyle sanıyorlar
güneş şimdi dağlara çökmekte
yükünün hepsini bıraktı onlara
kaldırabilecek olana, bir gezegendir emanet edilen
soru hakkı verilmedi
beklenilen bir tebessüm ve bükülmemiş bir sırt
şimdi otlaklarda koşan çocuklar
evlerine dönüyor
henüz haberleri yok
suskunluklarında sakladıkları öfkeler dolu babalardan
akranlarının sussuzluklarından
bir buğdaya hayranlıklarından
haberleri yok
onlar bir tek kırmızı bisikletleri düşünür
zillerini çalma heyecanıyla tutuşur
boyuna koşarlar
güneş şimdi ayaklanmakta olan bir misafir
ev halkı ısrarcı
ne olurdu az daha kalsaydınız kibarlıkları
gitmem şart, bazı anlar mühürlüdür zamana diyor
sözdeki bilgelik tüm evi tesiri altına aldı
bir sessizlik
genç kız duyduğu sözleri aşığı ile bağdaştırdı
şimdi o aşkın içine çekilen,
çekildikçe batan,
battıkça keyif alan bir kaşif
az sonra o kurtarılmayı bekleyen acılı bir yürek
(ilk acıları hem de bu)
güneş çekti gitti
şimdilerde yerinde
karanlığın peşinden ayrılmadığı huzmeler var
artık gözüm gözlerini seçemiyor
tüm gün bakamadım yüzüne
şimdi doya doya bakacağım sevgilim
bir giz olarak kalacak
aramızda değil belki
ama koca dünyaya saklanan
ne sana yakın ne bana uzak
yarısını kırık taşların altına koydum
endişe etme sevgilim
kimseler bilmeyecek sevdiğimi hala seni
hem ben
gece çöktükçe israf olan sevgileri de kovalıyorum
ay ışığı açığa vurmuyor hesaplarımı
yalnızca allah ile ben biliyorum
bir o görüyor
neleri savurduğumu
bir çölü yeşertiyor
aşk
bir kuşu uçuruyor
bir yuvaya telkin veriyor
bir insanı yaşatıyor aşk
bir kuğuyu en ince yerinden kesiyor
bir sokağı çıkmaza sokuyor
bir kalbi karartıyor
aşk
ekmeği bölüştürüyor
yatağı paylaştırıyor
teslimiyeti mübah kılıyor aşk
sen bütün bunlara yazık ettin sevgilim
şimdi ayın gelişi nasıl unutturduysa tüm varoluşu
öylece hatırlamıyorum seni
gözlerim ne ışığı gördü
ne körlüğü tanımlayabiliyor
ne sevgiyi tattım
ne de sevgisizliği
öylece bir andayım
gece ıssız ve uzun
bir ben bir allah
kurtuluşumda bundan olacak


Yorumlar (0)
Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Bırakın