Büyümek.

Büyümek.
1 Beğen
0 Yorum

Gençlik, o heves dolu, sağa sola saldırdığın, yaptığın şeylerin pek de önemi olmadığı, bulduğun her çeşmeden su denediğin o güzel zamanlar.



gergin bedenim toprağa binlerce fışkını saplar idi
haykırınca çeviklik katardım gökyüzüne

 

Delikanlı derler ya işte, o hatalar yaptığımız, gelişi güzel yaşadığımız neyin ney olduğunu pek de umursamadığımız o günler. 


Gençtim ya, ne farkeder deyip geçerdim
nehrin uğultusu da olur, dalların hışırtısı da



Büyümek garip şey, eskiden bir kahve içtiğimde bile kahvenin tadının yanında, kahveyi nasıl bir fincanda ve mekanda içtiğimi bile umursardım.

 

 

vay ki gençtim!

 

 

Oysa tek önemli olan kahvenin tadıymış onu anladım. Bilmem. Belki de yandım. Gereksiz şeyler nereye sürüklermiş kişiyi en çok da onu anladım. 

 

 

tanıdım Ademoğlu kimin nesiymiş
ter döküp soru sormak nereye sürüklermiş kişiyi.

 

 

Değişiyor insan, büyüdükçe küçülüyor. Anlamlar kaybolmaktan ziyade yalınlaşıp daha büyük anlamlar kazanıyor. Ve yalınlaştıkça insan, kozasından çıkmaya hazırlanıyor.

 

 

Belki de ;

 

 

budandıkça fışkırıyor.

 

 

 

Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın