Mezarlık dizisi geçtiğimiz haftalarda üçüncü sezonu ile izleyiciyle buluştu. Hiç izlememişler için kısa bir özet geçelim.
Dizi Neyi Anlatıyor?
Dizinin ilk sezonu 17 Haziran 2022 yılında yayınlandı. Kadın cinayetlerinin araştırılması için kurulan özel suçlar biriminin başına kadın Başkomiser Önem'in getirilmesiyle beraber aslında ne kadar çok faili meçhul dosya olduğu gerçeğiyle yüzleşen birim, her bölümde farklı bir cinayetin araştırılmasını konu ediniyordu. Bir yandan da Hasan komiserin öldürülen kızının hikayesi de vardı tabii. İkinci sezon ise yine kadın cinayetlerini konu almakla beraber bu sefer şiddeti dijitalde sürdüren erkekleri gördük.
Üçüncü sezonda ise (spoiler alarmı) ana konumuz kadınlara gönderilen gizemli kutular ve tehditler. Ama bu yalnızca birkaç kişiye yönelik değil, Önem dahil olmak üzere Türkiye genelinde onlarca kadına karşı planlanan büyük bir operasyon ve bu operasyonu yönetenler de birazdan bahsedeceğimiz İnceller. Ekibimiz bu kutuların anlamını çözerken bir yandan da işlenen diğer cinayetleri araştırmaya devam ediyor.

Yaratıcı Ekip ve Oyuncular
Yönetmen koltuğunda Abdullah Oğuz ve Ömer Baykul'un bulunduğu dizinin senaristleri sezonlara göre değişiklik göstermekle beraber Özden Uçar, Onur Böber, Evren Oğuz, Fulya Turhan, Ahmet Saatçioğlu gibi isimlerden oluşuyor.
Başrollerde ise Birce Akalay, Hakan Meriçliler, Şehsuvar Aktaş ve Olgun Toker var.

Gerçek mi Esinlenilmiş mi?
Birebir gerçek hikayelerden esinlenilerek yazılmış aslında dizi. Yani parkta tanıştığınız bir kadından, üst kat komşunuzdan veya ailenizden birinden dinleyebileceğiniz hikayeler var maalesef. Gerçek hayata çok benzer. Hatta bazı noktalarda gerçek hayat çok daha vahşi ve yaralayıcı hikayelerle dolu.
Diziye Gelen Yorumlar
Burada genel tablo oldukça olumlu ama tamamen tek sesli değil.
Beyazperde'deki kullanıcı değerlendirmelerinde dizinin genel ortalaması şu anda 4,4/5 ve 129 değerlendirme görünüyor. Özellikle ikinci sezonun kadın cinayetleri, toplumsal meseleler ve oyunculukları nedeniyle beğenildiğini belirten çok sayıda yorum var.
Ancak eleştirenler de olmuş.
Örneğin bazı izleyiciler dizinin erkek karakterleri fazla tek boyutlu veya “erkekleri kötü gösteren” bir anlatı kurduğunu düşünüyor. Başka izleyiciler ise tam tersine dizinin kadın cinayetleri ve adalet sistemi üzerine konuşmasını önemli buluyor.
Daha akademik/eleştirel tarafta ise tartışma biraz daha ilginç:
T24'te yapılan bir değerlendirmede dizinin erkek egemen adalet sistemiyle gerçekten hesaplaşıp hesaplaşmadığı, kadın karakterlere ne kadar alan açtığı ve sistemin kendisini ne ölçüde sorguladığı tartışılıyor.

3. Sezon Detayları
Netflix'in resmî tanıtımında üçüncü sezonun hikâyesi, kadınlara gönderilen gizemli kutular ve bunların arkasındaki tehdidin araştırılması üzerine kuruluyor.
Dolayısıyla:
“Bu kutu olayı gerçek bir olayın aynısıdır.” demek için elimizde yeterli kaynak yok.
Ama dizinin İncel kültürünü ele alış biçimi gerçek dünyadaki bir fenomene dayanıyor.
Yani burada gerçek olan şey tek tek olay örgüsü değil, temsil edilen toplumsal fenomen.
İncel topluluklarının kadınları hedef alan çevrimiçi taciz, tehdit, nefret söylemi ve bazı durumlarda gerçek hayattaki şiddet eylemleriyle bağlantısı akademik literatürde belgelenmiş durumda.
Mezarlık'taki hikâye kurmaca olabilir; fakat hikâyenin üzerine kurulduğu nefret ideolojisi kurmaca değil. İnceller gerçek ve aramızdalar.

Peki Kim Bu İnceller?
“İncel” kelimesinin ortaya çıkışında aslında bir kadın var.
1997'de Kanadalı queer bir üniversite öğrencisi olan Alana, romantik ve cinsel ilişki kurmakta zorlanan insanların birbirleriyle deneyimlerini paylaşabilmesi için Alana's Involuntary Celibacy Project adlı internet projesini oluşturdu. Proje kadın-erkek ayrımı yapmıyor, yalnızlık ve ilişki kurma güçlüğü yaşayan insanlara destek olmayı amaçlıyordu.
Yani bugünkü anlamıyla düşündüğümüzde ortaya çıkan ironik tablo şu:
Kadınların da içinde bulunduğu destekleyici bir internet topluluğu olarak başlayan İncel kavramı, yıllar içerisinde büyük ölçüde kadın düşmanlığıyla özdeşleşen erkek egemen bir internet altkültürüne dönüştü.
Bu dönüşüm özellikle 2000'li yıllarda gerçekleşti.
Araştırmalar, erken dönem İncel topluluklarının tamamının kadın düşmanı olmadığını; farklı internet topluluklarının zaman içerisinde birbirinden ayrılarak bir bölümünün misojini, erkek üstünlüğü ve şiddet söylemleriyle birleştiğini gösteriyor.
Modern anlamdaki İncel altkültürü, yalnızca “sevgilisi olmayan erkeklerden” oluşmuyor. Belirli bir ideolojik çerçeve söz konusu.
Bu çerçevede sıklıkla:
* Kadınların erkekler arasında eşitsiz biçimde “seçim yaptığı” düşüncesi,
* Fiziksel görünüşün romantik ilişkileri tamamen belirlediğine dair kaderci görüş,
* Kadınların erkekleri reddetmesinin temel sorun olarak görülmesi,
* Feminizme ve kadınların özgürleşmesine yönelik düşmanlık,
* Erkeklerin toplum tarafından mağdur edildiği düşüncesi,
* Kadınların bireysel tercihlerinin erkeklere karşı bir “haksızlık” olarak görülmesi gibi düşünceler ortaya çıkıyor.
Araştırmacıların özellikle dikkat çektiği dönüm noktalarından biri 2014 Isla Vista saldırısı.
Elliot Rodger'ın gerçekleştirdiği saldırılar sonrasında İncel internet kültürü ve gerçek dünyadaki şiddet arasındaki ilişki çok daha fazla araştırılmaya başlandı. Daha sonraki yıllarda Toronto'daki 2018 saldırısı gibi olaylar da İncel ideolojisiyle ilişkilendirildi. Şimdilerde kendine İncel diyen erkeklerin Elliot'un fotoğraflarını profil fotoğrafı yapmasının nedeni de bu.

Türkiye'de İncel Topluluğu
2024'te yayımlanan bir araştırma, Türkiye'deki İncellerin YouTube içerikleri ve yorumlarını inceleyerek, bu çevrelerde kadın düşmanlığı, erkek mağduriyeti ve erkek egemen toplum arzusunun öne çıktığını ortaya koydu. Araştırmaya göre Türkiye'deki İncel söylemi Batı'daki manosfer kültürüne benzer özellikler taşıyor fakat Türkiye'nin kültürel, dinî ve toplumsal referanslarıyla birleşiyor.
2025'te yayımlanan başka bir çalışma da İncel kavramının Türkiye'deki görünürlüğünü ve toksik erkeklik ile ilişkisini ele aldı.
Türkiye açısından asıl kırılma noktası ise 2024.
2024'te İstanbul'da iki kadını öldürdükten sonra intihar eden Semih Çelik vakası sonrasında İncel meselesi Türkiye'de çok daha yoğun biçimde tartışılmaya başladı. 2026 tarihli bir bibliyometrik çalışma da bu olayın Türkiye'deki İncel tartışmasının önemli dönüm noktalarından biri olduğunu belirtiyor. Hatta tam olarak öyle çünkü failin davranışlar arama geçmişi ve açıklama videoları bu kanıyı destekler nitelikte. Üstelik kurbanlarını öldürüş biçimi sonrasında yaptığı vahşet günlerce aklımızdan çıkmadı. Gerçi üstünden birkaç gün geçtikten sonra her trajik olay gibi unutuldu ama unutmayanlarımız var.
Örneğin kızlarının cansız bedeni, kafatası surlardan önüne düşen anne bunları unutmadı. Basit bir topluluğun kurbanı ya da kendini dışlanmış hisseden bir ergenin girişimi olarak görmedi bu durumu. Göremez. Hiçbirimiz görmemeliydik.
Semih Çelik vakasından sonra internet ortamında derin bir incelemeye girişildi ve çıkan sonuç gerçekten kan dondurucuydu. Çok küçük yaşta çocuklardan genç kızlara yaşlı erkeklere kadar geniş bir kitlenin içinde bulunduğu bu İncel topluluğu kendi aralarında şiddet faillerini övüyor, bebek öldürme videolarını büyük bir zevkle paylaşıyor, kadınlardan ne kadar nefret ettiklerini ve nasıl öldürebileceklerini paylaşıyorlardı. Bunu yaparken de kendilerine destekçi bulmaya da devam ediyorlardı. Özellikle fiziksel görünümünden memnun olmayan kişiler tarafından daha sık kullanıldığı da bir gerçek.
Ve bunları yapan sadece sıradan insanlar da değildi, internet fenomenleri, rapçiler, ünlüler... Kısacası bu altkültür halkın her kesiminden bir yer bulabilmişti kendine. Fark edilmek, korkulmak onlara büyük bir haz veriyordu, hala daha bu kültürün destekçileri kendilerini yenilmez ve korkulan kişiler olarak görmeye devam ediyor.
Bu noktada özellikle çocuklarımızın bilinçlendirilmesi de çok önemli. Ne kadar erken yaşta bilinçlendirme yaparsak o kadar çok çocuğu ve kadını kurtarabiliriz aslında.
Uzun lafın kısası geç kalınmış bir yazı olarak Mezarlık dizisini şiddetle tavsiye ediyor ve özellikle erkek çocuk annelerini bilince ve eğitime davet ediyorum.
İyi Seyirler!



Yorumlar (0)
Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Bırakın