Küçücük bir düğme bir cinayeti aydınlatabilir mi? Evet, aydınlatabilir. Bundan 37 yıl önce Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bir ilçede, 15-16 yaşlarında bir çocuk tabancayla tanık ifadelerine göre kazaen babasını vurmuştu. Babasına ait tabancayı babasının “Temizle şu tabancayı” demesi üzerine eline alan çocuk, tabancanın temizlerken ateş alması sonucunda babasının ölümüne sebep olmuştu. Olay bu şekilde kayıtlara geçmiş, çocuk yaşından dolayı herhangi bir ceza almamıştı.
Olayın üzerinden yaklaşık 6 ay geçmişti. Bir gün ilçenin tek taksicisi ilçeye 8-10 km mesafade yolda ölü olarak bulunmuştu. Araç içinde yakın mesafeden ateş edilmişti, araç sağ tarafa çarparak durmuş, şoför yaralı olarak araçtan çıkmış ve yolun karşı tarafında ölmüştü. Araç içinde herhangi bir boğuşma izi yoktu, muhtemelen yanında veya arka koltukta oturan biri tarafından ateş edilmişti. Ayrıca araçtan ve taksicinin üzerinden bir şey çalınmamıştı. Kanında alkol bulunamadı. Şoförün sevmeyeni, düşmanı vs de yoktu. 30’lu yaşlarının ortasında kendi halinde bir insandı.
Araba içinde 7,65 tabancaya ait mermi kovanı ile kopuk bir “ceket düğmesi” bulunmuştu. Düğmenin eskiden koptuğu ve şoföre ait olduğu belli idi. Bulunan düğme ceketteki düğmelerin aynısıydı. Olay jandarma bölgesinde gerçekleştiği için polis ve jandarmanın defterlerinden eski suçlular sorgulandı ve olay günü, saati nerede olduklarını ispat ettiler.
Bu arada, babasını vuran çocuk da şüpheli diye jandarma karakoluna alınmış, giydiği beyaz keten ayakkabılarında kan lekesi olduğundan kuşkulanılmış ve savcıya haber verilmişti. Çocuk kan lekesini kendine göre izah ediyor ancak olay gün ve saatinde nerede olduğuyla ilgili çelişik ifadeler veriyordu.
Birden savcı çocuğun ceketine dikkat etti, bir düğmesi kopuktu. Ceket üzerindeki düğme tıpkı şoförün ceketinin düğmesi gibiydi. Düğme yanında bir kibrit kutusu içindeydi, çıkardı, fark ettirmeden baktı; çocuğun ceketinin düğmeleriyle aynıydı. Çok tuhaf bir durum.
Savcı bu sefer düğmeyi alenen çocuğun yakasına yaklaştırıp bakınca çocuğun rengi değişti. Savcı, “Bu düğme arabada bulundu, seninkiyle aynı, ne diyeceksin buna?” deyince çocuk panikledi ve suçunu itiraf etti.
Meğer çocuk yayan köye doğru giderken taksici çocuğa rastlamış, arabasına almış. Şoför çocuğa “Babanı vurdun, anan kocasız kaldı, ona bir koca bulmak lazım” deyince çocuk bu söze sinirlenmiş el yapımı tabancası ile şoförü vurmuş.
Şoför dengesini kaybedip sağa kırmış, çarpıp durmuş. Çocuk da bu sırada kaçıp gitmiş. Şoför yardım istemek için arabadan çıkmış ama yolun karşısında kan kaybından ölmüş. Çocuk daha sonra tabancanın yerini söyledi, çarşıda bir bakkalın kuru fasulye çuvalının içine saklamış. Balistik incelemede bulunan kovanın bu tabancaya ait olduğu tespit edildi.
Şimdi gelelim düğmeye... Bu düğme çocuğun ceketinden kopmuş değildi, şoföre aitti. Ancak, çocuk bir anda kendi ceketinin düğmesinin kopuk olduğunu görünce olay anında arabada düşürdüğünü sanıp itirafta bulundu. Aslında ilçede bir terzi vardı. Dükkanında tek çeşit kumaş ve düğme vardı. Aşağı yukarı bütün elbiseler aynı kumaştandı ve düğmeleri de aynıydı...
Kaynak: Ekşi Sözlük

Yorum Bırakın