Ressam Serdar Acar “Sanatın toplumu dönüştürme gibi bir yükümlülüğü yok.”

Ressam Serdar Acar “Sanatın toplumu dönüştürme gibi bir yükümlülüğü yok.”
  • 6
    1
    0
    2
  • “Politik Bir Maske Olarak Sanat” başlığı altında başlattığım bu konsept ile sanat eserlerinde
    gizlenen gerçekleri konuşuyoruz. Sanatı aslında dilimizle konuşmaya, anlatmaya
    cesaretimizin olmadıklarını imgelerle anlattığımız bir dünya olarak yorumluyorum. Aynı
    zamanda alıştığımız kaosun düzen olduğunu sanan dünyada, sanat eserleri değindiği
    temalarla toplum normallerine bir başkaldırı gibi kendini ortaya koyuyor. Ancak sanat çoğu
    zaman bunları bir maske kullanarak, estetik ve kibar bir dille başarıyor. Çoğu zaman
    eleştirel, çirkin hatta acı konulara değindiğimiz bu söyleşi yazılarında sanatın gizlice,
    incitmeden yüzleştirmeye çalıştığı dünyayı açığa çıkartıyoruz. Estetik; politik gösteri, sanat ise politik bir maskedir; düştüğünde el ele üstesinden gelinmesi ve iyileşmesi gereken... 

    İlk bölümde Serdar Acar ile birlikteyiz. Kendisi İstanbul Cihangir’deki atölyesinde
    çalışmalarına devam ettiği gibi yakın zamanda “Bir Yaz Gecesi Rüyası” isimli sergisini
    sundu. Minyatür eserlerinde genellikle "kendi kendinelik” temasının üzerinde duran Serdar Acar,
    yarattığı boşluk hissiyle izleyiciyi mutlaka bir şeyler hissederek boşluğu doldurmak zorunda
    bırakıyor. Böylece çalışmaları sanatçının çerçevesindeki yalnızlığın esaretinden kurtulup
    izleyiciyle bir diyalog kurma fırsat yakalıyor. Ancak bu kez izleyici, ressamın içinde
    uyandırdığı yalnızlığın pençesinden kaçamıyor. Donuk renkler, tekil nesneler, detaysız ve
    tenha mekanlar... 

     🖋️Katılımın için teşekkür ederim. Bu konsept ile senin
    sanatındaki maskeyi indirebilecek miyiz, bilmiyorum. Eserlerindeki duygu çok
    net. Yalnızlıkla, seyirciyi böylesine sert yüzleştirmek seni nasıl hissettiriyor? Bu
    yüzleşme ardından seyircide yaratmak istediğin etki ya da beklentin nedir?

    🖌️Sanat benim için her zaman öncelikle bir ifade biçimi olmuştur. Sözlü ya da yazılı iletişimde anlatamayacağım, tercih etmeyeceğim detayları resim aracılığıyla izleyiciye aktarmak ve ben orada değilken dahi yüzey üzerinde izleyiciyle iletişime geçme fikri çok heyecan verici ve tatmin edici.

     Çalışmalarda vurgulanan şey ise yalnızlık kavramından çok kendi kendinelik durumu diyebilirim. Kendi kendineliğin özgürlüğü ve olmak istediğin kadar kendin olabilmenin verimliliğinde herhangi bir bireyin dünyevi tüm arzularından, duygu durumlarından ve belki dramlarından son derece dolaylı bir şekilde bahsetmek, izleyici için de çok daha heyecan verici bir deneyim sunuyor, tabii ki yapıtı üreten kişi için de. Üstelik etkili bir iletişim aracı olarak bir resim yüzeyini interaktif bir deneyim alanına çevirebilmek elbette son derece iyi hissettiriyor.




    🖋️Yakın zamanda gerçekleştirdiğin “Bir Yaz Gecesi Rüyası" isimli sergin sırasında
    aldığın izleyici yorumlarını merak ediyorum. Onlar eserlerini nasıl yorumladı?

    🖌️Bir Yaz Gecesi Rüyası, bu güne kadar açtığım en kapsamlı sergi diyebilirim... Bu sergide, bir önceki cevabımda bahsettiğim tüm detayları irdeledim ve çok çeşitli kişi profillerinden aldığım çok farklı fakat bazı noktalarda ortak olan yorumlar mutluluk verici oldu. Ortak noktaların başında kendi kendinelik, gizlenmiş fallik imgelerin farkedilmesi ve genel olarak huzur kavramları öne çıkıyordu.

    🖋️Eserlerinde abartısız bir sürreallik olduğu gibi yoğun bir pastoral tema var. Bu da
    eserlerini oldukça gerçekçi gösterdiği gibi ayrıca bilinçaltına kolayca sızabilen bir
    yetenek katıyor. Yine de hissettirdiğin duygular çok donuk. Hatta bastırılmış gibi.
    İnsanların hissettikleri yalnızlığı sürdürmesini, sadece bireyselliklerinde
    deneyimleyebileceği şeylerin farkındalığını kazanmasını ister gibi. İnsan kendi
    yalnızlığında mutlu bir varoluşun bir formunu bulabilir mi?

    🖌️Benim son derece kontrollü yalnızlığım ve kendi kendineliğimde kendime sunduğum en tatmin edici ve mutlu varoluş biçimi üretmek ve sanat oldu... Çalışmalarda bahsettiğiniz donukluk ise benim için son derece mutluluk verici. Çalışmaların hayat kadar basit, gerçek fakat dolaylı, merak uyandırıcı olması ve bizzat beni ve karakterimi yansıtması önemli. İzleyici için yüzeyde alan açıyorum ancak bir yandan yapıtın kendisini belli bir mesafede tutması, duygu alışverişinin dramatik bir hale dönüşmesini engelliyor.
     


    🖋️ Kesinlikle, ben de eserlerinin duygusal bir derinliği olduğu halde abartı bir drama yaratmadığı fikrindeyim. Bu da ne kadar dolaylı anlatsan da doğrudan bir anlam veriyor izleyiciye. Peki, günümüzde en çok şikayet edilen “kalabalıklar içinde yalnız olmak.” Senin bu konuda fikrin nedir? İletişim kursak da bağ kurma yeteneğimiz yozlaşmış olabilir mi? Bunun üstesinden bireysel ve evrensel olarak nasıl gelebiliriz?

    🖌️Bağ kurma yeteneğimiz yozlaşmış gibi tespitinizin çok doğru olduğunu düşünüyorum fakat bu içinde bulunduğumuz çağın doğalının hoş olmayan bir etkisidir belki de. Bence sanatın ya da sanatçının toplumu değiştirme - dönüştürme gibi bir yükümlülüğü yok, bu konuda bir fikrim de yok doğrusu.

    🖋️Sanat, sanat içindir der gibi bir cevap oldu:) Şu soruyla devam edeyim. Yalnızlığı ya da deneyimlerinde tek başınalığını tercih eden birisi bunu gerçekten özgür bir iradeyle istemiş midir, yoksa yaşadığı deneyimler mi bunu öğrenmeye esir bırakmıştır? Senin yalnızlığı zevkli bulduğun ve aynı zamanda kurtulmak istediğin tarafları neler? Ki en zevkli kısmının yalnızlığı resmetmek olduğunu tahmin ediyorum ama başka?

    🖌️Ben tercih edilmiş ve kontrollü bir yalnızlık içerisinde olduğumu söyleyebilirim ve benim bahsettiğim bu durumun doğrusu kulağın duyduğu o ilk andaki dramatizmi barındırdığını söyleyemem. O yüzden kurtulmak istediğim bir yanı yok, zevkli bulduğum yanı ise evet kesinlikle üretmek, odağın bozulmaması ve insani tüm negatiflerden olabildiğince uzak kalabilme durumu...




    🖋️Eserlerin süsten, abartıdan, sanatsal bir yetenek ispatlama çabasından uzakta.
    Sanatı bir ego malzemesi olarak değil de bir anlatı aracı olarak kullandığını görüyorum. Ya da içimizdeki canlı, hırslı hatta dramatik duygulara dokunmaya korkuyor musun? Bir gün ani bir patlamayla kıpkırmızı, izleyiciye yorum yapma hakkı bile tanımadan kendini ortaya koyan bir tabloyla karşımıza çıkar mısın sence?

    🖌️Günümüzde her şeyin anlamının bu derece çarpıtıldığı bir dönemde benim için teknik mükemmellik bir sanat kıstası asla değil. Ben arafta kalmış (büyümek ve büyüyememek) bir çocuğun gerçeküstücü pastoral dünyasında, insanı ve dünyevi olayları irdeliyorum ve şeyler bombardımanına tutulduğumuz bu dönemde bunu tabirinizle süsten, aşırı bir çabadan, neredeyse belki de satma arzusundan arındırarak çalışmalarımı üretiyorum. Yaptığım şeyin dekoratif bir yapıt olmasından çok tek kelimelik ancak derinlere indikçe anlamı değişen ve dönüşen bir düşünce alanı olmasını öncelikli tutuyorum.




    🖋️Hissettiğin ve yansıttığın bazı sıkışmış duyguların bir sebebi olarak toplumu veya
    sistemi eleştirecek olsaydın ne konuda değişmelerini isterdin ki gelecek nesiller daha
    mutlu ve rahat bir içselliğe sahip olsunlar?

    🖌️Çocukluk dönemlerimden beri anksiyete sorunu yaşıyorum ancak artık bunu bir sorun olarak görmek yerine, bu durumun ön planda olduğu zamanlarda figürleri kenara koyuyorum, bir yerlere sıkıştırıyorum ya da bir uçurumun ucuna konumlandırıyorum. Ancak belki çalışmalarımda tercih ettiğim renklerden, genele yansıyan huzur hissine kadar tüm bunların protest bir tavrı da olabilir ve büyük ihtimalle bu tavır topluma karşı. O yüzden toplumsal bir genel üzerinden cevap vermem doğru olmaz, ben bireysel mutluluklara ve mikro dünyalara inanıyorum. İşin içine genel, çokluk, topluluk, bir başkasının mevcudu girdiğinde bende sular bulanıyor :)



    🖋️ Çok dürüst ve cesur bir cevap oldu. Teşekkür ederim. Son olarak şu anda üzerinde olduğun çalışmalarından bahsetmek ve yakın zamanda gerçekleşecek etkinliklerle ilgili haber vermek ister misin?

    🖌️22 Haziran'da “Bir Yaz Gecesi Rüyası”nın ikinci edisyonunu Pi Artworks'te sunuyor olacağız... Önümüzdeki sezon için ise sürprizlerimiz olacak ancak tarihler netleşmeden bahsetmem doğru olmayabilir. 
     




    Yorumlar (0)

    Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

    Yorum Bırakın

    Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.