Advertisement

Psikanalizin Eleştirisi Olarak Şizoanaliz

Psikanalizin Eleştirisi Olarak Şizoanaliz
  • 7
    0
    0
    0
  • Psikanaliz geniş kapsamda bugün yaşadıklarımızı geçmişle birlikte resmeder. Bu bir bakıma özneyi bulunduğu bölgeye çivilemektedir. Geçmiş dönem diye adlandırdığımız erken dönemdir. Yani, fallik dönem, ayna evresi gibi. Bu tabirler çoğunlukla Freudyen ve Lacanyan taraflarca kullanılan kavramlardır. Bu kavramlar ışığında Psikanaliz geçmişteki olguların gelecek yaşamda derin tesirlere yer vereceğini belirlemiştir. Şizoanaliz ise bu kavramlara yaklaşırken şuan'ı kullanmakta çekinmez ve bilindışını farklı şekillerde tasvir etmeye çabalar. Şuan'ın önemi geçmişteki durum ile iştigal etmez yerine geçmişle birlikte aynı şekilde yürümenin paradoksu yaşanabilir. Diğer bir tabir ise Şizoanaliz, Psikanlize kıyasla bütün olgulara olmuş gözükle bakmak yerine yani tabiri caizse nevrotik bakış açısını bir tutumla kenara bırakarak ağır eleştirilerini yapmakta çekinmez. Örneğin, Psikanliz'in dar bir perspektif olduğunu içten içe belli ederek yaklaşır durumlara. Psikanlizin kavram yetersizliği olarak şunu görür; her şeyin kaynağını oedipus ya da elektra vari komplexler ile katı şekilde sınırlandırıp, evet kimi durumlarda sağlıklı olarak atfedebileceğimiz depresif hallerin temelinde bir erken durum yanılsaması olduğunu açığa çıkartır.Her olguyu olumsuz yönde atfeden ve mış gibi yorumlama gereği duyan Psikanaliz'in yanılsamalarını ve bu uğurda sınırlandırma ile özne'nin yürüyüşünü etkileyen tabirleri Şizoanaliz farklı bir perspektif sunmayı amaçlar. Deleuze ve Guattari'nin anti-oedipus'u bu sorunlara yaklaşmaktadır. Bunun yanı sıra; arzu makinesi olarak adlandırılan tabir Şizoanalizi daha iyi anlamak için kullanılabilecek bir kavramdır. Bu konu ile ilgili yapılan atıflar şu şekildedir; 





    Şizoanaliz, reaktif düşünme yapısıyla oluşan Oedipus temelli bilinçdışının
    kodlarını parçalayan, onun yerine olumlayıcı aktif güç (Nietzsche), etkin beden arzusu
    (Spinoza) ve oluş (Bergson) düşüncesine dayalı bilinçdışının üretici arzu makinesidir.
    Şizoanalizin bu üretim sürecini bir değer üretimi olarak düşünmek hatalı olur; o bir
    ilişkiler, bağlantılar ve çokluklar üretimidir. Sürekli olarak yeni ilişkilerle kendi
    bağlantılarını çoğaltarak, yaşamı içkinlik ve üretim zemininde erekselliğe
    dayandırmadan olumlamaktır. Böylece şizoanaliz ereksellik ve aşkınsallık düşüncesi
    üzerinden kurulan değerlerin kodlarını yersizyurtsuzlaştırma sürecine tabi tutar.KILIÇ, S. (2013). Deleuze-Guattari: Şizoanalitik ontoloji düzleminde oedipal bilinçdışının yersizyurtsuzlaştırılması. Kaygı. Bursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Dergisi, (21), 95-110.


    Arzu makinesi bilinçaltının, erotizmin, sapkınlığın, çılgınlığın, hazzın, direnişin, devrimin, özgürlüğün, çokluğun (multitude), sonsuz bağlantıların makinesidir. Enerjisi libidodur. Şizoiddir. Ödipal toplumun psişik baskılarına karşıdır; “anti-Ödip”tir. Dolayısıyla, arzuyu sabote eden psikanalize, onun tiranlığına ve bürokrasisine meydan okur. Toplumsal ve teknik makineye, “iktidarı egemen sınıfın ellerinde yoğunlaştırmayı amaçlayan bilginin uzmanlaşmasına ve meslekî tekelciliğe karşıdır”. Arzu makineleri herkesin biraraya getirebileceği değişik değişik parçalardan oluşur. Ve bu parçalar bir birlik ve bütünsellik oluşturmazlar. Çünkü bu makinede parçalanma birleşme demektir; kopma kapsayıcıdır; tüketme üretmedir, sınırlama sınırsızlık demektir. Üstelik, arzu makinesinin mümkün olup olamayacağını; yararlı mı yararsız mı olduğunu sorgulamak da boşunadır. Özerktir: aşkı aşk için, baskıyı da baskı için üretir… [Ali Artun, “Erotik Katedral: Kurt Schwitters’in Mimarlığa Oyunu”, Arzu Mimarlığı içinde, ed: Nur Artun Altınyıldız, Roysi Ojalvo (İstanbul: İletişim Sanathayat Dizisi, 2012) s. 39-59.



    Yorumlar (0)

    Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

    Yorum Bırakın

    Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.