Hz. İsa Hristiyan mıydı?

Hz. İsa Hristiyan mıydı?
  • 0
    0
    0
    0
  • Hayır.

    Hz. İsa Hristiyan değil ve Hristiyanlık adı altında da bir din kurmamıştır.

    Bu cümle birçoklarına ilginç gelebilir ama Hristiyanlığın kurucusu Hz. İsa değildir. O insanlara tebliğini de kilise adlı bir kurumda başka inançtaki insanlara yönelik olarak değil, sinagoglarda doğrudan Yahudilere yapmıştır.  

    Bu durum sonradan değiştirmeler yapılmış hâliyle bile günümüz İncillerinde yer almaktadır:

    "İsa onu şöyle yanıtladı: 'Ben söylediklerimi dünyaya açıkça söyledim. Her zaman bütün Yahudilerin toplandıkları havralarda ve tapınakta öğrettim. Gizli hiçbir şey söylemedim." (Yuhanna 18:20)
    "İsa oradan ayrılarak kendi memleketine gitti. Öğrencileri de ardından gittiler. Şabat Günü olunca İsa havrada öğretmeye başladı." (Markos 6:1,2)
    "İsa Onikiler'i şu buyrukla halkın arasına gönderdi: 'Öteki ulusların arasına girmeyin. Samiriyeliler'in kentlerine de uğramayın. Bunun yerine, İsrail halkının yitik koyunlarına gidin." (Matta 10:5,6)

    Günümüz Hristiyanlığı Hz. İsa'nın yaşarken anlattığı öğretilerini değil, onun ölümünden sonra yaşananlara kendilerini endekslemiş bir durumdadır. Hz. İsa’nın yaşarken anlatıklarının bir önemi varsa bu sadece onu çarmıha götüren bir sürecin bir parçası olduğu içindir.  

    Yani kilise anlayışına göre Hz. İsa'nın yaşamı sadece onu çarmıha götüren bir süreçtir ve Hristiyanlık için asıl önemli olanlar oradan sonra başlamaktadır. Onun ölümüyle beraber Tanrı oğlunu kurban ederek Adem'den beri günahkâr kalan insanlığı affetmiş ve bu yüzden de Musa Yasası'na da artık gerek kalmamıştır.

    Oysa İsa hayatı boyunca hem Musa Yasası'na sadık kalmış hem de ona uymayan Yahudi din adamlarına ağır eleştirilerde bulunmuştur:

    "Din bilginleri ve Ferisiler Musa’nın kürsüsünde otururlar. Bu nedenle size söylediklerinin tümünü yapın ve yerine getirin ama onların yaptıklarını yapmayın.” (Matta, 23)
    “Kutsal Yasa’yı ya da peygamberlerin sözlerini geçersiz kılmak için geldiğimi sanmayın. Ben geçersiz kılmaya değil, tamamlamaya geldim.” (Matta 5:17)
    “Musa size Kutsal Yasa’yı vermedi mi? Yine de hiçbiriniz Yasa’yı yerine getirmiyor. Neden beni öldürmek istiyorsunuz?” (Yuhanna 7:19)
    "Musa, ‘Annene babana saygı göstereceksin!’ ve ‘Annesine ya da babasına söven kesinlikle öldürülecektir.’ diye buyurmuştu. Ama siz ‘Eğer bir adam annesine ya da babasına, benden alacağın bütün yardım kurbandır yani Tanrı'ya adanmıştır derse artık annesi ya da babası için bir şey yapmasına izin yok.' diyorsunuz. Böylece kuşaktan kuşağa aktardığınız törelerle Tanrı'nın sözünü geçersiz kılıyorsunuz. Buna benzer daha birçok şey yapıyorsunuz.” (Markos 7:10,11,12,13)
    “Musa’ya iman etmiş olsaydınız bana da iman ederdiniz. Çünkü o benim hakkımda yazmıştır.” (Yuhanna 5:46)

    Görüldüğü gibi İsa'nın yeni bir din getirmeyip kendinden önceki peygamberin yasasına tabi olduğunu kilisenin anlayışının o zamandaki öncüleri olan ve sonradan çeşitli rivayetleri bu anlayışla beraber yorumlayıp birleştiren İncil yazarlarına göre İsa bizzat kendisi söylemiştir.

    ---

    Peki Hristiyanlığı kim kurmuştur?

    Hristiyanlığın asıl kurucusu Hz. İsa'nın ölümünden sonra kendisine Şam'da göründüğünü iddia eden ve yaşarken Hz. İsa ve cemaatine zulmettiğini açıkça mektuplarında anlatan Tarsuslu Pavlus'tur.

    Pavlus, Hz. İsa'yı Tanrı mertebesine yükselterek kendini de bu dinin peygamberi konumuna getirmiştir.

    Yaşarken sadece İsrailoğulları'na İsrail'in Tanrı'sını anlattığını ve diğer uluslara gidilmemesi gerektiğini İncillerde söyleyen İsa öldükten sonra birden fikir değiştirmiş (!) öteki uluslara da Pavlus'u elçi göndermeye karar vermiştir.

    Pavlus'un ortaya çıktığı dönemde (MS 40-60) İsa'nın gerçek havarileri de zaten hayattadır. O ömrü boyunca yanında, ona destek olan ve öğretisinin temel şahitleri olan gerçek havarileri dururken öldükten sonra neden kendisinin öğretileriyle alakasız ve yanında hiç bulunmamış bir kişiye görev vermişti? Bu verilen öteki uluslara elçilik görevi İsa'nın gerçek havarilerinin İsa cemaatinin üzerindeki önemini azaltırken bir kişiyi öne çıkarmaktadır:

    Pavlus.

    Pavlus, Pagan Roma Devleti'nin işleyişine engel teşkil eden monoteist Mesih (gelmesi beklenen Yahudi Kralı) inancına sahip Yahudileri bu devlete entegre etmeye yönelik olduğunu düşündüren bir hareket olarak ortaya çıkmış, Yahudi peygamberi olan ve sadece Yahudilere tebliğde bulunan Hz. İsa'yı yerel bir konumdan evrensel bir konuma getirmiş aynı zamanda Mesih kelimesinin dünyevî kral anlamını maneviyatta krallık olarak değiştirerek sunmuştur.


    "Yahudilerin Roma ideolojisi adına dönüştürülmesi için belki de en doğru yol onların mesihlerinin dönüştürülmesiydi."

    (İsa, Pavlus ve İnciller; Zafer Duygu)

    İsa peygamberin yarı ilah konumuna getirilerek pagan dinlerde zaten çok yaygın olan yarı insan yarı Tanrı motifine yaklaştırıldığı böylece monoteist, Hz İsa’ya inanmış ve kurtarıcılarını bekleyen bu yüzden Roma Devleti’nin taşkınlıklarından çekindiği Yahudilerin Pagan Roma’ya yakınlaştırılarak Roma için isyan çıkarmayan, sıkıntı teşkil etmeyen bir duruma getirilmek istendiği fikri bu konuda üzerinde durulması önem arz eden bir düşüncedir.

    Nitekim İncillerde Pavlus ve Roma Devleti arasında bağlantı olabileceğini düşündürecek pasajlarda bulunmaktadır:


    "Onlar Pavlus’u öldürmeye çalışırken, bütün Yeruşalim’in karıştığı haberi Roma taburunun komutanına ulaştı.
    Komutan hemen yüzbaşılarla askerleri yanına alarak kalabalığın olduğu yere koştu. Komutanla askerleri gören halk Pavlus’u dövmeyi bıraktı." (Elçilerin İşleri 21:30,31)
    "Çekişme öyle şiddetlendi ki komutan, Pavlus'u parçalayacaklar diye korktu. Askerlerin aşağı inip onu zorla aralarından alarak kaleye götürmelerini buyurdu." (Elçilerin İşleri 23:10)
    "Komutan, yüzbaşılardan ikisini yanına çağırıp şöyle dedi: 'Akşam saat dokuzda Sezariye'ye hareket etmek üzere iki yüz piyade, yetmiş atlı ve iki yüz mızraklı hazırlayın. Ayrıca Pavlus'u bindirip Vali Feliks'in yanına sağ salim ulaştırmak için hayvan sağlayın.' Sonra şöyle bir mektup yazdı: 'Klavdius Lisias'tan, Sayın Vali Feliks'e selam. Bu adamı Yahudiler yakalamış öldürmek üzereydiler. Ne var ki kendisinin Roma vatandaşı olduğunu öğrenince askerlerle yetişip onu kurtardım." (Elçilerin İşleri:23,27)
    "Kendisini sırımlarla bağlayıp kollarını geriyorlardı ki Pavlus orada duran yüzbaşıya: 'Mahkemesi yapılmamış bir Roma vatandaşını kamçılamanız yasaya uygun mudur?' dedi. Yüzbaşı bunu duyunca gidip komutana haber verdi. 'Ne yapıyorsun?' dedi. 'Bu adam Roma vatandaşıymış.' Komutan Pavlus'un yanına geldi, 'Söyle bakayım, sen Romalı mısın?' diye sordu. Pavlus da 'Evet' dedi. Komutan 'Ben bu vatandaşlığı yüklü bir para ödeyerek elde ettim.' diye karşılık verdi. Pavlus, 'Ben ise doğuştan Roma vatandaşıyım.' dedi. Onu sorguya çekecek olanlar hemen yanından çekilip gittiler. Kendisini bağlatan komutan da onun Roma vatandaşı olduğunu anlayınca korktu."  (Elçilerin İşleri 22:25,29)

    İsa Peygamber başta olarak içlerinde Yahya Peygamber, İsa'nın en yakınlarından olan havari Yakup dahil olmak üzere birçok İsrailoğlu Roma yönetimi tarafından etkisiz hale getirilirken Havarilerden İstefanos (Stefan) taşlanarak öldürülürken (Elçilerin İşleri 7:54:60) hiçbir şey yapmamış Roma askerleri koyu Yahudi bir Ferisi (Yahudi din adamı) olduğunu söyleyen Pavlus'u onu öldürecek olan kalabalıktan defalarca kurtarmıştır.

    Daha da ilginç bir durum bizzat Pavlus'un yazdığı mektuplarda Roma yönetimine itaat edilmesine dair olan cümlelerinde açıkça görülmektedir:

     

    "Herkes baştaki yönetime bağlı olsun. Çünkü Tanrı'dan olmayan yönetim yoktur. Var olanlar Tanrı tarafından kurulmuştur. Bu nedenle yönetime karşı direnen Tanrı buyruğuna karşı gelmiş olur. Karşı gelenler yargılanır. İyilik edenler değil, kötülük edenler yöneticilerden korkmalıdır. Yönetimden korkmamak ister misin, öyleyse iyi olanı yap, yönetimin övgüsünü kazanırsın. Çünkü yönetim, senin iyiliğin için Tanrı'ya hizmet etmektedir. Ama kötü olanı yaparsan, kork! Yönetim, kılıcı boş yere taşımıyor; kötülük yapanın üzerine Tanrı'nın gazabını salan öç alıcı olarak Tanrı'ya hizmet ediyor. Bunun için yalnız Tanrı'nın gazabı nedeniyle değil, vicdan nedeniyle de yönetime bağlı olmak gerekir. Vergi ödemenizin nedeni de budur. Çünkü yöneticiler Tanrı'nın bu amaç için gayretle çalışan hizmetkârlarıdır. Herkese hakkını verin: Vergi hakkı olana vergi, gümrük hakkı olana gümrük, saygı hakkı olana saygı, onur hakkı olana onur verin." (Romalılar 13:1-7)

     

    ---

    İsa Kendisi Hakkında Ne Diyor?

    İlahın bir parçası haline getirilmiş olan İsa'nın kendisinin peygamber olduğuna ve tek Tanrı inancına dair olan sözleri hâlen günümüz İncillerinde mevcuttur:

    "Birbirinizden övgüler kabul ediyor, ama tek olan Tanrı'nın övgüsünü kazanmaya çalışmıyorsunuz. Bu durumda nasıl iman edebilirsiniz?" (Yuhanna 5:44)
    "İsa şöyle karşılık verdi: 'En önemlisi şudur: Dinle, ey İsrail! Tanrımız Rab tek Rab'dir." (Markos: 12:29)
    "İsa ona şöyle karşılık verdi: 'Çekil git, Şeytan! Tanrın Rabbe tapacak, yalnız ona kulluk edeceksin’ diye yazılmıştır.” (Matta 4:10)
    "İsa Yeruşalim'e girdiği zaman bütün kent, 'Bu kimdir?' diyerek çalkandı. Kalabalıklar, “Bu, Celile'nin Nasıra Kenti'nden Peygamber İsa'dır.' diyordu." (Matta 21:10,11)
    "Halk, İsa'nın yaptığı mucizeyi görünce 'Gerçekten dünyaya gelecek olan peygamber budur.' dedi." (Yuhanna 6:14)
    "Kral Hirodes de olup bitenleri duydu. Çünkü İsa’nın ünü her tarafa yayılmıştı. Bazıları: 'Bu adam ölümden dirilen Vaftizci Yahya’dır. Olağanüstü güçlerin onda etkin olmasının nedeni budur.' diyordu. Başkaları 'O İlyas’tır.' diyor; yine başkaları, 'Eski peygamberlerden biri gibi bir peygamberdir.' diyordu." (Markos 6:14,15)
    "Eskiden kör olan adama yine sordular: 'Senin gözlerini açtığına göre, onun hakkında sen ne diyorsun?' Adam, 'O bir peygamberdir.' dedi." (Yuhanna 9:17)
    “Sizi kabul eden beni kabul etmiş olur. Beni kabul eden de beni göndereni kabul etmiş olur. Bir peygamberi peygamber olduğu için kabul eden, peygambere yaraşan bir ödül alacaktır. Doğru birini doğru olduğu için kabul eden, doğru kişiye yaraşan bir ödül alacaktır.” (Matta 10:40,41)
    “İsa da onlara: ‘Bir peygamber kendi memleketinden akraba çevresinden ve kendi evinden başka yerde hor görülmez.’ dedi.” (Markos 6:4)

    ---

    Doğru imanın değil de nasıl olup da bozulmuş bir inancın yayılabildiği sorusu beni oldukça düşündürmüştür.

    Pavlus, çok tanrılı inançların yaygın olduğu bölgelerde tebliğini yapmıştır ve bu bölgelerde yaşayan insanlar Tanrıoğlu kavramının Tanrı'ya yakın erdemli kişi olarak değil de yarı ilah olarak anlatılmasından etkilenecek bir yaşantıya zaten sahiplerdir bu yüzden Pavlus’un yeni din tebliği çok tanrılı olan toplumlar için rahatlıkla kabul edilebilir bir düzeyde olmuştur.

    Pavlus baş koyduğu işi başarmış ve onun etkisinde İsa'dan sonra yazıldıkları kabul edilen İncillerde Hz. İsa’ya ve İsa’nın gerçek takipçileri olan Kudüs Cemaati’ne Pavlus'un kurguladığı sonucunu düşündüren hikâyelerine destek olacak ve bu inancı öne çıkaracak şekillerde yer verilmiş, kimi zaman havariler Pavlus'un ortaya çıkışına zemin hazırlayacak şekilde konuşturulmuş kimi zaman yukarıdaki alıntıladığımız rivayetlerle çelişkili olacak şekilde pasajlara da yer verilmiş böylece İsa, İsa ile unutturulmuştur.

    İsa, Yahudi din adamlarının kendi çıkarlarına göre uyguladığı Musa Yasası'nı tekrar özüne döndürmek için bizzat İsrailoğulları içinden gelen ve yaşamı boyunca bunun mücadelesini vermiş, tek Tanrı'ya olan inancını ve bağlılığını ölümüne kadar dile getirmiş bir peygamberdir ne Hristiyanlığın kurucusudur ne de Hristiyanlık adı altında yeni bir din vaaz etmiştir. 

    --- 

    Kaynakça

    İsa Pavlus ve İnciller, Zafer Duygu.

    www.kutsalkitap.info.tr

    www.bible.com

    ---

    Tablolar/Fotoğraflar

    Kapak: İsa Petrus ve Andreas, Lorenzo Veneziano.

    İsa Tacirleri Tapınaktan Kovarken, El Greco.

    Eustache Le Sueur, Pavlus’un Efes’teki Vaazı, 1649.

    https://www.istanbulsanatevi.com/?s=%C4%B0sa

    https://tr.pinterest.com/pin/377176537536763711/

    https://tr.pinterest.com/pin/54887689196229433/

    https://tr.pinterest.com/pin/4925880837394360/

    https://tr.pinterest.com/pin/298785756551260760/

    www.tarihtekiyazılar.com

    https://tr.pinterest.com/pin/703756188396886/

    https://tr.pinterest.com/pin/6896205672892674/

    https://tr.pinterest.com/pin/1731077

    9814417597/


    Yorumlar (0)

    Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

    Yorum Bırakın

    Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.