yazmaya geri döndüm. kelimeler dövüşüyor aklımın içerisinde. tutarken yasımı kimseye rahatsızlık vermemek için yaptığım en iyi şeyi yapacağım. yazacağım ve anlatacağım. canım ne istiyorsa ondan bahsedeceğim. biliyorum kendinden yara almış insanların da gözlerine değecek bu satırlar. dinsin kendine olan bu öfken. bir ömür ruhu çekilmiş boş bir beden olarak yaşayabilir mi beşer? ne düşünür ve ne hissederim, bilmiyorum artık. varlığımı da anlayamıyorum. zihnim arafta tamamen. sadece konuşmak, bahsetmek, yazmak ve anlatmak istiyorum. 

koca hayal kırıklığıma serpiştirdiğim minicik umudum da olmasa tüm yetilerimi kaybederdim. renklerin soluklaştığı, yemeklerin tatsızlaştığı ve parmaklarımın dokunduğunu hissetmediği bu bedende kaybedecek neyim kaldı?

kovdum seni hevesimden. 

hevesimi de kovdum zaten. bilirim ki mutluluk muhakkak bedeli ile gelir. öyle bedavaya sevda da yok neşe de. saçından birkaç teli, gözlerinden ışıltıyı ve yaşı, uykunun en tatlı anını feda edeceksin. edeceksin de güzel tek bir şey kazanamayacaksın. ne çok özlüyorum bir bilsen, kahkahalarımın kulaklarımı doldurduğu ve gözlerimin ışıldadığı zamanları. 

sızlanmanın bir faydası kalmadı artık. 

hikayeler anlatacağım sadece. sağda solda duyduklarımı yazacağım. bir şeyler anlatmak ve yazmak bataklığa saplanmış ruhumun çırpınışları. belki işe yaramayacak ama kurtuluyor gibi olmak da yetiyor. 

etim, kemiğim ve tinim acıdan ibaret; artık bunu inkar etmiyorum. rol yapmak ile de yeterince yorulmuş içimi iyice bulandırmayacağım. 

her şey ve herkesten önce kendim ile savaşım bitti. benliğimi kabullendim. artık kalemim kırık cümlelerim saçma ve anlamsız olsa da sadece yazmak istiyorum. 

belki benim gibi kendi ile olan savaşı bitmiş birinin düşer önüne. 

•ahuzart