Advertisement

Belgrad’da Bir İrade Savaşı: Ay-Yıldızlılar ‘Sessizlik’ Getirdi!

Belgrad’da Bir İrade Savaşı: Ay-Yıldızlılar ‘Sessizlik’ Getirdi!
  • 2
    0
    0
    1
  • Belgrad’da basketbol yalnızca parke üzerinde oynanmaz; o şehir, üzerine çöken ağır bir basketbol mirasının gölgesinde nefes alır. FIBA 2027 Dünya Kupası Elemeleri C Grubu’nun üçüncü randevusunda, Sırbistan deplasmanına konuk olan Milli Takımımız için asıl mesele skordan ziyade, bu "basketbol ikliminde" ne kadar ayakta kalabileceğiydi.

    Taktik Tahtasında İki Ekol: Ataman vs. Alimpijević

    Bir yanda son dönemde Beşiktaş GAİN'deki tempolu ve fiziksel oyun kimliğini Sırbistan Milli Takımı’nın disiplinli yapısına entegre eden Dušan Alimpijević, diğer yanda uluslararası tecrübesiyle oyunun ritmini okuma konusunda öne çıkan Ergin Ataman… Bu akşam sahada izlediğimiz, iki farklı basketbol aklının çarpışmasıydı: Alimpijević’in yüksek tempoya dayalı agresif yapısı ile Ataman’ın kontrol ve denge merkezli yaklaşımı. Hava atışıyla birlikte Sırp tribünlerinin o baskın ritmi salonu kaplarken, sahada bizi bekleyen şey bir basketbol maçından çok daha fazlası; bir strateji savaşıydı.

    İlk Yarı: Ay-Yıldızlı Dominasyonu ve Cedi Osman Etkisi

    Maç, her iki takımın da isabet bulmayan atışlarıyla başladı. Ancak sessizliği Cedi Osman bozdu. Çizgideki 3’te 3’lük isabetiyle Milli Takımımızı 0-3 öne geçiren Cedi, maçın rengini belli etti. Ömer Faruk Yurtseven boyalı alandan isabeti buldu ve 0-5'lik skor, maçın ilk dakikalarında tribünleri sessizliğe gömdü. Skor 0-7’ye gelince Alimpijević ilk molasına sarıldı. Savunmada neredeyse pozisyon vermediğimiz, hızlı hücumları cezalandırdığımız bir periyot seyrettik. Cedi Osman'ın etkisini görmemek mümkün değildi; üst üste isabet ettirdiği atışlarla farkı 6’ya çıkardı. Onuralp Bitim’in üçlüğü, Yiğitcan’ın Sırpları zorladığı anlar, Ercan’ın sahneye çıkması ve Yiğit’in yarıda bıraktığı işi tamamlamasıyla ilk periyot sona erdi. Ay-yıldızlılar çeyreği 13-22 önde kapatarak Belgrad’a "biz buradayız," dedi.

    İkinci çeyrekte Ristic’in üçlüğüne Berk Uğurlu cesur bir turnikeyle yanıt verdi. Boyalı alanda etkimizin azaldığı anlarda Şehmus Hazer’in zorladığı pozisyondan faul çıkarmayı başardık. Ay-yıldızlı takım için kritik anların başlangıcıydı; bire bir savunmada zorluk yaşadığımız anlar gözden kaçmadı. Maçın ilerleyen dakikalarında Şehmus’tan Sertaç’a gelen pas, topu çemberle buluşturduğunda 27-31 öndeydik. Cedi, parkede tekrar varlığını konuşturdu, açık sahayı katetti ve molayı rakip takıma aldırdı. Şehmus’tan Sertaç’a, Sertaç’tan Tarık’a olan top trafiği; Tarık’ın üçlüğüyle gecenin konuşulan anlarından biri haline geldi. Maçın geri kalanında Ercan Osmani’nin kritik dokunuşlarıyla devre arasına 15 sayılık dev bir farkla, 31-46 galip gidildi.

    Üçüncü Çeyrek Kâbusu ve ‘Karakter’ Testi

    Üçüncü periyot, yalnızca bir skor dalgalanması değil; mental dayanıklılığın sınandığı bir eşikti. Periyot, Sırpların maçı bırakmaya niyetli olmadığını gösteren serbest atışlarla başladı. Şehmus’un kaçan şutunu Ömer Faruk’un takip smacıyla tamamlaması nefes aldırdı ancak üst üste gelen fauller ritmimizi bozdu. Momirov’un üçlüğü ve Sırp baskısına rağmen Ömer Faruk’un pota altı etkinliğiyle oyunda kaldık. Onuralp ve Ömer’in bloğu Sırpların nefesini kesse de rakipten gelen üçlükle final periyoduna 54-57 önde giren yine Türkiye oldu.

    Final: Tarık Biberovic ‘Ben Bitti Demeden Bitmez’ Dedi!

    Son çeyrek tam bir sinir harbiydi. Tribünlerin uğultusu artarken, oyunun kontrolü elimizden kayma noktasına geldiği anda sahneye yine o çıktı: Tarık Biberovic. Sırplar skoru 59-61’e getirip geri dönüş hayalleri kurarken, Tarık’ın yayın gerisinden gönderdiği "öldürücü" üçlük salonu bir kez daha sessizliğe gömdü. Sırplar Dobric ile ayaklanırken Sertaç Şanlı’nın kritik şutu (62-66) ve Berk Uğurlu’nun aldığı sorumlulukla takım ayakta kaldı. Bitime dakikalar kala skor 70-70’te eşitlendiğinde bir savunma hatasıyla cezalandırıldık. Ancak sahne yine Biberovic’indi. Tarık’ın üçlüğü ve soğukkanlı serbest atışları maça damga vurdu. Şehmus Hazer’in de çizgideki katkısıyla Belgrad’dan 78-82’lik zaferle galip ayrıldık.

    Gecenin Kahramanları

    Maçın en değerli oyuncusu (MVP); 16 sayı, 3 ribaund ve 6 asistle takımın hücum trafiğini yöneten, kaptanlık ağırlığını her saniye hissettiren Cedi Osman seçildi. Özellikle maçın başında sessizliği bozan ve kritik anlarda sahneye çıkan Cedi, Ay-yıldızlıların Belgrad’daki öz güven kaynağıydı. Onun liderliğinde vites artıran Tarık Biberovic ise 22 sayı, 3 ribaund ve 3 asistle sahanın en skorer ismi olarak galibiyetin mimarlarından biri oldu. Yaklaşık iki aydır lig fark etmeden çıktığı bütün maçlarda adından söz ettiren Biberovic, Sırpların baskısına rağmen dur durak bilmedi.

    Pota altı sigortamız Ömer Faruk Yurtseven ise 14 sayı ve 8 ribaundla boyalı alanı domine ederek galibiyete imza attı. Ercan Osmani 8 sayı, 8 ribaund, 3 asist ile kritik anlarda varlığını hissettirirken; Şehmus Hazer ise 7 sayı, 1 ribaund ve 2 asiste ulaştı. Şehmus, 12 kez serbest atış çizgisine giderek rakip savunmayı en çok yıpratan isimlerden biri oldu (7/12). Sertaç Şanlı 6 sayı, 1 ribaund, 1 asist; cesur oyunuyla öne çıkan Berk Uğurlu 6 sayı, 1 ribaund, 1 asist ve son olarak Onuralp Bitim 3 sayı, 1 ribaund ile skora katkı sağlayan isimler arasındaydı.

    Sırbistan cephesinde Bogoljub Marković 19 sayı, 4 ribaund ve 3 asistlik performansıyla takımının en skorer ismi oldu. Ona 17 sayıyla Ognjen Dobrić ve 10 sayı, 5 asist üreten Stefan Miljenović eşlik etti. Luka Mitrović 7 sayı ve 8 ribaundla direnç göstermeye çalışırken; Dejan Davidovac 6 sayı, 6 ribaund ile geceyi kapattı. Nikola Tanasković 5 sayı, Dušan Ristić ve Stefan Momirov 3’er sayıyla maçı tamamladı. Nikola Kalinić’in 2 sayı, 4 ribaund ve 2 asistlik katkısı ise ay-yıldızlılarımızı devirmeye yetmedi.

    İstatistiklere baktığımızda da Türkiye maçı kazanmaya daha yakın duran taraftı; çünkü daha az şutla (55'e karşı 65) daha efektif skor üretildi. Sırbistan ise bu verimlilik farkını savunma sertliğiyle (29 faul) ve ekstra hücum şanslarıyla (10 hücum ribaundu) kapatmaya çalıştı. Sırbistan yalnızca 18 kez serbest atış çizgisine geldi; Türkiye ise tam 31 kez çizgideydi. Bu fark, potaya ne kadar kararlı ve temaslı gittiğimizin en net göstergesiydi. Ancak Sırbistan %83 (15/18) gibi yüksek bir yüzdeyle atarken, Türkiye %77'de kaldı.

    31 atışın 24'ünü sayıya çevirmek kötü değil ama Sırbistan'ın bu kadar çok faul yapması (29 faul), Türkiye'nin maçı içeriden ne kadar zorladığını ve Sırbistan'ın savunmada ne kadar sert (ve bazen kontrolsüz) olduğunu gösterdi ki zaten bunu TRT 1 ve S Sport'ta naklen izledik. Zor bir maçtı; Sırp takımının ve tribünlerin baskısına rağmen pes etmedik ve galibiyet takımımızı buldu.

    Bu akşam biz onlara davetliydik, 2 Mart Pazartesi günü ise Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi’nde onlar bizim misafirimiz olacak. Belgrad’ın gürültüsünü susturduk, şimdi İstanbul’un coşkusunu gösterme zamanı!


    Yorumlar (0)

    Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

    Yorum Bırakın

    Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.