Jackson C. Frank - Milk And Honey
https://open.spotify.com/intl-tr/track/4Id14rLG3gtnGIn8SE4okq?si=db02332532034b12
Bir insan nasıl böyle bir sakinlikle tarif edebilir hayal kırıklığını? Art arda geçen mevsimlerin ardından nasıl da kabul etmiştir gitmesi gerektiğini ? Yine de acısını haykırarak anlatmaz Jackson C. Frank, usulca saplar bıçağını dizdiği kelimelerle birlikte. Gerçi bağırsa bile eline ne geçecektir? Sonbahar artık bitmiştir, gitmesi gerekiyordur. Durmaz zaten kendisi de, kırıklıklarını toplar ve gider. İçinde bir gün aşıkların kumsalında, istirahat etme umuduyla.
autumn's leaving, winter's coming
i think that i'll be moving on
i've got to leave her and find another
i've got to sing my heart's true song
Sonbahar bitiyor ve kış geliyor..
Sanırım ben de gideceğim.
Onu bırakmak zorundayım.
Ve bir başkasını bulmam.
Kalbimin şarkısını,
Söylemek zorundayım..
"Ama sonuçta hayal kırıklığı dediğin, hayal kurduğunun kanıtıdır."
Wallace Collection – Fly Me To The Earth
https://open.spotify.com/intl-tr/track/3drKEw3spxFHMC3Geh4ZIi?si=e41c6cfdf7fd4572
Sanki fly me to the moon'un antitezi gibi gelir bu şarkı hep, sitem eder insanlara, ilişkilere, toplumun ve düzenin bizi getirdiği yere ve en çok da sahteliğe. Yaşantılarımız, evlerimiz, sokaklarımız hatta gökyüzü bile "plastikden" artık diye anlatır "Dünyaya Uçur Beni" derken.
Fly me to the earth where the grass is green
And birds can be seen, that's paradise
Fly me to the earth where the flowers grow
And where the rivers flow, that's nice
Uçur beni, çimenlerin hala yeşil olduğu
Ve kuşların hala gökyüzünde görülebildiği yere
İşte cennet
Uçur beni, çiçeklerin büyüdüğü
Ve nehirlerin aktığı yere..
Warren Zevon - Desperados Under The Eaves
https://open.spotify.com/intl-tr/track/6PAGJfVrbxdIhIJmbsDLim?si=db8f6a3a345447e1
Bu şarkıyı bu listede neden harcadım sorusunun cevabını kendime bile veremeyeceğim kadar özel bi şarkı. Bob Dylan'ın müzisyenlerin müzisyeni dediği Warren Zevon'un Magnum Opus'u Desperados Under The Eaves, Zevon'un en şahsi ve en özel şarkısı. Alkol bağımlılığından kurtulamayan, umutsuzluğun pençesine düşmüş, parası olmayan ve bulunduğu ilişkiden istediğini alamayan bir adamın "durum" şarkısı. Yetmişlerde kaldığı hotelin parasını ödeyemediği ve alkolün hayatını ele geçirdiği günlerden birinde ayılmak için içtiği boş kahvenin kupasına bakan Zevon "belki de o çingene kadın haklıydı" der yıllar önce baktırdığı faldan bahsederken, sonrasında kahinlerin ve analistlerin bahsettiği gibi California bir gün denizin altında kalsa bile bu otel ben hesabımı ödemeden yıkılmayacak diye düşünür. Daha sonra bir arkadaşıyla haberleşir ve arka sokakda bulunan pencereden kaçar. Ve yakalar bizi "saçağın altındaki umutsuzlar gibi hissetmez miyiz?" diyerek.
Don't you feel like desperados under the eaves?
Heaven help the one who leaves
Saçakların altındaki umutsuzlar gibi hissetmiyor musun?
Tanrı gidenin yardımcısı olsun
Still wakin' up in the mornings with shakin' hands
And I'm tryin' to find a girl who understands me
But except in dreams, you're never really free
Don't the sun look angry at me?
Sabahları hala titreyen ellerle uyanıyorum
Ve anlaşılabildiğim bi kız bulmaya çalışıyorum
Ama rüyaların haricinde, hiçbir zaman özgür değilsin
Güneş bana sinirli bi şekilde bakmıyor mu?


Yorumlar (0)
Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Bırakın