Bu, bir mum ışığında senin gerçeklerini kabullendiğimdir.

Bu, bir mum ışığında senin gerçeklerini kabullendiğimdir.
1 Beğen
0 Yorum

seni özlemek içimi üşütüyor

titriyorum

yorganlar, kat kat hırkalar, çoraplar 

ısınmıyor içim

ellerim buz tutmuş mesela

hangi kutupları doğurdun bende

mevsimleri ne denli ikna ettin

güneş nerede 

çöller nerede

ısınmaktan içinin kuruması nerede

seni düşünmek içimi acıtıyor

ağlayayım diyorum

gözlerime bir emir misali

bir damla vermiyorlar

cimrilik desen ala

göğsümden nehirler akıyor

denizlere karışıyor

onlar da okyanusa dönüşüyor

kim mani olacak buna

israfın düşmanısın sen

sevgiyi kilere külçe külçe

saklamama kızdın sırf bu sebepten

şimdi hangi satır aralansa sana

hangi kelime sana uzansa

parmaklarım geri geri gidiyor

hangi yol sana çıksa 

koşar adım kaçıyorum 

hangi ağızdan 'sevmek' sözcüğü çalınsa kulağıma

yüzyıllık bir sağırlık vuku buluyor

duyamıyorum 

belde belde gezdik

çaresi yok diyorlar

kimsem yok benim zaten 

istemem yardım diyorum

ısrarcı oluyorlar

bakın yanacağım 

tek ilacı var

müsaade edin diyorum

başlarını eğip kabulleniyorlar

içten bir teşekkür bahşediyorum

sevgilim ben şimdi

kimsesizlere kimseyken

kimsemi buldum 

seni de yanımda getirdim

nasıl olsa nereye gitsem yanımdasın 

nereye gitsem en orta yer senin

geniş, ferah, havadar güneş bile alıyor

ama yine de rahatsızsın

yapma nolursun böyle

asma suratını

kötülüğünü nasıl anlatayım ben Allah'a

yakınamam senden

yapma

sen bu değilsin 

sen yalancı değilsin 

yapma

beni kötülüğünle baş başa bırakma

savuramam başımdan kötülüğünü dahi

git diyemem 

yalanlarına dahi 

kal diyemem

yokluğuna dahi

sev diyemem

sevgisizliğine dahi

sana dair ne varsa

ben şimdi tek başıma ayakta tutuyorum

aşkın sonrası dahi

Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın