Kanada GP’nin sonuna geldik ve bence sezonun en keyifli yarışını izledik. Antrenman seansından ana yarışa kadar -yarış da dahil- tamamen kaos dolu, özlediğimiz mücadelelere ev sahipliği yapan bir Grand Prix oldu. Gelin hep birlikte hafta sonu neler olmuş bir göz atalım.
Cuma: Antrenmanlar ve Sprint Sıralama
Cuma günü antrenman seansını ve sprint sıralama turlarını seyrettik. Antrenmanda Mercedes dominasyonu vardı; ilk iki sırada Antonelli ve Russell yer alırken Ferrari pilotlarımız Hamilton ve Leclerc de onları takip etti. Sprint sıralamada ise iyi bir performansla Russell pole pozisyonunu alırken Antonelli ve Norris onu takip etti. Miami’den sonra George için güzel bir başlangıç olduğunu söylemek mümkün.
Tüm bu süreci pilotlarımız da değerlendirdi. Max’in en büyük sıkıntısı viraj çıkışlarında gücü yere aktaramamaktı; araç sektiği için ayaklarının sürekli pedaldan koptuğunu dile getirdi. Benzer bir soruna Hadjar da açıklık getirdi; iyi yol tutuşu olsa bile araç sektiği için kerblere sertçe saldıramıyorlar. Ferrari tarafında Lewis Hamilton için oldukça sevindirici bir ilk gündü; mücadelenin içinde olduğunu yeniden hissetmek kendisine mutluluk verdi. Sürüş stabilitesi, viraj dengesi ve mekanik denge üzerinde çok çalıştıklarını açıklayan Lewis, ilk sürüşünden keyif almış. McLaren’dan ise mühendislik teknik direktörü Neil Houldey ön kanat hakkında açıklamalarda bulundu ve tam performans vermediğini itiraf etti.
Cumartesi: Sprint Yarışı ve Pist Üstü Gerilimi
Sakin geçen bir günün ardından, tabii 23 Mayıs’ta olanlar oldu aslında. Sprint yarışı ve sıralama turları için ekran başına geçtiğimizde Kanada’da yaşanacaklardan habersizdik. Yarış başladıktan bir süre sonra Kimi ile George Russell arasındaki mücadele hepimizi şaşırtmış olsa gerek; bu rekabete rağmen Russell yarışın galibi oldu, ikinci Norris ve üçüncü sırada da Antonelli yer aldı. Asıl olaylar yarıştan sonra gelen açıklamalarla nüksetti.
Kimi Antonelli: "Zor bir mücadeleydi, tempo açısından hepimiz birbirimize çok yakındık. Bir atak yapmayı denedim; tekrar izlemem gerekiyor çünkü yan yanaydık ve pist dışına itildim. Ardından 8. virajda bir hata yaptım ve temas sonrası pist dışına çıktım ama güzel bir mücadeleydi."
George Russell: "Güzel bir yarıştı. Fark açmak zordu çünkü hava koridoru etkisi oldukça güçlüydü. Kimi ile güzel bir çekişme yaşadık; yarışın ardından ikimizin de burada olmasından memnunum."
Toto Wolff: “Harika bir şovdu. Sadece ikisi arasındaki mücadele değil, Lando ile olan savaşlarını izlemek de keyifliydi. Ama böyle mücadele ederken ne kadar hızlı zaman kaybedebileceğinizi gördük. Eğer bu biraz daha uzun sürseydi Norris yarışı kazanabilirdi.
Bu tarz anlar bizim için önemli çünkü gelecekte benzer durumları nasıl yöneteceğimizi öğreniyoruz. Birbirinize çarpıp yarışı kaybetmek istemezsiniz. Bu kimseye karşı söylenmiş bir şey değil ama takım içinde oluşturmak istediğimiz bir çerçeve var.
Böyle şeylerin sprint yarışında yaşanması, ana yarışta yaşanmasından daha iyi. Kimi genç bir pilot ve duygularıyla hareket ediyor. Muhtemelen George da gençken aynısını yapardı.”
İkili arasındaki çekişme devam etti:
- George Russell: “Orada geçiş yapmak mümkün değil. Kimi denedi, buna saygı duyuyorum. Kartingden biliyoruz ki dış çizgiden geçmek çok zordur. Başardığınızda inanılmaz bir manevra olur ama kolay değil.
- Kimi Antonelli: “Eğer yan yanaysanız her yerden geçiş yapabilirsiniz.”
Hız ve tehlikenin ön planda olduğu bir yarışta risk almak ne kadar doğru bilmiyorum fakat Kimi’nin cesareti bana normal geliyor. Riskliydi ama denedi; şampiyona lideri olduğu için de kendisine güveninin yükseldiğini düşünüyorum. Ayrıca George da kolay pes etmeyecektir.
Sıralama Turları ve Paddocktan Notlar
Verstappen memnun değildi; yarışı, bitmesini beklediği bir sürüş gibi tanımladı. Antrenmandaki ve sprint sıralamadaki benzer sorunlar sprint yarışında da devam etti. Ferrari tarafındaysa Lewis memnuniyetini korurken Charles için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Yarış temposu olarak güçlü hissetse de frenler konusunda başı dertteydi. Ek olarak Lewis, Mercedes ile mücadele etmek için yeterli hıza sahip olmadıklarını da ekledi; gidişattan memnun ama gerçekçi tavrını da koruyor.
McLaren pilotlarımızdan özellikle Lando Norris, liderlik mücadelesi vermekten büyük keyif aldığını açıkladı. Aslında bir nevi Mercedes’in kendi içindeki rekabet Norris’in işine geldi. Oscar ise kaldığı kirli havadan şikayetçiydi; Lewis ile olan mücadelesi kolay değildi ama gayet iyi bir andı.
Günün diğer teknik detayları ve cezaları:
- Esteban Ocon’un aracındaki sol arka lastik basıncının, lastik araca takıldıktan sonra kurallara aykırı seviyede olduğu tespit edildi.
- Nico Hülkenberg, 357 km/s ile 2026 sezonunun şu ana kadarki en yüksek hızına ulaştı.
- Lewis Hamilton, pist dışına çıkarak avantaj kazandığı gerekçesiyle yarış sonunda inceleme altına alındı ama bir ceza çıkmadı.
Sıralama turlarına geldiğimizde ise Q1'de elenen isimler Ocon, Albon, Alonso, Perez, Stroll ve Bottas olurken; Q2'de elenen isimler Hulkenberg, Lawson, Bortoleto, Gasly, Sainz ve Bearman oldu. Pole pozisyonunu Russell aldı, Antonelli ve Norris onu takip etti.
Charles, temponun tamamen dışına çıktı. "Q3'ü ya bariyerde ya da 8. sırada tamamlayacağım," diye söylenirken 8. sırayı kaptı. En kötü hafta sonlarından biriydi Charles için… Lewis Hamilton ise Pierre Gasly'yi engelleme gerekçesiyle hakemler tarafından çağrıldı. Max, virajlarda tur zamanı kazanmasına rağmen düzlüklerde kazandığından daha fazlasını kaybetti. Fernando Alonso da her şeyden umutluydu, kendisini daha rekabetçi hissediyordu.
Pazar: Kaosun Zirvesi ve Büyük Yarış
Ve gelelim pazar gününe... Tekrar tekrar söyleyeceğim ama bu sezon özelinde izlediğim en garip ama en zevkli yarıştı. Start anında Lando Norris öyle bir atak yaptı ki liderliği aldı ama yapılan intermediate tercihi, McLaren için sonun başlangıcı olacaktı… Piastri ise istediği kalkışı yapamayarak bir sıra geriledi ve ikinci turda lastik değiştirmek için pite girdi.
Yarış ilerledikçe Antonelli ve Russell arasındaki mücadele de kızıştı. Açıkçası cumartesiden gelen bir agresiflik olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar ekran önünde “Her şeyi çözdük,” gibi takılsalar da bunun kolaylıkla geri plana atılamayacağı aşikâr. Çünkü ne kadar pozitif ya da destekleyici olursan ol, yılların pilotuna karşılık F1'deki ikinci yılında seriyi domine eden bir Kimi Antonelli var; bu da aslında Russell’ın egosunu illaki etkiliyordur. Yarışa geri dönelim; aralarındaki mücadele hiçbir şekilde sona ermedi ve defalarca kafa kafaya o mücadeleye girmekten kaçınmadılar. Hatta 25. turda firkete virajında Russell liderliğe yükseldi fakat düzlükte Antonelli aynı şekilde hızlanarak pozisyonunu geri aldı. Yan yana gelen takım arkadaşları ufak bir temas da yaşadı.
Russell için asıl hayal kırıklığı 30. turda geldi. 8. virajda aracının kontrolünü kaybederek sert bir şekilde çimlere çıktı, kısa süre sonra aracı durdu ve yarıştan çekilmek zorunda kaldı. Bu olayın ardından Russell, sportmenlik dışı hareket nedeniyle ifade vermeye çağrıldı çünkü araçtan inerken headrest’i (baş desteği) piste fırlattı. Bana kalırsa bu hafta sonu, George Russell'ın kariyerindeki en agresif ve tavizsiz yarışlarından birini izledik. Pistte bambaşka bir Russell vardı.
Ayrıca aracın pistten alınması için sarı bayrak gösterildi. Russell’ın yarış dışı kalmasıyla Antonelli liderliğe, Verstappen ikinciliğe, Hamilton ise üçüncülüğe yükselmiş oldu.
Leclerc ve Hadjar arasında çekişmeli mücadeleler yaşandı. Hadjar’ı geçmek için hamle yapmaya hazırlanan Leclerc, ani bir frenle yavaşlamak zorunda kalınca telsiz üzerinden itiraz etti ki o an gerçekten bir kaza yaşanabilirdi. Ayrıca Leclerc bir spinin de eşiğinden döndü (Miami’yi hatırlayanlar seri üzgün…). Yumuşak bir frenle aracının kontrolünü başarıyla koruyarak pozisyonunu kaybetmedi ve yarışa devam etti.
Yarışın sonuna doğru da görmeyi özlediğimiz anlar yaşandı; Lewis ve Max arasındaki rekabetten söz ediyorum. Hepimizi heyecanlandıran bir andı. 62. turun başında, ilk virajda Lewis, Max’i geçti ve ikinciliği elde etti.
Yarış bittiğinde Antonelli üst üste 4. galibiyetini kutlarken Lewis ikinci, Max Verstappen ise üçüncülükle podyumu kapattı. Bu sonuç, sezonun Red Bull ve kendisi adına ilk podyumu oldu. Ayrıca podyumda bir dominasyon görmedik; daha doğrusu Mercedes, McLaren ya da Ferrari dublesi gelmedi.
Yarışın bir diğer çarpıcı detayı ise dayanıklılık testinin ne kadar ağır olduğuydu. Sezonun en fazla yarış dışı (DNF) kalan pilot sayısını bu hafta sonu gördük. Aralarında liderlik mücadelesi veren Norris ve Russell'ın yanı sıra Perez, Albon ve Alonso gibi isimlerin de bulunduğu tam 5 pilot, mekanik sorunlar veya şanssızlıklar nedeniyle yarışa veda ettiler. Arvid Lindblad ise vites kutusu arızasından ötürü DNS kaldı.
Yarış Sonrası Değerlendirmeler
Yarış sonrası değerlendirmelerde bence hem yarış hem de genel anlamda en memnun kişi kesinlikle Lewis Hamilton’dı. Araca alışıyor, mentali de yerine geliyor. Evet, henüz tam anlamıyla olmak istediği yerde değil ama her yarışın kendine ait bir hikayesi, her güncellemenin de getirdiği farklı hisler var. Bakalım Ferrari ve Lewis için ilerleyen günlerde neler olacak?
Charles mutsuzdu, kısa ve net. Yarışı 4. sırada tamamladı ama genel anlamda bu hafta sonunu “kariyerinin en kötü yarışı” olarak değerlendirdi. Oscar Piastri ise bence özrüyle kalpleri ısıttı; Williams ve Albon’dan yaşananlardan ötürü özür diledi ve hiçbir polemiğe girmedi. Max de sonuçtan memnun bu arada ama hem George’un hem de McLaren’ların yarış dışı kalmış olmasını da hesaba katmadan edemiyor. Yine de kendisini podyumda görmek güzeldi, kendi adıma özlediğimi söyleyebilirim.
Bence birçoğumuz bu yarıştan büyük keyif aldık. Şimdi bir haftalık bir aramız var ve önümüz bayram haftası. Şimdiden hepinize iyi bayramlar dilerim!



Yorumlar (0)
Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Bırakın