Son yıllarda ortaya saçılan en absürt, en akıl dışı iddialardan biri de “Atatürk, İngiliz ajanıydı” yalanıdır. Güya Cumhuriyet’i İngilizler kurdurmuş, Atatürk onların piyonuymuş, yapılan devrimler de İngiliz projesiymiş! İnsan gerçekten soruyor: Tarih bilmeden konuşmak bu kadar mı kolay?
Bir düşünelim. İngilizler tarih boyunca sömürdükleri hangi millete laiklik getirmiş? Hangi sömürgesinde halk egemenliğine dayalı bir Cumhuriyet kurmuş? Hindistan’da mı? Mısır’da mı? Afrika’da mı? Orta Doğu’da mı? Tam tersine; İngiliz emperyalizmi halkları geri bırakmış, mezhepçilikle bölmüş, krallıkları ve mandaları desteklemiş, bağımsızlık isteyen herkesi ezmeye çalışmıştır.
Şimdi çıkıp “Cumhuriyet İngiliz projesiydi” demek, ya tarihi hiç bilmemektir ya da bilerek çarpıtmaktır.
Eğer Atatürk, İngilizlerin adamı olsaydı, neden İngiliz işgaline karşı Anadolu’da milli direnişi örgütledi? Neden İstanbul’daki İngiliz destekli işgal düzenine karşı çıktı? Neden Sevr gibi Türk milletini parçalayacak bir anlaşmayı yırtıp attı? İngilizlerin desteklediği Yunan ordusu neden Anadolu’dan denize döküldü o zaman?
Asıl mesele şu: Bazılarının zoruna giden şey Cumhuriyet’in kendisidir.
Cumhuriyet; kul olmaktan vatandaş olmaya geçiştir. Saltanat düzeninin bitmesidir. Tarikatların, ümmetçi siyasetlerin devlet üzerindeki tahakkümünün kırılmasıdır. Kadının birey olmasıdır. Eğitimin akla ve bilime dayanmasıdır.
İngilizler kendi sömürgelerinde halkı okuryazar yapmak için uğraşmış mıdır? Tarih boyunca sömürgeci güçlerin en korktuğu şey bilinçli millettir. Cumhuriyet’in ilk yıllarında eğitim seferberliği başlatıldı. Köylerde okullar açıldı. Amaç düşünen insan yetiştirmekti.
Türk Tarih Tezi’ni de mi İngilizler yaptırdı? Türk milletine tarih bilinci kazandırmayı mı amaçlıyordu İngiliz emperyalizmi? Kendi milli kimliğini güçlendiren bir toplum, sömürgecilerin işine değil, korkusuna yarar.
Gerçek şu ki Atatürk, emperyalizmin Anadolu’daki planlarını bozan adamdır. Bu yüzden hayatı boyunca Batılı devletlerin hedefinde olmuştur. Bugün bile ona saldırılmasının nedeni budur.
“İngiliz ajanı” iftirası ise tarihsel gerçeklikten değil, ideolojik öfkeden beslenen ucuz bir propagandadır. Sosyal medya sloganlarıyla yürür. Ama gerçekler inatçıdır:
Bir millet işgal altındayken ayağa kalktı. Saltanat çökerken Cumhuriyet kuruldu. Dağıtılmak istenen bir ülke bağımsız oldu.
Bunu yapan kadroya “emperyalizmin piyonu” demek, en hafif tabirle akıl tutulmasıdır.


Yorumlar (0)
Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Bırakın