2022 yılında temelleri atılan ve kısa sürede Türk alternatif rock sahnesinde nev-i şahsına münhasır bir alan açan Smokin, ilk albümleri "Anlatılacak Çok Şey Var" ile yakaladığı güçlü ivmeyi taze tutmaya devam ediyor. Geniş bir müzikal yelpazeden beslenen, sound’larında hem yerli rock ekolünün hem de caz/progresif müziğin dehalarının izlerini barındıran grup; hızlı tüketim çağında "kalıcılığı" hedefliyor.
Yakında yayınlayacakları iki yeni şarkının kayıt sürecinde olan Smokin üyeleriyle; kuruluş hikayelerinden eklektik ilham kaynaklarına, albümün mutfağından sahne enerjilerine uzanan derinlikli bir söyleşi gerçekleştirdik.
Bir İsmin Ötesinde: Kurulma Aşaması ve Kadro
Smokin grubunun 2022 yılındaki kuruluş hikâyesi tam olarak nasıl gelişti ve bugünkü kadro nasıl bir araya geldi?
Smokin: Grubun temelleri 2022 yılında Nurettin Dobra, Giray Yusuf Arslan ve Furkan Yıldız tarafından atıldı. Kuruluşumuzun üzerinden çok kısa bir süre geçmişti ki, Furkan Dobra ve Hüseyin Dobra’nın da kadroya dahil olmasıyla taşlar yerine oturdu ve grup bugünkü dinamik yapısına kavuştu.
Peki, neden "Smokin"? Bu ismin arkasında özel bir anlam, derin bir alt metin veya hikâye gizli mi?
Smokin: Aslında çok dramatik bir hikayesi yok. Tamamen grup olarak estetiğini, duruşunu ve tınısını hoşumuza gittiği için bu ismi seçtik.
"Masallar"dan İlk Albüme Uzanırsa: "Anlatılacak Çok Şey Var"
İlk tekliniz "Masallar"dan ilk albümünüze kadar geçen o olgunlaşma sürecini nasıl özetlersiniz?
Smokin: İlk teklimiz “Masallar”ın kayıt sürecine girdiğimizde, aslında diğer iki şarkımızın da aranjesi büyük ölçüde netleşmişti. Bu sayede 2024 yılı içinde ilk üç şarkımızı arka arkaya dinleyiciyle buluşturabildik. 2025 yılının başı ise bizim için tamamen albüm dönemi oldu. Yaklaşık 8 aylık yoğun bir süreçte, daha önce yazılmış fakat aranjesi tamamlanmamış parçalarımızın üzerine düşerek albümün omurgasını oluşturduk.
Peki, bu emeğin karşılığı nasıl döndü? "Anlatılacak Çok Şey Var" albümü dinleyiciden nasıl tepkiler aldı?
Smokin: Albümün hemen ardından bir lansman konseri düzenledik ve dinleyicilerimizden oldukça yüksek, çok olumlu geri dönüşler aldık. En önemlisi de albümde anlatmak, aktarmak istediğimiz o ham duyguların dinleyiciye doğrudan geçtiğini görmek bizim için en değerli ödül oldu.

Albümdeki sekiz şarkı arasından, "İşte Smokin'in karakterini, ruhunu en iyi bu parça yansıtıyor" diyebileceğiniz bir eser var mı?
Smokin: Açıkçası buna karar vermek, aralarından birini cımbızla çekmek bizim için çok zor. Albümdeki şarkıların her birine ayrılmaz bir bütünün parçası olarak yaklaşıyoruz. Her parça, grubun karakterinin farklı bir yönünü, farklı bir odasını temsil ediyor.
Sahne, Kimlik ve Alternatif Rock Sahnesindeki Konum
Türk alternatif rock sahnesinde kendinizi nasıl bir konumda görüyorsunuz?
Smokin: Kendimizi günümüzün o hızlı tüketilen, sabun köpüğü müzik akımlarının tamamen dışında konumlandırıyoruz. Bizim asıl amacımız anlık popülerlikler yakalamak değil; dinleyicinin yıllar sonra bile dönüp aynı hazla dinleyebileceği, zamansız ve kalıcı işler üretmek. Nihai hedefimiz de tam olarak bu: Yıllar sonra bile insanların hayatında iz bırakan şarkılarla anılmak.
Canlı performanslarınızın enerjisinden de övgüyle bahsediliyor. Sahnede dinleyiciyi tam olarak ne bekliyor?
Smokin: Sahnemize gelecek olan dinleyicileri bol enerji, yüksek tansiyon ve hareket dolu, heyecan verici bir performans bekliyor. Çünkü grup olarak sahnede yerimizde duramıyoruz ve bu sinerjiyi karşı tarafa geçirmeyi seviyoruz.
Yeni Sinyaller: Albüm Sonrası İlk Kayıtlar
10 Mart itibarıyla stüdyoya kapanıp iki yeni parça üzerinde çalışmaya başladığınızı biliyoruz. Bu şarkılar önümüzdeki yaz aylarında yayınlanacak. Albüm sürecinde "daha önce yazılmış fakat aranjesi tamamlanmamış" parçalardan bahsetmiştiniz; bu yeni iki eser o dönemden kalan ve demlenmeye bırakılan şarkılar mı, yoksa sıfırdan yazılan taze bir motivasyonun ürünü mü?
Smokin: Bu iki yeni şarkı, albüm sürecinden tamamen bağımsız olarak, sıfırdan yazıldı ve grupça birlikte aranje edildi. Yani geçmişten kalan değil, tamamen yeni bir motivasyonun ürünleri. Her iki parça da kendi içinde bambaşka dünyalar barındırıyor; konu, ritim ve melodi yönünden tamamen birbirinden ayrışan, kendilerine has karakterleri olan şarkılar.
Bu yeni parçalar, "Anlatılacak Çok Şey Var" albümünün kavramsal ve sonik bir devamı niteliğinde mi, yoksa Smokin için yeni bir dönemin, farklı bir sound arayışının ilk sinyalleri mi?
Smokin: Doğrudan albümün bir devamı niteliğinde değiller. Ancak bu, bizim için keskin ve tamamen yeni bir tarz arayışı anlamına da gelmiyor. Daha çok, grubun kendi müzikal çizgisi içinde doğal bir akışla filizlenen, mevcut sound’umuzun farklı katmanlarını ve yönlerini yansıtan parçalar diyebiliriz.

Mutfaktaki Eklektik Çatışma: İlham Kaynakları
Grup üyelerinin bireysel ilham kaynaklarına baktığımızda oldukça eklektik ve zengin bir yelpaze çıkıyor karşımıza. Bir yanda Mor ve Ötesi ekolü (Harun Tekin, Kerem Özyeğen, Kerem Tüzün), diğer yanda Alain Caron, John Petrucci ve George Duke gibi caz ve progresif müziğin dehaları... Bu kadar farklı disiplinin üretim sürecindeki çatışması ve uyumu nasıl gerçekleşiyor? Bu çeşitlilik sound’unuza nasıl yansıyor?
Smokin: Grup üyelerinin her birinin farklı müzik tarzlarına ilgi duyması ve stüdyoya farklı bakış açıları getirmesi, doğru yönetebildiğimiz sürece üretim sürecine inanılmaz bir zenginlik katıyor. Elbette zaman zaman fikir ayrılıkları yaşıyoruz; hatta bazı detaylar üzerinde günlerce farklı görüşlerde kaldığımız, tartıştığımız oluyor.
Ancak stüdyonun kapısından içeri girdiğimizde kişisel egoları tamamen dışarıda bırakıyoruz. Odağımıza sadece "SMOKİN"i aldığımızda, bu farklılıklar bir çatışma unsuru olmaktan çıkıp bizi besleyen en büyük güce dönüşüyor. Sonuçta ortaya çıkan sound da tam olarak bu çok sesliliğin, çeşitliliğin ve günün sonunda ortak bir paydada buluşma çabasının organik bir yansıması oluyor.
Bireysel İlham Kaynakları:
Giray: Harun Tekin, Etta James, Bill Withers, Sertab Erener
Furkan Yıldız: Kerem Özyeğen, John Petrucci
Nurettin: Cengiz Baysal, John Bonham
Furkan Dobra: George Martin Duke, John Novello
Hüseyin: Kerem Tüzün, Alain Caron






Yorumlar (0)
Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Bırakın