Nasıl oluyor da onca çektiğin acı , söylediğin laf, yaşadığın hayal kırıklığı her seferinde başa sarıyor?
Tüm bu söylemlerin ve planların uğraşların sonunda yeni bir hayal kırıklığı, yeni bir olmamışlıkla karşı karşıyasın. İlmek ilmek işlediğin planların nasıl çöp olduğuna şahit oldun. Herkes yapar da o yapmaz dediğin kişinin laflarını bir şekilde duydun. Güvendiğin o insanların aslında nasıl neşeyle konuştuğunu... Boş duvarlar izledin gecenin üçü beşi fark etmezken sadece bakakaldın. Bazen yolculukta bazen bir sınavın tam ortasında '' Nasıl söyleyebilmiş bunları ya?'' diye defalarca sordun kendine.. cevabının sende olmadığını bilmene rağmen defalarca sordun. Yeri geldiğinde en büyük cesareti de göstererek ilerlemeye çalıştın o aradığın, olmasını istediğin mutluluğa ulaşabilmek için..
Olmasını istediğin ne peki?
Mutlu bir yaşam...
Hep sahip olamadığın o mutluluğun hayalinde kayboluyorken elinden kayıp gideni fark etmedin. Büyük büyük konuşmayacağım sana elinde olan her şeyin kıymetini bil demeyeceğim ama bunca olmamışlığın sonunda fark etmedin mi? önemli olanın senin zamanın olduğunu..
Hep başkaları için verdin kendinden, başka biri mutlu olsun diye başka birinin işi ilerlesin diye başka birinin günü güzel geçsin diye başka birinin sorunu çözülsün diye... peki sen?
Sen hiç mutlu hissetmesi gereken kişi olmadın mı? Bırakın biraz nefes alsın denilmesi gereken kişi olmadın mı? oldun... Farkındasın bunun peki neden camı kapatıyorsun üstüne? kendini çepe çevre sarıp karanlığa hapsederken neden diğerleri çıksın diye açıyorsun bahçe kapılarını?
O yeşillik senin hakkın artık o çiçek belki sen gelirsin diye açtı o salıncak belki sen özgürlüğü kucakla diye var. Olmadı diye söylenerek daha ne kadar erteleyeceksin baharları? Bırak olmayan olmayacak, geçti. Yeniden ayağa kalkmadığın her an olmayanlar birikecek. Bu karanlık yordu bizi vazgeçelim mi artık?



Yorumlar (0)
Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Bırakın