Stiliyle Sinema Tarihine Damga Vuran Aktörler – II

Stiliyle Sinema Tarihine Damga Vuran Aktörler – II
  • 0
    0
    0
    0
  • Evet, ne diyorduk? Kostümleriyle hafızalarımızdan silinmeyen film aktörleri... ''Bölüm 2 mi?'' diyenler olacaktır. Onları da birinci bölümümüzü okumaya davet ederken kaldığımız yerden devam ediyoruz.

    Romeo and Juliet

    Baz Luhrmann’ın Romeo and Juliet isimli filminde, Leonardo DiCaprio’nun stiline ve oyunculuğuna hayran olmamak mümkün değil. Birçok farklı stil içerisinde gördüğümüz Leo’yu en beğendiğimiz filmlerin başında kesinlikle bu yapım yer alıyor diyebilirim.

    Blow Up

    Michelangelo Antonioni'nin başyapıtlarından biri olan Blow Up filmi, Londra’da yaşayan bir moda fotoğrafçısının nasıl giyinmesi gerektiğini daha o zamanlardan gözler önüne sermişti.

    Breathless

    Jean Luc Godard’ın unutulmaz yapıtlarından biri olan Breatless filmi, ünlü oyuncu Jean Paul Belmondo’yu tipik Fransız stilinden çok daha farklı bir noktaya taşıyarak bizleri de beyaz perdenin karşısında hayran bırakıyor.

    La Dolce Vita

    Savaş sonrası İtalya’sının en kendine özgü ve stil sahibi olan filmi La Dolce Vita, kesinlikle tüm zamanların en stil sahibi filmleri arasında yer almayı hak eden filmlerden biri diyebilirim. Frederico Fellini klasiği La Dolce Vita, günümüzde hala en kült filmlerden biri sayılıyor. Her karakterin kendine özgü stili sayesinde filmdeki kostümler de oldukça ilgi çekiyor. Marcello Mastroianni, şık takımlar, kol düğmeleri ve cool güneş gözlükleri tercih ederken Anouk Aimée’nin sofistike kostümleri, 1950’lerin ışıltısını ve 1960’ların stilini bir arada yansıtıyor. Filmi izledikten sonra Anita Ekberg’in yer çekimine meydan okuyan straplez elbisesi ve Trevi Çeşmesi’ndeki sahnenin etkisinden uzun süre çıkamamamız mümkün. 1962 yılı Akademi Ödülleri'nde ise Siyah-Beyaz Film Dalında En İyi Kostüm Tasarımı ödülünü almaya hak kazanmış bir film olarak listemizde yerini alıyor.

    Trainspotting

    Kostüm tasarımının Rachael Fleming'e ait olduğu Trainspotting filminde, Ewan McGregor’un skinny pantolonu, çizgili tişörtü ve unutulmaz adidas spor ayakkabılarıyla yıldızlaştığı film, 90’lı yılların İngiliz sokak stiline adeta ışık tutuyor.

    A Single Man

    Yönetmenliğini Tom Ford’un üstlendiği bir filmin stil sahibi olamayacağını düşünebilir misiniz? Tabii ki hayır. A Single Man filminde de Tom Ford moda sektöründe edindiği tecrübeleri iyi bir şekilde kullanıyor. Filmde mekan ve kostümler açısından muazzam bir renk uyumu yakalayan Ford, George (Colin Firth)'un jilet gibi takımları ve komşu ve kızının kıyafetleri özellikle gözümüze çarpan detaylardan biriydi.

    The Godfather

    Don Vito Corleone olmak için cesur bir yüreğiniz olması yeterli değil. Aynı zamanda ''Baba'' gibi giyinmeyi de bilmelisiniz. Filmde karakterleri bu kadar asil ve şık gösteren şeyin kostümler olduğunu söylersek bence yanılmış olmayız.

    Fight Club

    Fight Club filminin efsane kostüm tasarımcısı Michael Kaplan sayesinde, Brad Pitt'in filmde canlandırdığı "Tyler Durden" ile sinema tarihinin en iyi giyinen film karakteri seçilmiş olmasının tesadüf olması pek mümkün değil. Keza Brad Pitt’in kırmızı deri ceketini ve kürklü parkasını hatırlamamak mümkün mü? Konu olarak tüm seyircileri şaşkına uğratan film, renkli ve karmaşık stiliyle de göz doldurmayı başarmıştı.

    Reservoir Dogs

    ''Ben takıma takım demem 5 adet olmayınca.'' düşüncesini akıllara getiren Reservoir Dogs filminin bütçesi o kadar düşüktü ki oyuncuların birçoğu kostüm olarak kendi kıyafetlerini giydi; Chris Penn’in (Nice Guy Eddie) giydiği eşofman üstü bunlardan biri. Filmin sembolü haline gelen siyah takım elbiseler, tasarımcı tarafından Amerikan suç filmlerini çok sevmesi sebebiyle ücretsiz verildi. Steve Buscemi (Mr. Pink), takım elbise pantolonu yerine kendi siyah kotunu giydi. Fakat bu film sayesinde bir kez daha anlamış olduk ki basit bir siyah beyaz takımla ne kadar da stil sahibi olunuyor. Tabii bu başarının arkasında  Harvey Keitel, Tim Roth, Steve Buscemi, Michael Madsen, Quentin Tarantino gibi isimlerin olması da cabası.

    8½ (Otto E Mezzo)

    Otto e Mezzo (8 ½), siyah- beyaz sinematografi filmdeki monokrom kostümleri harika bir şekilde yakalarken Marcello Mastroianni’nin hem oyunculuk hem de stil anlamında yıldızlaştığı yapımlardan biri olarak bilinmekte. Siyah takım elbisesi, ince kravatı, beyaz gömleği ve gözlükleriyle 60’lı yılların en şık erkeğini temsil eden Mastroianni, film boyunca kendine özgü çizgisinden hiç vazgeçmiyor. Kaynak 1, 2

    Yorumlar (0)

    Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

    Yorum Bırakın

    Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.