Okunma Sayısı: 664
  • 11
  • 0
  • 1
  • 4

Genç Yaşta Başarıyı Yakalayan Tash Sultana İle Röportaj


Genç Yaşta Başarıyı Yakalayan Tash Sultana İle Röportaj

*Bu röportajımızı yazarımız Ceren Durmaz gerçekleştirmiştir.*

Kendi yatak odasında “Jungle” isimli şarkısını seslendirdiği videoyla birlikte dikkatleri üzerine çeken ve sonrasında hızla üne kavuşan Avustralyalı genç müzisyenle yaptığımız röportajı aşağıya bırakıyor ve keyifli okumalar diliyoruz. 

You can also find the English version at the end.

1. Neredeyse 10’dan fazla enstrüman çalabildiğini biliyoruz, aynı zamanda da daha sadece 24 yaşındasın ve buna rağmen müzik dünyasında inanılmaz hızlı bir başarı yakaladın. Tüm bunlar nasıl gelişti bize anlatabilir misin? 

Daha 13 yaşındayken açık mikrofon gecelerinde çıkmaya ve “gruplar arası savaş (battle of bands)” etkinliklerine katılmaya başlamıştım. Liseyi bitirdikten sonra da sokak sanatçılığı yapmaya başladım. Sokak sanatçılığı yaparken kimse sana vaktini ayırıp seni dinlemek zorunda olmuyor, bu yüzden insanların ilgisini nasıl çekeceğimi öğrendim ve sonrasında da kendime sokaktan organik bir kitle oluşturdum.

2. Bu hızlı başarı hayatını nasıl etkiledi? Herkesin gözü önünde olmanın sıkıntılarını yaşıyor musun?

İnsanların beni sokakta görüp tanımasına alışmam biraz zamanımı aldı ama tabii bu kariyerle birlikte gelen bir durum sonuçta. Yaptığım müziği dinleyip beni destekleyen insanlar olmasaydı yaptığım ve başardığım hiçbir şeyi bu seviyede yapıyor veya başarıyor olamazdım. 

3. Eğer yaptığın müzikten psikedelik ve alternatif rock olarak bahsedecek olursak ilham aldığın sanatçılara kime örnek verebilirsin?

Yeni ve eski akımlardan sürekli olarak ilham alıyorum. Erykah Badu, Anderson Paak, Nina Simone, Nai Palm, Amy Winehouse, Frank Ocean, John Butler… Bu isimler şu an aklıma gelen birkaçı. 


4. Dinlenme sayılarına baktığında kırılma noktan olarak “Jungle” şarkısını söyleyebiliriz, peki sence bu şarkının bu kadar ilgi görmesinin sebebi ne olmuş olabilir?

Bu şarkı beni gerçekten de gündeme getirdi ve bundan dolayı hep minnettar olacağım. Açıkça söylemek gerekirse gerçekten bu şarkının niye bu kadar ilgi çektiğini ve beni buralara nasıl getirdiğini ben de bilmiyorum ama dediğim gibi, böyle olmuş olmasından dolayı çok minnettarım. 

5. Yaptığın müziğin tarzını psikedelik ve alternatif rock diye tanımlamış olsak da görüyoruz ki son albümün “Flow State” jazz ve soul tarzlarından da çokça beslenmiş. Bize biraz bu albümün ortaya çıkış sürecinden bahsedebilir misin?

Ben de “akış durumu” teriminin farkına naturopath’im (doğal tıp ve tedavi uygulayan kişi) sayesinde farkına vardım. O bana “akış durumu” terimini duyup duymadığımı soruyordu ve ben de duymadığımı söylüyordum. O da bana bunun çok sevdiğin bir şeyi yaptığında senin sürecin haline gelmesi olduğunu söyledi. Mesela maraton koşucusu olan biri, o sadece koşmuyor, her şey haline geliyor, bundan ruhsal olarak bile zevk almaya başlıyor. Ressamlar resmini yaptıklarında ve kendileri de o resim olduklarında akış durumuna ulaşmış oluyorlar. Ben de müziğimi yaptığımda, yeni bir şeyler yarattığımda, gitar çalıp şarkı söylediğimde akış durumuna ulaşmış oluyorum ve aslında tüm albüm de akış durumumun erişim noktasıydı. Parçaları sadece çalmak için çaldığım bir sürü boktan kayıt denemesi geçirdim. Sonra oraya gittiğim gerçeğini algıladığım anlar oldu, boktan olan deneme sadece bir denemeydi. Mesela “Harvest Love” parçası, eski zamanlardaki gibi, kendi salonumda canlı kaydettiğim bir parça. “Pink Moon” parçasını tek seferde kaydettik, sonra kaydını düzelttik ve en tutkulu, en acı verici kısmı elde ettikten sonra “İşte bu!” dedik. “Mellow Marmalade” de tek seferde kaydı alınan bir parçaydı, intro ve outro kısımları tek seferde alındı. 

6. Albüm kapaklarındaki görsel çalışmalarının da ayrı bir seviyede olduğunu söylememiz lazım. Bu kapakların tasarımları yapılırken hangi fikirlerden etkileniyorsun? 

Zihnimde albüm kapağının nasıl olacağıyla ilgili bir öngörü oluyor ve her zaman bu çalışmanın, albümün genel temasını yansıtmasını veya albümde bulunan şarkılardan parçalar bulundurmasını istiyorum.

7. Senden genelde “tek kişilik grup (one-person band)” diye de bahsediliyor, ileride başkalarıyla da bir grup olarak çalışmayı düşünüyor musun?

Bir sonraki albümde tamamen bir grupla birlikte olacak ve tekrar konser verebilmeye başladığımızda onlarla birlikte bir tura çıkacağım.

8. Bizimle röportaj yaptığın için çok teşekkür ediyor ve son sorumuza geçiyoruz. Türkiye’de birçok dinleyicin var, tüm bu virüs olayları son bulduğunda turlarının birinde ülkemize de gelmeyi planlıyor musun?

Yakın bir gelecekte Türkiye’ye gelmeyi çok isterim, çünkü oraya turla birlikte daha önce gelmedim ve yeni yerlerde konser vermeyi her zaman çok sevmişimdir.

 

 

Tash Sultana’ya bir kez daha buradan Listenary ailesi olarak teşekkürlerimizi ve sevgilerimizi iletiyoruz!