Kendimizle Olan Çelişkilerimiz, Bilişsel Uyumsuzluk

Kendimizle Olan Çelişkilerimiz, Bilişsel Uyumsuzluk
  • 8
    0
    0
    3
  • Sosyal psikolog Leon Festinger’in bilişsel uyumsuzluk teorisi, sosyal psikoloji tarihinde en önemli ve etkili teorilerden biri olarak görülmektedir. Festinger, 1957 yılında bireyin inandığı şey ile bu inanca karşı çıkan bilginin tutarsızlığı nedeniyle ortaya çıkan ve psikolojik olarak rahatsız edici bir durum olan "Bilişsel Uyumsuzluk" teorisini tanımlamıştır. Bilişsel uyumsuzluk karar verme eylemi sonrasında yaşanabilen, psikolojik olarak rahatsız edici bir durumdur. Bireylerin tüm eylem ve davranışları, bilinçli ya da bilinçsiz olarak bir karar verme işlemidir. Karar verme davranışı, yaşamın her aşamasında kendini gösterir ve karar vermenin söz konusu olduğu her durumda bilişsel uyumsuzluk yaşama olasılığı vardır. Birey bu durumda bilişsel çelişkiyi ortadan kaldırma ya da hafifletme eğilimindedir.

    Bilişsel çelişki/uyumsuzluk kuramında her eylemin üç ana unsuru vardır:

    • tutum  (attitude)
    • inanç (belief, not religion)
    • davranış (behaviour)

    İnançlarımız, sorgulamadığımız temel kabullerimizdir. Bunlar en derindeki değerlerimiz aracılığıyla davranışa yansır. Dünyayı ve olayları inanç ve değerlerimize göre algılar ve yorumlarız. Bu nedenle insan temel inançlarıyla çelişen yeni bir durumla karşılaştığında gerginlik yaşar. Bu inancın bedeli ne kadar ağırsa, kişinin inançlarını değiştirerek bu çelişkiyi çözmesi o kadar zorlaşır. Dolayısıyla, kişi ortaya çıkan durum veya olguyu reddetme, yalanlama ve değiştirme yoluna gider. Bu arada kendi inancında olan insanların desteğini arayarak başkalarını ikna etmeye ve taraftar toplamaya çalışır.

    Bilişsel çelişki kuramı, insanların kendi beklenti ve tutumlarıyla gerçek dünya arasında sürekli olarak uyum aradıkları esasına dayanır. Bu nedenle insanlar bir çelişkiye düştüklerinde kabullerini ve davranışlarını uyumlu hale getirerek bu çelişkiyi azaltmaya çalışırlar. İçsel huzur için bu üç unsurun birbiri ile uyumlu olması gerekir. Aksi halde bilişsel çelişki (cognitive dissonance) ortaya çıkar. Kişi bu duruma belli bir süre katlanabilse de, orta ve uzun vadede bir çözüm bulmak zorunda kalacaktır.

    Örneğin, tatlıyı seven ve diyet yapmaya karar veren bir insan, Festinger’e göre kendisine tatlı ikram edildiğinde yaşadığı çelişkiyi üç yolla azaltabilir (cognitive dissonance reduction):

    Birincisi, kavrama yüklediği anlamı, dolayısıyla davranışını değiştirebilir. "Tatlı bana zararlı" der ve tatlı yemekten bütünüyle vazgeçer. İkincisi, karşılaştığı duruma yüklediği anlamı değiştirebilir. "Arada sırada kaçamak yapmanın bir zararı yoktur" der. Üçüncüsü, tutumunu veya aldığı kararı yeni kavramlarla yorumlayarak davranışını meşrulaştıracak koşullar oluşturur . "Günde yarım saat egzersiz yaparım ve tatlı yeme hakkımı kullanırım" der ve tatlıyı yer. Zihinsel çelişkiyi önlemek ve gerginliği azaltmak için en sık ikinci yöntem kullanılır. Bu durumda kişi durumu yeniden ve farklı bir şekilde yorumlar. Örneğin, sigaranın zararlı olduğu gerçeğini reddedemeyen bir annenin şöyle dediğini duydum: "Hayatım o kadar düzenli ve iyi anne olmak için o kadar çok çaba harcıyorum ki, bu kadarcık yanlış yapma hakkını kendime veriyorum."

    Bilişsel uyumsuzluk kuramı özellikle pazarlama alanında yaygın kullanılan bir tekniktir. Yukarıdaki örneklere benzer bir durum ürün deneme standları için de geçerlidir. Ürünü denedikten sonra fikriniz sorulur. Ürünü beğendiğinizi söylerseniz, kendinizi satın almak zorunda hissedebilirsiniz, ürüne ihtiyacınız olmasa bile. Nezaket gereği dahi böyle söyleseniz, beyan ettiğiniz düşünceleriniz ve pratiğiniz arasında bir çelişki oluşacak ve bu sizi rahatsız edecektir. Tutarsız görünmemek adına belki de hiç ihtiyacınız olmayan ve sonrasında aldığınıza pişman olduğunuz bir ürün satın alacaksınız.

    Peki Bilişsel Çelişkiyi Aşabilir Miyiz?

    İnançları yıkmak çok zordur. Einstein'ın sözü benzetme değil, gerçektir. "Önyargıları parçalamak, atomu parçalamaktan zordur".

    İnsanlar inançlarına aykırı bilginin verildiği kanallara karşı kulaklarını ve gözlerini kapatırlar. Onları yalancı ve güvenilmez olarak niteleyip, kendilerini zor durumda bırakacak ve cevap veremeyecekleri ayrıntılara hiç girmeyip, iddiaları tümden geçersiz kılarlar. İnsan inandığı şeylere neden inandığını sorguladığında, gerçekten neden bu inanca sahip olduğunu pekiştirir veya geçersizliğinin farkına varır. Her iki durumda da öz farkındalık gerçekleşmiş olur ve çelişkinin sebep olduğu rahatsızlığı minimum düzeye indirgeyebilir. 

    İnanca aykırı bilginin geldiği kaynağın güvenilirliği (credibility) önem taşır. Bu nedenle sağlam kaynaklar üzerinde eski bilgi ile yeni bilgiyi karşılaştırıp eylem üzerinde efektif bir değerlendirme yapılırsa çelişkiyi çözmek adına önemli bir adım atılmış olunur.

    Sonuç olarak, bizi her alanda, özellikle tüketim toplumu olarak üzerimize çökmüş bu teori, bireyin sorgu-inanç ve davranış-tutum arasındaki dengeyi olması gerektiği biçimde kuramaması sonucu bir zaaf haline gelmiştir. Temel prensiplerimiz ve inançlarımızı arkası sağlam bir biçimde içselleştirmişsek, bunun davranışlarımıza yansıma ihtimali daha yüksektir. Kaçınılmaz bir gerçek olsa da insan önce kendisiyle yüzleşmelidir. Ancak bu şekilde hem içsel hem de dışsal bariyerlerden sıyrılarak kendi hareketlerimizi sergileyebilir, kukla olmaktan kurtulabiliriz.

     

    Kaynak:

    Yücel, E , Çi̇zel, B . "Bilişsel Uyumsuzluk Teorisi Üzerine Kavramsal Bir İnceleme: Satın Alma Perspektifi" . Journal of Yaşar University 13 (2018 ): 150-163 <https://dergipark.org.tr/en/pub/jyasar/issue/37384/347996>

    Festinger, L. (1962). Cognitive dissonance. Scientific American, 207

    https://eksisozluk.com/bilissel-celiski-kurami--2096616

    https://www.baltasgrubu.com/secilmis-yazilar/bilissel-celiski-ve-guncel-siyaset.html#:~:text=%C4%B0nsanlar%20temel%20inan%C3%A7lar%C4%B1%20ile%20%C3%A7eli%C5%9Fen,hipotezini%20iki%20temel%20%C3%BCzerine%20oturtmu%C5%9Ftur.


    Yorumlar (0)

    Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

    Yorum Bırakın

    Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.