Okunma Sayısı: 199
  • 2
  • 0
  • 0
  • 0

İki İnsanlık : Anlayan Ve Gören


İki İnsanlık : Anlayan Ve Gören

Tanrı , insanoğlunu yarattığında üç duyuya önem verdi. Bu üç duyu hayatımızın önemli noktası olmaya başladı. Üç duyu ise kalp , göz ve gönül idi . Kalp , yaşam ve ölüm arasında bağlantı kuran bağdı. Göz, hayatımızı fotoğraf ya da film çekimi gibi işlerde kullanmamızı sağladı . Gönül ise sevgi ve saygı gibi soyut kavramların vücut bulmasını sağladı.

Çoğu insan gözünün gördüğüne inanır hale geldi. Vicdan ve empati kavramlarına pek önem vermedi. Empati yapmayan insanlar gözünün verdiği bilgi hazinesinden yararlandı. Burada hatalı seçim oldu. Hatalı seçimin getirdiği yanılgı ise gördüklerinin ardında gerçeklerin gizemi idi. Bunu göremedikleri için hayat onları vicdan ve empati yoksunu yaptı . Gördüklerinin üzerine karar verdiler. Kararlarını doğru zannettiler. Esas yanlış burada başladı. Yanlış karar verdiklerinin sonradan farkına vardılar. İş işten geçmiş yanlış karardan sonradan dönülmüştü . Sonuç ise anlamayı denemedikleri insanların kalbini kırmıştılar. İnsanlığımızın en büyük hatası gördüğüne inanıp ani karar vermesidir. Hiç empati yapmayı düşünmemesidir. Empati bilinçaltımızın birer farkındalık aracıdır. Gören insanlar sadece görmeyi tercih ettiği için empati ve vicdanı ikinci plana atarlar. İkinci plana atılan vicdan insanoğluna değersiz ayna gibi geldi . Değer verilmeyen vicdan aynası merhametinin kaybolmasını sebep oluyordu . Merhameti kaybolan insan sadece görmekle yetinir . Görmemek , beyaz duvarı içindeki resim tabloları gözlerinin görmemesidir. Yani insanlar gördüğünü ve duyduğuna inanır. Eski Çağlardaki insanlarda yapılan mucizelere gördüğü halde inanmamasıdır. Milenyum Çağda aynı hatalar işleniyor . Tarih yeniden tekerrür etmeyi bağışıklık kazanmıştır. Bu acımasız döngü kıyamete kadar sürecektir . Tanrı , insanlığın yaşamı hata yapmayı kodlama yapmıştır. Şimdi insanlığın ikinci kısmını incelemeye başlayalım . Anlayan insanlar , vicdan ve empatiye değer verirler . Çünkü gördüklerine inanmadan önce empati yaparak şüpheyle yaklaşırlar. Eğer karşısındaki insanın hata yapma ihtimalini sorgular. Empati yaparak o insanın duygularını bilinçaltında sorgular. Ona göre doğru karar vermeye çalışır. Bu konuda vicdanı da yardımcı olur. Olası ihtimalleri zihninde hesaplayarak o insanı anlamayı çalışır. Bilinçaltında vicdanında konuşur ve insiyatifler alır . O insanın duygusunu aklının odalarında yaşarlar . Vicdan ve empatiye değer verirler . Empati , anlayan insanların mimetikler  fazını kullanarak o insanları anlarlar. Bir nevi o insanın ruh haline bürünmesidir. Büründüğü insanın zihnindeki yaşadığı masumiyeti anlar.  Yaşadığı masumiyeti görünce çığlık atarcasına empatisini bitirir . Çünkü o insanı artık anlamıştır. Anlamaya başladıkça göründüğü gibi olmadığını fark eder. Gerçekte anlayan ve dinleyen insanlar dünyada azınlıktadır. Azınlıkta olan insanlar anlamayı tercih eden kesimdir. Empati, farkındalık ve vicdan konusunda kalbiyle hareket ederler. Mantıkları ise yeri ve zamanına göre kullanırlar. Dünyada ne kadar kötülük olsa bile iyiliği düşünen insanlar azınlığı temsil eder.

Unutma…! İnsanoğlu her şeyi anlamak için empati ve vicdan gibi hislerini kullan. Çünkü onları kullandığında gerçeği anlamak kolay olur. Anlayan insanları tanımamız lazım . Onlar samimiyete önem verir. Gören insanlar samimiyetsizliği pek düşünmez . İnsanlık bundan sonra seçim sana kaldı. Ve bu seçimi Tanrı verdi. Ya Anlayan İnsan Ol Ya da Gören İnsan Ol . 


Yorumlar (0)

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.

WANNART
Profilini oluşturmak, İçerik yazmak, İtibar Puanı Kazanmak İçin Hemen Şimdi Kayıt Olabilirsin! KAYIT OL!