"Yeni Anadolu" Tarzıyla Adından Söz Ettiren Emre Fel İle Röportaj | Listenary

"Yeni Anadolu" Tarzıyla Adından Söz Ettiren Emre Fel İle Röportaj | Listenary
  • 4
    0
    1
    1
  • Bu röportaj yazarımız Burak Çekiç tarafından gerçekleştirilmiştir.

    1-) Merhaba, nasılsınız? Umarız iyisinizdir. İlk olarak neler yaptığınızı sormak isteriz? Pandemi süreci sizi nasıl etkiledi ? Üretme anlamında size katkısı oldu mu? 

    Merhabalar, teşekkür ediyorum gayet iyiyim. Umarım sizler de iyisinizdir. Pandemi süreci oldukça zorlu geçti. Güneş görmeye o kadar alışığız ki, onca aydır dört duvar arası yaşam yeterince bunalttı bizleri. Tabi bunun yanında artıları da oldu. Birçok şey düşündürdü ve bunlardan kâğıda dökülenler oldu. “Bilmem Bu Yol Nereye Çıkar”, yeni çıkacak olan “Deli Sevda” ve zaman ilerledikçe duyacağınız yine birçok şarkı bu zorlu zaman dilimi içerisinde kaleme alındı. Hâlâ bir yandan devam ediyor yazma eylemim ve daha da edecek gibi. 

    2-) Yeni Anadolu ismini verdiğiniz bir tarz geliştirdiniz ve bu isimle bir de EP çıkardınız. Nedir bu Yeni Anadolu? Bize biraz bahseder misiniz.

    2016 senesinde müzikle tanıştım ve uzunca bir zaman derin bir arayış içerisine girdim. Oldum olası retro adına ne varsa ilgi duyduğumdan, bu durum dilime ve kalemime yansıdı. Müzik türü olarak da türkü ve rock müziğe ayrı bir ilgim vardı. Bir gece gördüğüm rüya sonucunda bu iki dalı harmanlama fikri geldi aklıma. Bunun eski dönemde Anadolu Rock adı altında yapıldığını biliyordum ama istediğim şey bir dalı tam anlamıyla devam ettirmek değildi. Kendi sanatımı yaratmak ve buna farklı bir isim koymak istiyordum. “Yeni Anadolu” demek istedim bu tarza. Sonrasında o tarzın hakkını vermek adına eserler oluşturup deneme yanılma yapmak istedim. İçerisinde benim ve sanatımın duyulmasına en büyük katkıyı sağlayan “Merhabalar” isimli bestemin de olduğu 5 şarkılık bir EP hazırladım ve bu isteğim olumlu şekilde sonuçlandı. Peki nedir “Yeni Anadolu”? Kısaca anlatmak gerekirse; yeni nesil nostalji durağı. Sözleri o dönemin dili ve kültürü ağırlığında müziği ise bu dönem eserleri havasında. Amaç ise; eski ve yeni müzik kültürünü harmanlayarak her iki tarafın da zevk ve kafa yapısını bir çerçevede buluşturmak. Böylece özden kopmadan ve anımızın harmanı ile farklı bir his uyandırmak. Eskiye özlem haliyle artmakta fakat günümüzden de kopmamak gerek. Bu düşünce ve tür ile de bir nevi merhem etkisi yaratmak istedim. 

    3-) Kısa süre önce “Bilmem Bu Yol Nereye Çıkar” isimli bir şarkı çıkardınız. Şarkının klibinde sizi yolda, sanki bir arayışta gördük. Klibin ve şarkının hikayesi nedir? Bize ne anlatmak istediniz? 

    Yazdığım şarkıların hikayelerini bazen aşk, arkadaşlık, aile gibi kavramlar üzerinden açıkça belli ediyorum, bazen de dinleyiciler tarafından anlaşılmasını bekliyorum. “Bilmem Bu Yol Nereye Çıkar” isimli bestemde açık bir dille dinleyicilere mesaj veriyorum. Sözler bize; benliğimizden kopmamamız, devrilsek bile kalkmasını bilmemiz gerektiğini, nasıl yaşarsak yaşayalım doğduğumuzda bize verilen o saflığı gönlümüzden silemeyeceğimizi ve olduğumuz kişiden kaçamayacağımızı anlatıyor. Zaman geçer insan değişir, birçok şey dener ve denediği şeylerden ders çıkarır ve ona göre çizer yaşamını. O çizgiler öyledir ki, sanki ince bir ipte yürürmüş hissi verir ona. Düşersek tekrar çıkarız üstüne ama koptuğu zaman ne kadar bağlarsan bağla aynı sağlamlığını vermeyecektir. İnsan doğar, zaman içerisinde gelişimini tamamlar ve en sonunda hayale veda eder. Ben de derim ki; Doğdun güzelsin, dolsun omuz arasındaki kağnı. Boş tenekeden ses çıkar, güzel eyle vedânı. 

    4-) Merhabalar şarkısı dinleyiciler tarafından çok beğenildi. Herkes kendince yorumladı bu şarkının anlamını. Bu şarkıda Emre Fel neye “Merhabalar” dedi?

     “Merhabalar” aslında yeni bir başlangıç benim için. Şarkının anlamını benden duymadığınız sürece tahmin etmeniz çok zor. Şarkıda bir hikaye var elbette ama göründüğü gibi bir aşk hikayesi değil. Merhabalar aslında benim müzik dünyasına atıldığım ilk dönemlerde yaşadığım yoğun duygu ve düşünce evresinin bir meyvesi. Bu şarkıda kullandığım tekniği daha sonra birçok şarkımda da kullandım. Daha önce dediğim gibi; bir konu belirleyip, o konuyu aşk, arkadaşlık, gönül işi ve iş hayatı üzerinden kaleme alıyorum. Bu şarkı benim bu teknik ile yazılmış ilk bestem. Müziğe yönelmeden önce futbol ile ilgileniyordum ve tek odak noktam futboldu. Oldukça da güzel ilerliyordum. Ta ki müzik ile tanışana kadar... 2013 senesi liseye başladığım ilk sene ve lise hayatımın başından 2016 senesine kadar her müzik dersinde ısrar üzerine en az bir şarkı söylerdim. 2016 senesinde müzik öğretmenimin yoğun isteği üzerine bir gitar edindim ve 5 ay sonra ilk şarkımı yazdım. Bu olay benim bir anda futboldan uzaklaşmama ve tamamen yabancısı olduğum müziğe yönelmeme neden oldu. 3 sene boyunca müzikte farklı bir şeyler yapma arayışında oldum ve “Yeni Anadolu” adını verdiğim bu tarzı ortaya çıkardım. Devamı ise “Merhabalar”... 

    Şarkının kendi içerisindeki hikayesi ise şöyle; Bir adam var ve bir kadına deli divane aşık. Öylesine sevdalı ki evine uğramak dahi istemiyor, sürekli kadına uzaklardan bakmak ile yetiniyor. En sonunda bir dostun yardımı sayesinde kadınla konuşma fırsatı yakalıyor ama konuşma pek de istediği gibi gitmiyor. Kadın arkasını dönüp evine ilerliyor, adam da kısa süren şaşkınlık sonrası mutlu olamayacağını anlayarak ev yoluna koyuluyor. Daha sonra kadın adama sesleniyor ve o umut tekrar yeşeriyor. Kadın kendisinin de aslında onu istediğini, fakat onun kadar cesaret sahibi olmadığını söylüyor. Bu olaydan sonra ön yargılı olup mutsuz olmaktansa deneyip mutsuz olmayı yeğliyor ve adamla beraber olmayı seçiyor. Hikayedeki adam benim, kadın müzik, adamın sevda işinden dolayı uğramadığı evi futbol, ve hikâyedeki dost ise müzik öğretmenim. Futboldan uzaklaşıp müziğe sevdalandığım ilk zamanlar oldukça zorlayıcıydı, çünkü müzik namına hiçbir şey bilmiyordum. Geride bıraktığım şey ise bilmenin ötesinde ezberlediğim bir şeydi. Bu yüzden hikâyede anlatıldığı gibi uzaktan izliyordum müziği. Sonrasında müzik öğretmenim sayesinde aldığım gitar ile müziğe yakınlaştım ve onunla buluştum. Adamın hislerini kadına söylemesi ve kadının onu ters tepmesi olayı “Merhabalar” şarkısına varana kadar yapmış olduğum birkaç şarkıdan güzel dönüş alamamış olmam. “Bilemezler”, “Silemezler” de, bir şeyin olacağı varsa olur anlamına geliyor. Kadının geri gelmesi şarkının sizlere sunulduktan sonrasının öngörüsü. Çünkü elimdeki en büyük ve son kozdu. Olmasa ne yapardım bilmiyordum ama olacağına gerçekten inanıyordum. Kadın o yüzden geri dönüyor. Bu aşkın gerçekten olacağını düşündüğüm ve hissettiğim için. Şu an birçok insan beni bu şarkı ile tanıyor ve bu durum beni çok mutlu ediyor. 

    5-) Hem tarzınızda hem de şarkılarınızda yer yer Barış Manço ve Cem Karaca gibi üstadların izlerini görmek mümkün. Kendinize örnek aldığınız isimler var mı? 

    Elbette var. Bahsettiğiniz ustaları ve o dönemdeki birçok güzel insanı dinleyerek bu tarzı oluşturdum. Yaptığım iş o dönem ile bu dönemi birleştirmek. Anadolu rock bu dönemde çıkmış olsa nasıl olurdu diye kendime sorduğumda bu tarz ve eserler ortaya çıktı. O güzel insanlardan etkileniyorum fakat onların yanında o döneme ait yabancı rock sanatçıların ve grupların parçalarını da dinleyip sentezliyorum. Bu olayı oldukça titiz bir şekilde yapıyorum çünkü amacım bir kopya oluşturmak değil ve hiçbir zaman olmadı da. Amacım unutulmaya yüz tutmuş Anadolu Rock dalını kendi düşünce ve duygularım ile bu döneme uyarlamak. “Yeni Anadolu” kanalını çok seviyor, saygı duyuyorum. İnanıyorum ki ben nasıl o güzel insanlar ve ortaya çıkardıkları sanat kaybolmasın diye uğraş veriyorsam, benden sonrakiler de “Yeni Anadolu” dalına sahip çıkıp onu devam ettirme uğraşı içerisinde olacaklar. 

    6-) Şarkıları kendi tarzına göre coverlamak herkesin yapabileceği bir iş değil. Size ait olan şarkılarınızın yanı sıra coverladığınız şarkılar da dinleyicinin beğenisini kazanıyor. 80’li yıllara damga vuran şarkı “Sen Aslıdan da Güzelsin” bunlardan bir tanesi. Cover yapacağınız bir şarkıyı nasıl seçiyorsunuz? 

    Aslında kendi yazdığım şarkılar dışında farklı şarkılar okumayı çok istemiyorum. Fakat ara ara öyle şarkılar kulağıma geliyor ki “ah keşke bunu ben yazsaydım" diyorum. Sonrasında, “evet bu şarkıyı yazan ben değilim ama bunu okumak istiyorum” diyorum ve kendimi mikrofonun başında buluyorum. “Sen Aslı’dan da Güzelsin” bunlardan bir tanesi. O şarkıyı okurken huzur doluyorum ve bu yüzden şarkı konser repertuvarımın demirbaşı. 

    7-) Geleceğe dair ne gibi planlarınız ve hedefleriniz var? Yakın zamanda bizi bekleyen başka şarkılar da var mı?

    İleriye yönelik elbette birçok planım var fakat planlarım genelde kafamın içinde saklı oluyor. Çok fazla dillendirmek istemem ama çok güzel düşüncelerle dolu olduğumu söyleyebilirim. Yeni şarkılar konusuna gelecek olursak, çok yakında daha önce de bahsettiğim gibi kayıtlarını yeni bitirdiğimiz “Deli Sevda" isimli bir şarkı geliyor. Valla ne yalan söyleyeyim oldukça heyecanlıyım. 

    8-) Yolunuza Yeni Anadolu tarzında mı devam edeceksiniz yoksa farklı türlerden çalışmalara da yönelecek misiniz? Mesela ilerde sizden bir düet duyabilir miyiz? 

    Elbette kendi oluşturduğum tarzı devam ettireceğim. Gayet mutlu hissettiğim ve devamı ile sonunu görebildiğim bir tarz. Düet konusunda ise şuan için net bir düşüncem ve cevabım yok.

    9-) Şarkılarınız her yaştan insan tarafından dinleniyor. Müzik alanında kendini geliştirmek isteyen kişilere ne gibi önerileriniz olur?

    Ah bu benim için oldukça duygusal bir durum. İlkokul çağlarındaki çocuklardan, Anadolu zamanlarını görmüş, yaşamış insanlara kadar uzanan bir çizgi var ve bu anlatılamaz bir duygu. İsteğim o iki nesli buluşturmak ve keyifle dinlemelerini sağlamak olduğundan bu durum beni çok mutlu ediyor. Henüz kendini göstermemiş ve bizim görmediğimiz bir sürü yetenekli insan var. Belki görünmek istemiyorlar, belki de göründükten sonra ne yapacakları hakkında fikirleri yok. Ama eminim ki bu işte çok çok iyiler, ve bir de iyi olmak isteyenler var. Sadece bir an. O anı ve farkını koyma kavramını yakalamak tüm mesele. Defalarca denemek. İşini özenli ve düzenli yapmak, kendinin farkına varmak. Her şeyden önce saygı tabi. İşine saygı duymak... Yola çıktığımdan beri böyle ilerliyorum ve çok şükür bir pişmanlığım olmadı. Dinleyicilerimden gelen, gözüme takılan her güzel mesajda; “iyi ki bu yolu seçmişim" diyorum. Neden sizler de demeyesiniz? Bu söylediklerim sadece müzik için değil, isteğiniz ne ise ona. Her yıldız görünmek ister gökyüzünde fakat sen dünyaya en yakınını görürsün. Belki görünenden daha büyük olan sırf uzakta diye küçük görünüyordur gözüne. Bunu sen bilemezsin o sana kendini gösterene kadar. Aslında tüm olayın bu olduğunu düşünüyorum. Sen kendini gösterene kadar kimse seni görmez. Görünmelisin. 

    10-) Röportajımızın sonuna gelirken sorularımızı cevapladığınız için sizlere tekrardan teşekkür ediyoruz ve Listenary’nin mottosu “Songs to discover today” için takipçilerimizle başarılı bulduğunuz 3 albümü paylaşmanızı rica ediyoruz.

    Ben teşekkür ediyorum, oldukça keyifliydi benim için. Umarım cevaplar soruların hakkını vermiştir diyerek albüm isteğine yönelmek istiyorum. Aslında birçok albüm var ve muhtemelen bu röportaj sonlandıktan sonra “keşke bunu da yazsaydım, neden aklıma gelmedi” gibi şeyler diyeceğim. Bu tahminimin olma ihtimalini en aza indirgemek adına; 

    1. Cem Karaca/Moğollar – 2.2.1973 Ankara 

    2. Daft Punk – Random Access Memories

     3. Pink Floyd – The Dark Side Of The Moon


    Yorumlar (1)
    Yorum Bırakın

    Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.