'' Kendini var etmenin etiği ''
Nedir sizce ? Bir başkasına baskın çıkan bir despot olmak mı ? Süngerler mi ? Ben buradayım diye bağırabilmek adına söylenen sözcükler ? Ya da çok daha uzak bir profil çerçevelemek mi ? Stratejik olarak kendinizi bir yere konumlandırmak , sizi gerçekten var eder mi ? Kendinizi tüylü bir kalemle anlattığınız zaman , yazdığınız anlam değişir mi mesela ? Ya da renkli renkli kalemlerle yazılmış bir hayat hikayesi , içeriğin yüzde kaçıdır ? Olduğumuz noktada çırılçıplak benliklerle durduğumuzu fark etmek için kaç paslı zırh gerek gözlerimizin önüne ? Kuşanmanın verdiği güvenle beraber saldırdığımız yüzlere karşı , gözlerden ve bakışlardan bizleri korumaya yeter mi buncası ? Bir yağmurun altında ıslanmaya benzetirim bazı olguları . Bir damla düştüğünde , kalan damlaların akın akın üzerine geleceğini bile bile şemsiyesizce adım atmayı andırır bana . Vahşi bir gök gürültüsü kopana dek akışını seyredip , sonrasında hızla bir yerlere kaçışmaya benzer . Kurcaladıkça bozulan hasarlı bir elektronik gibi . Bir başkasının zihnine oyunlar oynayarak , bir miktar poz keserek var olmaya çalışmak . Kendini durmadan başka bir şekilde yaratmaya çalışıp , düzenin hokkabaz tanrısı kesilmeye çalışmak . Kelimelerin gücüne sığınarak temel atmak ve üzerine katlar abartmak . Dev bir gökdelen gibi kibirler kuşanmak , karşındakini ince ince yererek kendini ispatlamaya çırpınmak . Bunlarla beraber vahşi birkaç haz edinmek midir etik ? Ben kalemimi sallarken bile daha çok gülümsedim buncasına . Etik kaygılar insanı canlı tutar abartılmadıkça . Kalıbını aşmış hadsizliğe de durulması bilinmeyen çizgilere de gelemem . Bir demi olmalı hayatın ve kişiliklerin , tadıldığında haz bırakmalı varlık denilen . Ben buna inanırım . Zira etik olan da , anlamını korumayı başarmış ve konumunu abartmamış olandır gözümde , buna inanırım özümde . Şahsen ben , kendisini karaladığı garip resimler içinde kaybetmiş insanlara bir hayli acırım . Hayat dediğin çözümlenebilir manzaraların bıraktığı hoş tatlarla zevklenir . O noktada durup biraz düşündüğün zaman , abarttığın kadar var mısın ? O zaman , bir toz tanesinden farklı mısın ? Hadi bir cevap bulalım buna . Cümle sonuna denk gelen noktanın ardını dolduracak kadar var mısın ? Ederinden hallice bir ruhun kaçıncı evre kanserisin mesela ? Kendi derdinin devası olamamış devasa bir hiçlikten olur mu ulu ? Küstürmeden bu zavallıyı gelir mi küstahlığın sonu ? Hadi bir cevap bulalım şimdi sorulara ! Kimin nesi olarak şişirdin bu balonu ? Kaygından dolaylı var mı başka hikayen ? Ayıbından başka var mı diyecek kelimen ? Karlar artında kalınca beyaz mı olur toprak ? Eriyince görünmez mi sence ardındaki zifir ? Şimdi vahşice bir rüzgar eser ardından harabenin , tozu toprağı çıkar ortaya kendini beğenmiş ucubenin .
Yorum Bırakın