Masal Biter, Sohbet Başlar

Masal Biter, Sohbet Başlar
  • 0
    0
    0
    0

  • Bir çocuğun "Neden?" sorusunu sorması, onun dünyayı anlamlandırmaya çalıştığının bir işaretidir. Tam da bu nedenle erken çocukluk kitapları, bu merakı besleyen ve düşünmeyi teşvik eden araçlar olmalıdır.

    Nitekim, bir çocuğa masal okumak çoğu zaman bir kitabı bitirmek gibi düşünülür. Oysa erken çocuklukta okuma, sadece metni seslendirmekten ibaret değildir. Bu eylem yetişkinle çocuk arasında kurulan güvenli bağın, duyguların adlandırılmasının ve düşünmenin geliştiği etkileşimli bir alan olarak ele alınır. Amerikan Pediatri Akademisi (AAP), birlikte okuma deneyimini çocukların sosyal-duygusal, bilişsel, dil ve okuryazarlık gelişimini destekleyen bir rutin olarak çerçeveler; özellikle ebeveynleri bebeklikten itibaren kitaplar etrafında sohbet etmeye teşvik eder.

    Bu bakış, çocuğa bir şey okumaktan çok çocukla okuma fikrine dayanır: Yetişkin okur, çocuk katılır; metin, karşılıklı konuşmayı başlatan bir zemin hâline gelir. Bu yaklaşım literatürde sıklıkla diyalojik okuma (dialogic reading) adıyla anılır. Bu çerçevede yetişkinin, çocuğun yanıtlarını tekrar ederek ve genişleterek (yeniden ifade etme, ek soru sorma, doğru kelimeyi modelleme gibi) okuma deneyimini bir konuşmaya dönüştürmeyi amaçlar.

     

    Okuma sırasında yöneltilecek kısa soruların burada kritik bir işlevi vardır: Çocuk, hikâyenin "ne olduğuna" dair akışı kurarken aynı anda "neden böyle olduğuna" dair basit çıkarımlar yapmaya başlar. Karakterlerin hisleri üzerine konuşmak ise duyguları fark etmeyi ve başkasının bakışını düşünmeyi kolaylaştırır. Paylaşımlı okuma ve okuma sonrası sohbetin, çocukların sosyal-duygusal yeterliklerini destekleyebileceğini tartışan güncel çalışmalar da konuşma deneyiminin önemine işaret etmektedir.


    Bu çerçevede hazırlanan yeni nesil çocuk kitapları, masalın sonuna "Haydi Konuşalım!" gibi sohbet bölümleri ekleyerek ebeveyn ve eğitimcilere pratik bir araç sunuyor. İskandinav masal geleneğinden uyarlanan Kuzeyin Masalları adlı eser bu yaklaşımı benimseyen nadir örneklerden. Kitap, paylaşma, cesaret, empati ve duyguları tanıma gibi temaları yaş grubuna uygun bir anlatımla işlerken, her masalın sonunda çocuğun düşünmesini ve kendini ifade etmesini destekleyen sorular sunuyor.

    Şimdi, üç adımda kolayca uygulanabilecek pratik yol haritasına hep beraber bir göz gezdirelim:


    Evde ve sınıfta 3 adımda uygulama

    1.Masalı Oku

    Masalı akışına sadık kalmak önemlidir. Bunun nedeni hikâyenin ritmini korumaktır. Çocuk bir ayrıntıya takılırsa "buna az sonra döneceğiz" deyip akışı tamamlayın; sohbeti masalın sonuna veya kısa duraklara saklayın.

    2.Dur ve Sor

    Akışın içinde kısa duraklar koyun ve merakla sorun.

    Olay sorusu örneği: "Ana karakter, diğerlerinden farklı olarak nasıl davrandı? Sence onun başarısının sırrı neydi?"

    Duygu/Değer sorusu örneği: "Sence 'değerli' olan bir şey, her zaman pahalı veya altından mı olmalı? Senin için değerli olan ve para ile satın alınamayacak neler var?"

    İpucu: Çocuğa düşünmesi için 5 saniyelik bekleme payı bırakmak yanıtları belirgin biçimde zenginleştirecektir.

    3. Yanıtı Derinleştir

    Çocuğun cevabını kısaca tekrar edin ("Yani sence…"), bir kelime ekleyerek genişletin (duygu adı, neden-sonuç bağlacı gibi) ve bir takip sorusu sorun.

    Örneğin: "Onun kızgın olduğunu söyledin; kızgın olmasına sebep olan şey neydi?"

     

     

    Mehmet Tolga Görgülü, (2026)

    Metinde geçen sorular Kuzeyin Masalları (Vis Kitap, 2026) adlı çocuk kitabından alınmıştır.


    Yorumlar (0)

    Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

    Yorum Bırakın

    Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.