Yüzyıllar boyunca kadavralar hem bilimsel illüstratörlere hem de büyük ustalara o karmaşık ve büyüleyici sanat eserlerini yaratmaları için ilham verdi. Ancak bugün yeni bir serginin de gün yüzüne çıkardığı gibi; bu kadavraların ardındaki hikâyeler ve elde ediliş biçimleri karanlık olduğu kadar kan dondurucu.
Rembrandt’ın meşhur "Doktor Nicolaes Tulp’un Anatomi Dersi" (1632) tablosundaki tahta bir masada yatan o aydınlık figürü düşünün. Gözünüzün önüne önce tabloyu daha sonrasında da o aydınlık figürü (yani yatan vücudu) getirin. Vücudu, her bir kası kusursuzca yontulmuş gri bir mermer heykel gibi parlıyor. Fakat bu figür bir Antik Yunan kahramanı değil; bir tiyatro salonunda parçalarına ayrılmakta olan (diseksiyonu yapılan) idam edilmiş bir suçlu. Peki suçu ne dersiniz? Sadece bir kışlık bir palto çalmak.

Bu meseleye biraz daha derinden bakalım.
Rembrandt’ın 1632 tarihli başyapıtı "Doktor Nicolaes Tulp’un Anatomi Dersi", tıp ve sanatın en manidar buluşmalarından biri kabul edilir. Tabloda Dr. Tulp, büyük bir gururla kadavranın kol kaslarını sergilerken, etrafındaki cerrahlar merakla eğilmişlerdir.
Ancak bu şöhretli tabloda masada yatanın kim olduğunu en merak edilen unsurdur. Öyle ki masada yatanın kim olduğunu pek azımız biliriz: Onun ismi Adriaan Adriaanszoon. Takma adıyla "Aris Kindt". Suçu, soğuktan korunmak için bir palto çalmaktı. Bu suçlu idamından sadece saatler sonra masaya yatırılmıştı. Rembrandt onu resmederken kaslarını bir Yunan heykeli gibi yüceltmiş olsa da aslında bu durum trajik bir paradokstur. Hayattayken bir paltoya bile sahip olamayan bu adam, öldüğünde tıbbın ve sanatın en değerli nesnesine dönüşmüştü.
Şimdi 17. Yüzyıldan günümüze, 21. Yüzyıla bir uzanalım ve İngiltere’de neler oluyor bir bakalım!
İngiltere’nin Leeds şehrindeki Thackray Tıp Müzesi’nde düzenlenen "Çarşafların Altında: Anatomi, Sanat ve Güç (Beneath the Sheets: Anatomy, Art and Power)" adlı sergideki anatomik baskılardaki ölüler, beş yüzyılı kapsayan bir zaman dilimini kapsamakta ve titizlikle resmedilmiştir. Büyük ölçüde anonim olan bu figürler, en içgüdüsel şekilde teşhir edilerek, bir zamanlar doktorlar ve anatomistler tarafından başvurulan veya zengin koleksiyoncular tarafından ganimet gibi sergilenen tıp atlaslarını resimlemiştir. Ve Rembrandt tarafından resmedilen küçük hırsız Adriaan Adriaanszoon gibi hiçbiri çıplak, parçalanmış bedenlerinin bir kitabın sayfaları arasında yer almasına veya duvara asılmasına izin vermemiştir.
Kaynaklar:
https://www.bbc.com/culture/article/20260203-the-shocking-truth-behind-historic-anatomical-art
https://thackraymuseum.co.uk/event/bts/
Di Matteo, B., Tarabella, V., Filardo, G., Tomba, P., Viganò, A., & Marcacci, M. (2016). Nicolaes Tulp: The Overshadowed Subject in The Anatomy Lesson of Dr. Nicolaes Tulp. Clinical orthopaedics and related research, 474(3), 625–629.



Yorum Bırakın