Toplumsal Hafıza Akımı ve Propaganda

Toplumsal Hafıza Akımı ve Propaganda
1 Beğen
0 Yorum

Bir tarihçi düşünün.

Arşivde bir belge buluyor. Gerçek, o belgenin içinde duruyor. Açık, net ve kendi bağlamı içinde anlamlı. O belge olduğu gibi anlatılmıyor.

İçinden bir cümle seçiliyor. Öncesi çıkarılıyor, sonrası yok sayılıyor. Belge artık olduğu şey değil, anlatılmak istenen şey hâline geliyor. Sonra bu parça tekrar ediliyor.

Bir kez, iki kez, yüzlerce kez.

Ve bir süre sonra o parça, belgenin kendisinden daha güçlü hâle geliyor. İnsanlar artık belgeyi değil, o anlatıyı biliyor. İşte propaganda tam olarak budur.

Toplumsal Hafıza Akımı’na göre propaganda, çoğu zaman yalan söylemekle değil; gerçeği parçalayarak yeniden kurmakla işler. Eksik bilgi, çoğu zaman yalandan daha ikna edicidir. Bir belgenin tamamını görmek yerine, onun seçilmiş bir kısmına maruz kalan bir toplum, farkında olmadan yönlendirilir. Tartışmalar gerçeğin kendisi üzerinden değil, o gerçeğin değiştirilmiş versiyonu üzerinden yürür.

Bu noktada en tehlikeli olan şey şudur:

İnsanlar kandırıldıklarını fark etmez. Çünkü ortada gerçekten kopmuş bir parça vardır. Ama o parça, artık gerçeği temsil etmez.

Toplumsal Hafıza Akımı bu nedenle şunu savunur: Bir bilgi doğru olabilir, ama eksikse tehlikelidir. Hakikat, parçalanarak anlatıldığında, hakikat olmaktan çıkar. Bir toplum, gerçeğin tamamını değil, seçilmiş kısmını bildiğinde; aslında hiçbir şeyi tam olarak bilmiyor demektir.

Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın