SADECE BU KADAR

SADECE  BU KADAR
0 Beğen
0 Yorum

Göğsümde bir ağrı sezdiğim ilk anı hatırladım . Ufacık bir ben hatırlıyorum . Kendimden çok başka bir şey . Hiçbir yorgunluğu olmayan , heyecan dolu , telaşlı garip bir ben . Ezberlenmiş tüm yanılgıların bugünü gibi değildi o . Daha yolun başında . Neyin ne getirip , ne götüreceğinden bihaber her şeye merakla ilgi duyan ben . Bir çift turkuaz sahil kıyısında boğulup giden ve kelimelerini yuttukça daha da garipleşen ben . Adımlarımın vardığı her noktada , ezbere bildiği bir evin kapısının önünden geçmeye çalışan ufacık bir aptal . Ne güzeldi o zamanlar sevmek . Henüz daha evinin yanına bile yaklaşmadan , yuvarlayıp gözlerimi , o taşlardan örme yükseltinin orada oturuyor mu diye bakışım , şu yaşımda ufacık çocukların utangaç hallerini görüp hem mutlu olduğum hem dalga geçtiğim yaştaki halim .  Bir kez denk gelebilmek adına aynı kapının önünden geçmem gereken saçma sebepler uyduruşlarım . Ben biraz dolaşacağım kelimesinin ardında hep aynı yeri merak eden kuş beyinli ben .  Sadece en güzel maviyi görebilecek bir istisna arayışında onca telaş . Ne bir pastel setinde , ne baktığım en güzel resimde görmediğim bir maviydi o zamanlar . Yeniden doğmak ve denilecek tüm kelimeleri unutmak adına ne güzel bir yerdi gözlerinin içi . Bir gram saygım kaldığından anlatmıyorum inanın . Hayatımın en saf aşkıydı ve buna saygımdan anlatıyorum hayranlıkla . Ne güzeldi be kalbim ! Bir gram mutluluğuna çırpındığım günler . Hiç bilmediğim bir kıtada gezmek gibiydi o zamanlar . Herkes her şeyi biliyormuş da aşka bir ben geç kalmışım gibi bir panik ve zerafet dolu bir tutku . Salak gibi 12 kilo verdiğim bir dönem . Ne gülüyorum kendime . Hiçbir şarkıya , radyo ya da televizyonda çalmadıkça kolay kolay denk gelemediğin bir dönemde , mahalledeki büyük abilerden cd çekmeyi yeni yeni öğrendiğimde , koştura koştura sevdiğim her şarkıyı ona da dinletmek isteyişimi hatırlıyorum . Elimde durmadan garip ve mahçup hediyeler birikirdi . Denizin dibinden topladığım rengarenk taşlar , karaladığım resimler , iki tane aldığım çikolatalardan biri . O dönemler de salakmışım gerçekten . Aidiyete bu kadar takılmadan bile öyleymişim . Sokağın kenarındaki her bir otu , yolun solunda bitmiş gece sefası çiçeklerini , balkonundan gördüğü manzaranın , kapısının önünden gözüktüğü kadarıyla her bir detayını bilirdim o zamanlar . Sevgi , o zamanlar bile çok çaresizdi ancak güzeldi . Benim içimde büyüyüp yeşermesi yetiyordu . Hayatımdaki en garip ve sahip çıkılası şeydi o zamanlar . Bu yaşımdan bakınca bir ince doldu gözlerim . Nereden nereye geldiğimi düşününce . İçimde bir türlü oluşmayan , yavan ve eleştirel , küskün  , garip , gölgeli , şüpheci haline bakınca şaşırıyorum her seferinde . İfade edilmesi gereken binbir türlü acıdan sonra , dümdüz olmuyor biliyor musunuz ? Öylece ve gelişine , aynı saflıkta ya da her şeye rağmen olmuyor asla . Ağzımda garip bir şarap tadıyla öptüğüm dudaklar vermiyor o garip güveni . Lanet zaman nasıl bir yaktıysa içimi , hiçbir şeyin tadı benzemiyor öncekine . Diyeceğim hiçbir şey kurtarmıyor bu garip hislerden beni . Teslim olamıyorum hiçbir şeye . Endişeler yakamda , bugün ve yarın yakamda . Baktığım o masmavi gözlerin içine birileri sıçtı biliyorum . Belki gözlerin kendi sahibi . Çocukça heveslerim mahvoldular . Güven dolu değilim , güven dolu değiller . Özendiğim her şey paramparça , sevdiğim şarkılar bile yabancı . İstediğin kadar masum tut ruhunu , istediğin kadar hatırla iyiliği , yüreğinden kopup gitmiş şeylerin yapıştırıcısı olmuyor bugün yapılanlar . Tüm bu çizgiler , tüm bu bakışlar, çığlıklar , suskunlar , bir yabancının oturduğıu öküzün üstünde çırpınışları . Tüm o kokusunu ezberlediğim çiçekler soldu . Gördüğüm hiçbir yüz tanıdığım gibi değil . Ben , aynadaki ben ! O bile ben değilim . Her şeyi alaya alıp da suskunlaşan bu Mert ben değilim kesinlikle . Tanıdığım her şeyden daha gece halim . Tüm o baharların üzerine çökmüş her şeyi özümsedim . Ay'ın o güzel ışığına kusuyorum karanlığımı . Çünkü aynı şekilde sindirdik geceleri . Parçaladık yıldızları , unuttuk sevmeyi . Yabancı gözlerde , yalan sözlerle duyduğumuz cümleler bile benzer .  Yaprakların rüzgarlarla seviştiği sokaklarda hatırlamaya çalıştıkça çocukluğumu anlamıyorlar ki ! Benim kaybettiğim yanımı onlar göremiyorlar ki !  Yabancı biriyle bakışmanın yükü her yürekte bir değil . Güzelim onlar bilmiyorlar ki !  Neyse siktir edelim . Tuzlu , nemli gözlerimden bile utanıyor halim artık . Ağlarken bile özgür değilim . Yağmurlar altında bile ! Rüzgarların uğultusunda bile ! Üzerime yakışmayan bir örtü çöktü üzerime . Yazına alışılmış bir deniz kenarı yamacının , kış hali gibi nefretlik ve uzağım kendime . Siktir edelim . Nefes almadan yazmak istemiyorum daha fazla . Yabancı birinin karşısında ağlamak istemiyorum daha fazla . Unutacağım bir insanın kollarında zayıf kalmak istemiyorum daha fazla .  Hepsi bu kadar ! Sadece bu kadar ...

Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın