Hayat iç içe geçmiş kaotik parçalardan ibaret . Çok hızlı bir giriş ve garip bir konu bütünlüğü olacak belki ama öyle . Sevgi , nefrete ne kadar yakınsın demişler ya harbiden de öyle . En büyük izi kalan parçalarımıza bakınca , en çok sevdiklerimizden ziyade , en çok tiksindiğimiz insanların parçalarını taşıyoruz fark ettiniz mi onu ? Zıtlaşarak bulmak istediğimiz garip ortak paydalar olsun istiyoruz ancak sorsanız hepimiz uzlaşı meleği misali görev başındayız . Çok acayiptir ki dostlarım her birimiz garip ruhlar taşıyoruz ki , bu ruhlar farklı çatışmalarda öfkelenip , bu öfkenin hazza dönüşmesini , hatta bu hazlarla sevişerek bir garip bütünlük oluşmasını bekliyoruz . Hiçbirimiz temelinde uzlaşı ve aşırı büyük güvenler bulunan bir şeyi öylece kabul edip bünyesine yedirebilen ruhlar değiliz . Önce güzel olanı kirletip , sonra kirli olanı temizleyerek bünyemize katmak istiyoruz . Tüm bu fetişizmin doğuşundaki en büyük faktör bu aslında . Öncelikli olarak saf hallerimiz ile yaranmaya çabaladığımız insanlar ve kitleler tarafından ucube bir şekilde ötelendikçe , garip , pis , argo içeren ve özünde kötüyü arzulayan çirkin yanlarımız sevgili yanaklarımızı okşayıp , birileri hayatını becermeden önce haydi sana bir fırsat diyerek garip garip alterler oluşturuyorlar . Yüzüne baktığımız insanların pek çoğunda , defalarca kez iyi niyeti düzülmüş tuhaf maskeleri olan yabancıları görüyoruz ve '' Fark ederse ne olayım '' modunda adımlarla ilerliyoruz . Güzellik kavramımızın , hazlarımızın ve tatminlerimizin içerisinde '' Kim kimin egosunu ve daha öncelerden edindiği tecrübelerin yaralarını daha iyi becerebilir ? '' sorgusu var . Çok çirkin gelebilir sizlere ifade edişim ancak biraz daha dolaysız ve oldukça dürüst yaklaşmak istiyorum bugün . Her birimiz , diğerinin enkazı üzerinde yaratacağı garip tatminlerden dönüştürülmüş garip duygular yaşıyoruz . Hiç kimse de gözüktüğü kadar sempatik , dümdüz , uysal , içten ve samimi değil . Ağzımızda acı tat bırakan sürtük bir hali var şu zamanın . Birbirimize yanaşırken '' Kim daha fazlasını alabilecek bakalım '' gözüyle yaklaşıyoruz . En saf düşünenimizin bile diğerini yargılarken sığındığı kalıplara bakıyorum da , birini kırbaçlamaktan beter yargılar kuşanıp ilerliyoruz öyle değil mi ? Birbirlerinin yüzlerine bakmaktan aciz insanların , birbirlerinin altında ya da üstünde olmaları , yanlarında gezmeleri , bir çok özel duyguyu basit hale getirmeleri ve yabancılaşmaları tuhaflığını yitirmeye başladığından beri az çok anlıyorum . İnsanlar dümdüz ve ilkel yaratıklar . En güzel ve estetik gözükenlerinin bile tatmin ve haz çabası o kadar yoğun ki , bir şekilde hitap ettikleri binlerce kişiden bir ya da ikisi bile olumsuz bir fikre kapılsa , hayatları tepe takla gelmiş gibi çöküyorlar . Çoğunluğun beğenisi ve aşırı önemsenme fetişizmi ile dolup taşan zavallı ve aciz ruhları , kim daha iyi boyar ve maskelerse o kazanıyor değil mi ? Çok pardon ancak defalarca kez birileri tarafından alaşağı edilmiş ve bireysel tatminleri için harcanılmış insanların , enkazlar dibinden çıkarak inşa ettikleri ucube egoları bana komik geliyor . İstediğin tatmini ara ve çabala . Birileri tarafından aşağılanmanın zavallı kibirinde daha da dibe sürüklenen garip davranışlarını adadığın tatmin yolculuğun garip ve gülünesi . İnsanlara , varlıklarından dolayı verdiğim çaba , saygı ve sevginin bir çoğunu aşağı eden bu garip davranışları sonrasında , bir şeyin aciziyetine duyduğum yoğun bir inanç olmadıkça , tüm bu ucubeliğe saygı duyamıyorum . Sevgi kavramımı da bir hayli zedeledi tabi bu alternatif yüzlerle tanışma merasimleri . Birilerinin kirli hallerini , en muhafazakar tavırlarından bile hissedebilecek bir hale geldim . Üzülüyorum çünkü kendimi avutabileceğim ya da insanları oldukları boktan halleriyle kabul edebileceğim bir fırsat kalmadı elimde . Boktan olan boktandır diyerek , tuhaf bakışlarımın , zihnimin kısıtlamalarına takılmadan kınaya kınaya bakmasının önüne geçemiyorum . İçinin pisliği dışına vurmuş insanı kabul edemiyorum artık ! Tahammül eşiği diye bir şey kalmadı ve bırakılmadı ! Özünü silmem mümkün olmayan zavallı kimselere özünü silsinler diyorum . ( Bir miktar küfür ve argo ) Gariptir ki başkalarının kendilerinde göremedikleri şu zavallı kusurları , güneşin günü selamlamak için , yarın sabah gökyüzünde sergileyeceği garip sahne kadar gerçek . Hiçbir maske ebedi değil , sadece zihniyetlerin inkar ve sığınma olgusu ebedi . Başkalarının sizlere dedikleri ancak sizin bir türlü kendinize diyemediğiniz bazı şeyler ise nihai . Bir çoğunuz sevilmeyi geçtim , var sayılmayı bile hak etmeyecek kadar zavallısınız ve başkalarının belirlediği şiddette ve ölçüde biçtiği çıkarcı ilgiye bağımlı garip yaratıklarsınız . Kibir dolu olduğumu düşünenlerle karşılaşıyorum şu cümleleri tüketince birileri . Aynaya hiç bir kez dolu dolu gözlerle bakmamış kişilerin yorumları . Varlığınız sızlasın ki bir şey diyemiyorum daha fazla . Bir gün boyunuzu aşan dalgalarla dolu garip bir tufanda boğulacaksınız ki , tüm o engin dalgaları hiddetlendiren koca karmaşa ruhunuzun pisliği olacak . Aynalar bir gün sıfatınıza katlanabildiklerinde anlayacaksınız . Bunca nefretinizin bana değil de kendinize yönelik olduğunu . Neyse . Kustuğum en gerçek olgular bile , sizin sindirmeye hevesli olduğunuz yalan gerçekliğinizden daha pak . Pek de irdelemeye gerek yok . Her şey net ve anlaşılır ...
KİMİNİN GERÇEĞİ KİMİNİN MASKESİ



Yorumlar (0)
Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Bırakın