Kapatılan Gerçek

Kapatılan Gerçek
0 Beğen
0 Yorum

Bugüne kadar pek çok sitede, dergilerde ve gazetede yazdım. Beni tanıyorsanız, benim ne konular hakkında yazdığımı da biliyorsunuzdur. İşte bu yazdıklarım üzerinden dönen olumsuzluklar elbette ki beni hem üzüyor, hem de yoruyor…

Mesela adı fark etmez bir gazeteye ya da bir siteye yazı göndersem, “şurayı şöyle değiştirelim, buradan şunu kaldıralım, şurayı biraz yumuşatalım!” gibi geri bildirimler alıyorum.

Benim yazılarımı okuduğunuzda tüm gerçekleri uzun uzun ve dolaylı cümlelerle değil, tek kelimeyle ve tüm saflığıyla okura sunduğumu anlarsınız. Aynı zamanda bir okur olduğum için okuduğum metinde laf kalabalığı gördüğümde genelde rahatsız olurum. Bundan ötürü olduğunca sert ve olduğu gibi yazmışımdır bugüne kadar.  

Son zamanlarda özellikle değişim talep eden editörlerle sıkça iletişim halindeyim. Bunun da sebebi yine her zamanki doğrudan yazma ve tüm gerçekliği eğip bükmeden yazmamdan kaynaklanıyor. Böyle durumlarda her ne kadar platformlarla arayı iyi tutmaya çalışsam da, artık yerini güven yerine samimiyetsizlik alıyor.

Başta oldukça cesur bulduğum grupların da “birkaç olumsuzluklar yaşarız” diye korktuklarını fark ettim. Üstelik bu gruplar, kendilerini “ilerici, mücadeleci” olarak piyasaya sunmaktadırlar. Buna rağmen mücadeleyi de sınırlamaktadırlar. Bu ise bana hiç samimi gelmiyor.

Ben aslında tarihçi adayıyım, tarih üzerine yazılar yazıp, tarihçilik üzerine konuşmam gerekirken günümüzde ülke siyasetindeki vatana ihanet gerçeği fazlasıyla parladığı için artık tarih hakkında yazmıyorum. Onun yerine vatana ihanet edenlerin tüm pisliklerini ortaya çıkararak, Türk milletini bilinçlendirmeyi planlıyorum. Bu da anlaşılan kimileri tarafından “sınır bozucu” olarak algılanıyor.

Bana sakin olmamı ve düzgünce yazı yazıp geri çekilmemi öğütleyenlere de buradan şunu söylemek isterim: Bugüne kadar her şeye “sus, boş ver, gizli kalsın” dediğiniz için bugün vatan hainleri koltuk başında şehitlerimize ve gazilerimize ihanet ettiler…  Siz sustuğunuz için Türk milletini yok etme yolunda ilerleyebiliyorlar.

Ne yaparsanız yapın, ne derseniz deyin ama beni susturamayacağınızı da bilin. Bu vakitten sonra da ben ancak hakikaten cesur olanlarla birlikte yürürüm. Bu kadar!

Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın