Okunma Sayısı: 195
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Domino Etkisi: Run Lola Run (1998)


Domino Etkisi: Run Lola Run (1998)

11 yaşından itibaren sinema sektörünün içinde bulunan Alman film yönetmeni, senarist ve besteci Tom Tykwer, 2006 yılında Patrick Süskind'in kitabından uyarladığı Perfume: The Story of a Murderer (Koku: Bir Katilin Hikayesi) ile büyük bir beğeni toplamıştı. Ancak, bundan önce yönetmene asıl ününü kazandıran filmi 1998 yapımı Run Lola Run (Koş Lola Koş) idi.



"Keşfetmekten yılmamalıyız ve tüm keşiflerimizin sonu başladığımız yere dönmek ve orayı ilk kez tanımak olmalı" 
T.S Eliot
"Her oyunun sonunda oyunun başına dönersin."
S.Herberger


Açılışını bu iki güzel alıntı ile yapan Run Lola Run, sıradan bir dram/suç filmi olmadığının sinyallerini daha en başından veriyor. Çok basit ve alışılagelmiş bir hikaye, yönetmenin konuyu ele alış tarzı ve kullandığı dil ile bambaşka yerlere açılıyor. Sinopsise kısaca bakacak olursak; Lola (Franka Potente) ve Manni (Moritz Bleibtreu) Berlin'de yaşayan iki sevgilidir. Ancak Manni, kendisine çalıştığı çete için yaptığı bir iş sırasında teslim etmesi gereken parayı metroda kaybeder. Durumu telefonda Lola'ya anlatan Manni, eğer 20 dakika içinde parayı bulamazsa öldürüleceği için bir soygun yapmaya niyetlenir. Lola ise kendisini beklemesini söyler ve 20 dakika içinde parayı bulup Manni'ye yetiştirmek için koşmaya başlar. 



Hemen hemen çoğu suç filminde rastlayabileceğimiz bu olayı Tom Tykwer, aslında bize her gün içinde yaşadığımız bir akışı göstermek için kullanmış; yani domino etkisini. Koşarak evden çıkan Lola'nın, yol boyunca farkında olarak ya da olmayarak bir şekilde etkileşimde bulunduğu; yolda çarptığı, yanından geçtiği, o an orada bulunan ve onun bu 20 dakikalık serüveninin seyrini değiştiren insanların, aynı zamanda kendi hayatları da değişir. Bu, baktığımızda günlük hayatta hepimizin başından geçen ama asla fark etmediğimiz bir durumdur. Düşünsenize "Ya o yoldan gitmeseydiniz?, Ya iki dakika sonra oradan geçseydiniz?, Ya onu değil diğerini seçseydiniz?.." her şeyin sonucu daha farklı olabilirdi değil mi? Peki bu sayısız ihtimal içinden en iyisine nasıl karar verebiliriz? Kendimiz için en iyi olanı nasıl bilebiliriz?
En önemlisi ise biz bu kararları verirken bizimle birlikte milyonlarca insan daha o an bir şeye karar veriyor ve bu şekilde birbirimizi etkiliyoruz, tıpkı domino taşları gibi.



Filmde, bu şekilde Lola'nın evden çıktığı an ile başlayan 3 farklı senaryo görüyoruz. Her senaryoda Lola'nın, Manni'nin ve çevresindeki insanların kararları ve bunların sonuçları farklı oluyor. Hatta sokaktaki insanların gelecekteki hayatları bile bundan etkilenerek her defasında değişiyor. Yönetmen, bu ayrıntıları seyirciye oldukça eğlenceli bir şekilde, fotoğraf kareleri ile göstermeyi tercih etmiş. Bunun yanı sıra Lola; kırmızı saçları, kısa atleti, renkli pantolonu ve mini bel çantası ile tam bir oyun karakteri gibi yansıtılmış. Her senaryonun başında gördüğümüz çizgi karakter hali ise bu durumu güçlendiriyor. Sanki Lola'nın, görevini 20 dakikada tamamlaması gereken bir video oyunun içindeymişiz gibi hissediyoruz. Burada akıllara filmin başında verilen "Her oyunun sonunda oyunun başına dönersin." cümlesi geliyor. Lola da, kötü bitirdiği ilk iki oyunun sonunda oyunun başına geri dönüp en iyisini başarmak adına yeniden koşmaya başlıyor. Her defasında daha önce yaptığı yanlışları yapmaktan kaçınıp üçüncü oyununda istediğini başarıyor. Ancak, yine de her şeyi sadece kendisinin kontrol edemediğini görüyor.



Run Lola Run, eğer sıradan yapımlardan sıkıldıysanız ve farklı bir şeyler arıyorsanız, oldukça doyurucu bir film olarak karşımıza çıkıyor. 1 saat 22 dakika boyunca yüksek tempoyla devam eden sahnelerine tam olarak onlarla bütünleşen müzikler eşlik ediyor. Aynı zamanda müzikle de ilgili olan yönetmenin bu konudaki titizliği kendini her sahnede gösteriyor.




Son olarak filmden sonra bile akıllarda kalan güzelliklerden bir tanesini buraya bırakıyor, iyi seyirler diliyorum.

Kaynak: 1

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.

WANNART
Profilini oluşturmak, İçerik yazmak, İtibar Puanı Kazanmak İçin Hemen Şimdi Kayıt Olabilirsin! KAYIT OL!