ben hep kapıya yakın oturdum

ben hep kapıya yakın oturdum
0 Beğen
0 Yorum
bir milim ötede dikenler varmış da hareket edersem batacakmış gibiler.

ya korkak, ya radikal, ya umursamaz. hangi sıfata sığdırırdım bilmiyorum, tek bildiğim şey benim o koca yüreğimden çok daha farklıydı bu. çünkü bazen neden gittiğimi bilmezdim, arkamı dönmek o kadar kolay olurdu ki
ben bile şaşırırdım. öylece arkamı dönmek ve bir daha özlememek dahi.

dikenler, dikenli tellerim aslında benim sınırlarımdı hep. bunları yazarken bile boğazımı kesiyor, nefes alamıyorum. eğer ki bir ayağım kapıda olmazsa kendime ihanet ederdim.

"hayır ezra, bu kadar da rahat olamazsın."

sen kimsin ve nesin de gözün kapıda olmadan bir çay içebilirsin? her an tetikte olmadan nasıl güvende olabilirsin? gerçekten kendine bu kadar mı değer vermiyorsun?

bir adım atma bana doğru, sağ ayağım eşiğin  bir diğer tarafında. kapının kapanmasına dahi iznim yok, gözlerimi ayırmama keza. öylece bekleyeceğim, ne de olsa bana bir adım atacaksın ya da buna teşebbüs edeceksin. işte o zaman bu kapıdan çıkıp gideceğim. arkama bile bakmadan, bir daha ismini hatırlamamak kaydıyla. 

üstüne kapılarımı çalarsan çığlıklarımı esirgemem senden, bağırarak ağlarım hatta

belki de senden korkuyorumdur. 
belki de kendimden korkuyorumdur.

bu kadar tetikte olmaktan, yalnız olmaktan korkuyorumdur. inanır mısın? bilmiyorum. içtenliğimi ortaya koyuyorum ki bilmiyorum. bu suni bir yalnızlık mıydı? hak ettiğim ya da benim ellerimin bir eseri miydi?

eğer ki o kapıları tekrar çalarsan bir bir yüzüne çarparım. benim çıktığım kapılar ben açana kadar kapalı kalmak zorundalar, yoksa kapımı her zorladığında asla aşamadığın dikenli tellerim biraz daha boğazıma saplanır. 

belki de bu hastalıktan cidden sağ çıkmak mümkün değildir.

o teller benim yarattığım birer yanılsama belki de evet... fakat onlar beni öldürecek kadar gerçekler ve buna izin veren de yalnızca sensin. 
 
ben kapıya yakın oturmak zorundayım, eğer istediğimde gidemeyeceğimi hissedersem her yanımdaki teller beni yaşatmayacak. bu izleri hep taşımak zorunda bırakacaklar benim cılız bedenimi.

senden korkuyorum evet, hepinizden korkuyorum. artık bu kapı tıkırtıları zihnimi ele geçiriyor, kaldıramıyorum. 

sınırlarımın ihlalinden hiç bu kadar korkmamıştım, kendi egemenliğimi kaybetme dürtüsü beni nefretin her türlü tonuna boyuyor. 

üzgünüm kapının dışında bekleyenlerden... kim olduğunu bilemediğim herkesten özür dilerim, belki babam, dostum ya da ablam. bu sınırları ben yaratmış olsam da yırtmak için ellerimi parçalıyorum. 

sadece,
lütfen artık kapımı çalmayın.


Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın