X’te (eski adıyla Twitter) son zamanlarda bir akım ortaya çıktı. Çoğunlukla Google’ın yapay zekâ aracı Gemini üzerinden üretilen videolarla kullanıcılar alay etmek istedikleri kişi veya olayları “hamam böceği” şeklinde oluşturarak kurgu içerikler ortaya koyuyorlar. İçeriklerin konu başlıkları futboldan siyasete, televizyon dünyası figürlerine çok çeşitli alanlara kadar uzanabiliyor. Farklı farklı birçok kullanıcının paylaştığı bu yapay zekadan üretilmiş videolarla yeni bir mizahın ortaya çıktığına şahit oluyoruz. İnsanlar alay etmek istedikleri kişileri, davranış türlerini “böcek” benzetmesi yaparak hem bir şekilde aşağılamış hem de bu yolla bir alay malzemesi haline getirmiş oluyorlar.
Bu “böcek” benzetmesinin yapıldığı videoları izlediğimizde, kullanıcıların bunu örneğin futbol fanatikliği konusunda kullandıklarını görebiliyoruz. Kullanıcılar, futbol fanatiklerinin klişeleşmiş özelliklerini senaryolaştırıp bu senaryoları yapay zekayla kısa animasyon filmler haline getiriyorlar. Özellikle futbol fanatikliğini yeren videoların epey yüksek etkileşim aldıklarını da söylemeden geçemeyiz.
Futbol fanatikliği dışında yine popüler kültür ürünlerini tüketen, bunlara bağımlı olan ve sosyal medyada çeşitli akımlara katılıp benliğini sergileyen insanlara da yine böcek benzetmesi yapıldığını ve alay edildiğini görmekteyiz.
Konular değişse de ortak tema aynı: günümüz toplumunda köleleştiği, benliğini kaybettiği, zihninin boşaltıldığı düşünülen herkes alay böcekleşmiş oluyor.
İnsanların zevklerinin tartışılmaz olduğu, herkesin fikrine saygı duymamız gerektiği gibi saçmalık olarak nitelendireceğim düşüncelere sahip insanların “duyarlı” bir bakışla bahse konu olan böcekleştirme mizahını eleştirmesi mümkün. Çünkü bu insanlar size insanlarla bu şekilde alay etmenin kendisinin bir böceklik olduğunu söyleyecektir büyük ihtimalle. Fakat bu, başta bahsettiğim saçmalıklara duyulan sarsılmaz inancın onları mecbur bıraktığı yargılar, başka bir şey değil. Ben böcekleştirme mizahına biraz daha farklı bakıyorum onlardan.
İzahı olmayan şeyin, mizahı oluyor. Türkiye ve dünyada böyle. Mizah, izah edilemeyenin zekice ifade edildiği bir güzel alan. Fakat bunla da sınırlı değil. Çünkü komedi ve soytarılık arasında fark olduğunu düşünüyorum. Komedi, iktidara karşı yapılandır bana kalırsa. Yani onun icra edilmesinden rahatsız olan tarafın iktidar, güçlü kimseler olması gerekir. Soytarılıksa güçlüleri, iktidarı eğlendirmek, onların kahkahalarını atmasını sağlamak için icra edilen bir iş. Bu yüzden günümüz stand – up komedyenlerinin, influencerların çoğu büyük markaların, sermayenin, siyasetçilerin soytarıları oluyor. Gerçek komediyse, anonim hesaplarla X, Instagram veya TikTok gibi platformlarda kendiliğinden ortaya çıkabiliyor. Konusuysa, gerçek dertlerin üstünü örtmeye yarayan futbola fanatiklik düzeyinde bağlanan insanları yermek oluyor. Yahut herhangi bir markanın kölesi olan “marka sadakati” yüksek yığınları böcek olarak yapay zeka videosu haline getirmek oluyor.
Böcek akımı yahut böcekleştirme videoları, adı her ne olursa olsun, faydalı bulduğum bir akım oldu. Çünkü toplum olarak, insan olarak ne kadar insan olmaktan çıktığımızı; şirketlerin ve egemen siyasetin elinde böcekleşmeye başladığımızı gösteriyor bize. Gregor Samsa gibi bir gün uyandığımızda değil, X’te kaydırırken fark ediyoruz şimdi böcek olduğumuzun.



Yorumlar (0)
Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Bırakın