Bir Talat Gider Bin Talat Yetişir

Bir Talat Gider Bin Talat Yetişir
0 Beğen
0 Yorum

II.Abdülhamid karşıtı faaliyetleri nedeniyle bir buçuk sene hapis yatan Talat Paşa, 1898 yılında serbest kaldıktan sonra Selanik’e sürülmüştür. Devam eden süreçte ise İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne katılmış, 1908’de ilan edilen II.Meşrutiyet’in en önemli siyasi aktörlerinden biri olmuştur. Edirne’den mebus seçilerek Meclis-i Mebusan’a giren Talat Paşa, 31 Mart Vakası’nı bastıran Hareket Ordusu’nda da görev alıp meşruti düzenin korunmasına yardımcı olmuştur. 1913 yılındaki Balkan Savaşı sırasında Edirne’nin Bulgarlara teslim edileceği iddiası nedeniyle Talat Paşa; Enver Paşa ve beraberindeki bir grupla beraber Bab-ı Ali baskınını gerçekleştirmiştir. Dahiliye nazırlığı görevine getirildikten sonra da İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin liderlerinden biri haline gelmiş ve siyasetteki etkisi ciddi manada artmıştır. 

Osmanlı Devleti’nin Balkanlardaki pek çok toprağını hazin bir şekilde kaybetmiş olması, bu sırada bağımsızlık hayali kuran Ermenilerin iştahını iyice kabartmıştır. Nitekim Maraş’ın bir köyü olan Zeytun’daki Ermeniler, I.Dünya Savaşı sırasında Osmanlı ordusuna asker göndermeyi reddetmiş ve hatta silahlanıp dağa çıkarak Osmanlı Devleti’ne düşmanlık gütmüşlerdir. Bunun yanı sıra Kafkasya’daki Ermenilerden oluşan Taşnak Komitesi ise sözde Anadolu Ermenileri adına Rusya'nın yanına geçerek küçük çeteler halinde Osmanlı’ya karşı savaşmıştır. 

Sonrasında Zeytun’daki Ermeniler Osmanlı ordusunun savaşta olmasını fırsat bilip gücünü iyice arttırmıştır. Bölge bir yandan asker kaçaklarının toplanma alanı olmuş bir yandan da Müslüman köylerini basıp masum insanları katleden Ermenilerin üssü haline gelmiştir. Osmanlı için buraya harekat düzenlemek artık zaruri olmuştur. Fakat asker kaçaklarının bir kısmının yakalanmasına rağmen Ermeni eşkıyalarının büyük bir bölümü kaçmayı başarmıştır. Ardından Çanakkale Savaşı devam ettiği sırada Zeytunlular tekrar harekete geçerek büyük bir isyan başlatmıştır. Üstelik bu sefer yalnız içeriden değil dışarıdan da destek almışlardır. Amerika’dan yaklaşık 10 bin gönüllü, Taşnaklardan ise 20 bin isyancı gönderilmiştir. Bunun yanı sıra kendilerine silah ve mühimmat yardımı da yapılmıştır. Ayrıca İngiltere ve Fransa da isyana destek vermiştir.

Osmanlı’nın Zeytun’a yolladığı takviye kuvvetler isyanı bir şekilde bastırmayı başarmışlardır. Asilerin çoğu kaçmış olsa da ordunun gücünden korkan birçok asker kaçağı pişman olarak geri dönmüştür. Zeytun Ermenilerinin İngilizlerle mektuplaştıkları da ortaya çıkınca Maraşlılar özellikle kendi can ve mal güvenlikleri için bu hainlerin bölgeden sürülmesini istemişlerdir.

Talat Paşa, Ermenilerin yaptıkları taşkınlıklara dokuz ay boyunca tahammül ettikten sonra, bu mesele için daha kalıcı önlemler almak zorunda kalmıştır. Ermenileri silahlandıran komite merkezlerini dağıtmak için 24 Nisan 1915’te vilayetlere ve mutasarrıflıklara gizli bir genelde göndermiştir. Bu genelgede; Ermeni komitelerinin kapatılmasını, evraklara el konulmasını ve komite yöneticilerinin tutuklanmasını emretmiştir. Bütün vilayetlerdeki gayrimüslimlerin ve özellikle Ermenilerin silahlarının toplatılmasını istemiştir. Kendisi bizzat inisiyatif alarak geçici bir kanun çıkartmadan ve Meclis kararını beklemeden, devletin bekası adına Ermeni tehcirini başlatmıştır.

Talat Paşa, Ermenilerin sürüldükleri bölgelerde örgütlenip yeniden asilik yapabileceklerini düşündüğü için; onların yerleştirildiği Suriye, Halep, Musul vilayetleri ile Urfa ve Zor mutasarrıflıklarına şöyle bir ek telgraf göndermiştir: 

1) Zeytun, Suriye ve Adana sahil mıntıkasından oralara dağınık bir surette yerleştirilen Ermenilerin ülke içi ve yurt dışı haberleşmeleri Türkçe yapılacaktır.
2) Yeni kurulan yerleşim bölgelerine Ermeni mektepleri açılmasına izin verilmeyecektir.
3)Şimdilik yalnız İstanbul’daki Ermenice gazetelerin çıkmasına izin verilecek, diğer vilayetlerdeki Ermeni gazeteleri kapatılacaktır.

Bunun yanı sıra Ermeniler iskan edilirken onların isyan edemeyecek şekilde yerleştirilmeleri ve daha önce isyanlarda adı geçen Ermenilerin diğerleriyle aynı yerde tutulmamaları da alınan diğer bir önlem olmuştur. 

Batılı kaynaklarda iddia edilen sözde Ermeni Soykırımı kesinlikle yaşanmamıştır. Devlet, kendisine yapılan ihaneti katliamla değil sürgünle cezalandırmış; bu uzun yolculuk sırasında açlık ve salgın hastalık faktörleri nedeniyle gerçekleşen birtakım ölümler ise Osmanlı üzerine soykırım iftirası olarak atılmıştır. Nitekim yıllardır herhangi bir Ermeni toplu mezarı bulunamamıştır. Aksine Ermeni çetelerinin acımasızca katlettiği Müslümanların mezarlarına rastlanmış ve dönemin resmi belgeleri ve görgü tanıklarının ifadelerine göre asıl eziyetin Müslümanlara yapıldığı kanıtlanmıştır.

Talat Paşa, verdiği tarihi kararla birlikte belki de pek çok olası ölümün önüne geçmiştir. Fakat hiçbir suçu olmamasına rağmen kendisi bir numaralı Ermeni düşman edilmiş ve bu konuyla ilgili şu sözleri sarf etmiştir:

“Beni bir gün sokakta vuracaklar, alnımdan kan akacak yere serileceğim. Yatakta ölmek nasip olmayacak. Ziyanı yok. Varsın, vursunlar. Vatan benim ölümümle bir şey kaybedecek değildir. Bir Talat gider, bin Talat yetişir. “

Ne yazık ki tam olarak dediği gibi olmuştur. Talat Paşa 15 Mart 1921 tarihinde Almanya’da bir Ermeni tarafından ensesinden vurularak kahpece şehit edilmiştir. Katili suçunu itiraf etmesine rağmen enteresan bir şekilde sara hastası olduğu bahanesiyle kısa sürede tahliye edilmiş ve cezasız kalmıştır. Türk ve Müslüman dünyasını yasa boğan Talat Paşa, Almanya’daki Türk mezarlığına defnedilmiştir. Ardından 1943 yılında Adolf Hitler tarafından Türkiye’ye gönderilmiş ve görkemli bir askeri törenle İstanbul’daki Hürriyet-i Abidiye Tepesi’ne gömülmüştür.

 

 

Kaynak:
-Hasan Babacan, "Talat Paşa", Türk Dünyası Ansiklopedisi, Ankara, 2021, s.6.
-M.Şükrü Hanioğlu, "Talat Paşa", TDV İslam Ansiklopedisi, İstanbul, 2010, s.503.
-Necdet Hayta, "Talat Paşa", Türk Dünyası Ansiklopedisi, Ankara, 2025, s. 2-3.
-Nejla Günay, "Ermenilerin Tehcir Edilmesi Kararında Etkili Olan Faktörler ve Maraş-Zeytun Ermenilerinin Tehciri", Belleten, Ankara, 2009, s.555-556.

Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın