Bir kuş intihar etti şiirin orta yerinde…

Bir kuş intihar etti şiirin orta yerinde…
1 Beğen
0 Yorum

Pencere açıktı.

Gökyüzü de.

Dünya, hiçbirine sığmayacak kadar dardı.


Bir kuş intihar etti şiirin orta yerinde.

Kimse gazetelere yazmadı bunu.

İnsanlar, yalnız insanların ölümünü haber sayar

oysa bazen bir kuşun düşüşü

bir uygarlığın bütün ağırlığını taşır.


Radyatörün soğuk demirine asılı kaldı zamanı.

Bir yaprak eğildi üstüne

sanki Monstera

ilk kez bir ağacın değil

bir vicdanın gölgesi olmak istedi.


Dışarıdaki kaldırım

her zamanki gibi telaşını yürütüyordu.

İçeride ise ölüm

en sessiz harfini seçmişti.


Belki de intihar etmedi o kuş.

Belki yoruldu yalnızca

İnsanın çoğaldığı yerde

gökyüzü eksilir.


Her yeni bina

ufuktan bir cümle çalar.

Her sınır

kanadın hafızasına sürülen pas olur.

Ve her suskunluk

bir serçenin kalbine iliştirilen görünmez bir kurşun.


Ben o kuşa baktım uzun süre.


Sonra kendimi gördüm.


Sürgünlüğün de kanatları vardır

ama hiçbir harita onları çizmez.

İnsan bazen ülkesinden değil

sesinden iltica eder.

Ve en ağır pasaport

kendi adını her gün yeniden taşımaktır.


O kuşun başı aşağıdaydı.

Benim yüzüm yukarı.

İkimiz de aynı soruyu soruyorduk Tanrı’ya


“Yaşamak, neden bazen uçmaktan daha yorucu?”


Bir yaprak örtmedi üstünü.

Bir çocuk ağlamadı ardından.

Hiçbir şair

şiirini yarıda kesmedi onun için.


Ben kestim.


Biliyorum, bazı ölümler mezar istemez

yalnızca hatırlanacak bir sessizlik ister.


Ve şimdi daha biliyorum


Bir kuş ölünce

gökyüzü biraz daha yetim kalıyor.


Bir insan susunca

yeryüzü biraz daha kararıyor.


Ve şiir…


Şiir, bazen yalnızca

ölü bir kuşun yanında eğilen tek canlı yapraktır.

Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın