Dilin Hayat Damarı: Türk Harf Devrimi

Dilin Hayat Damarı: Türk Harf Devrimi
7 Beğen
0 Yorum

 Türk Harf Devrimi'nin zeminini anlamak için Türklerin tarih boyunca ne gibi alfabeleri kullandıklarını da bilmek gerekir. Bugün bilebildiğimiz en eski yazılı kaynaklara göre Türklerin ilk dili Göktürkçe olarak geçmektedir. Bu bahsettiğimiz dil, bünyesinde kendine özgü bir alfabeyi de barındırmaktadır. Bu alfabe, yazıldığı yerin sert bir kaya olması gerekçesiyle dik çizgilerden oluşan bir yapıya sahiptir.

 

 

 Türklerin bu dönemden sonra kullandıkları "Eski Uygur Türkçesi" onların yazılı eser verdiği bir dildir. Bu dilin bünyesinde ona özgü olan alfabesi ile yazılı ürünler vermişlerdir. Dokuzuncu yüzyılın ortalarındaysa Türklerin İslamiyet ve bununla birlikte doğal olarak Arap yazısı ile tanışması onların dilini de etkilemiştir. Müslüman olan Türkler zaman içerisinde dönemin din ve bilimde önde gelen Arap yazısını kendi dillerinde kullanmaya başlamışlardır. Bundan sonraki Osmanlı Devleti'nin hüküm sürdüğü uzun dönemde ise alfabeye karşı tutum oldukça dil kaygısından uzak, din kaygısı ile kısıtlı kalmıştır.

 Arap harfleri neden dil kaygısıyla bakıldığında Türkçeye uygun değildir? Bunu bizim çıkarabildiğimiz sesli harflere bakarak anlamak mümkün olacaktır. Bizler dünyanın en fazla ünlü sesine sahip dillerinden birine sahibiz.  Arap harflerinde sadece üç tane ünlü sesi gösteren harf olması ve Türkçenin bünyesinde sekiz tane ünlü sesin olması Türkçeyi kısıtlıyordu. Üstelik Arapçada bulunan ancak Türkçede olmayan birtakım peltek olan ve gırtlaktan çıkan seslerin harfleri bu alfabede barınıyordu.

Bu yeni fark edilen bir şey değildi.

 Arap yazısının Türk diline uygun olmadığı ilk defa 17. yüzyılda Katip Çelebi ile fark edilmiştir. Daha sonraları 19. yüzyılda çökmeye başlayan Osmanlı, bazı konularda Avrupa yöntemleri ile yenilikler yapmaya başlamıştır. Bu dönemde Avrupa ülkelerine kıyasla Osmanlı Devleti'nde okuryazarlık oldukça geri kalmıştır. Osmanlı'da okuryazar olan aydınlar bile bu yazıyı tamamen kusursuz bir şekilde okuyup yazamazlardı. İşte burada iki farklı görüş cereyan etmiştir. Ya Arap yazısı Türk diline uydurularak güncellenecekti ya da Latin bazlı bir Türk alfabesine geçilecekti.

Enver Paşa da denedi.

 

 

 

 Birinci Dünya Savaşı öncesinde Enver Paşa'nın da bir yazı reformu uğraşında olduğu görülmektedir. Ancak bu yazı reformu sadece Arap harfli imlayı Türk diline uydurmaya yönelik bilimsellikten de uzak olan bir denemeydi. Çok kısa bir süre kullanıldıktan sonra işleri yavaşlattığı gerekçesi ile kullanılmamaya başlandı. Bu başarısızlık Mustafa Kemal Atatürk için de bir ders niteliği olmuş ve daha sonraları yapacağı dil devriminde kendisine bir yol göstermiştir diyebiliriz.

 Osmanlı'nın yıkılması ve yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması ile birçok devrim de kendini göstermiştir. Peki neden Latin bazlı Türk alfabesine geçilmiştir? Bunun  sebebini ise dokuzuncu yüzyılın ortalarında Uygur harflerini bırakan Müslüman olan Türklere bakarak anlayabiliriz. Elbette bugün Türklerin toplu bir din değiştirmesi söz konusu değildir. Ancak dokuzuncu yüzyılda olduğuna benzer bir şekilde dönemin bilimde önde olan dillerinin alfabesi Latin bazlıydı. Şüphesiz ki Mustafa Kemal Atatürk'ün bu alfabe yolunda bir devrim yapmasının da en büyük sebebi buydu.

 

 

 Cumhuriyet döneminde birçok devrimde olduğu gibi harf devriminde de karikatür ve mizah etkil ibir şekilde kullanıllmıştır. Yukarıda görmüş olduğumuz Ramiz Gökçe'nin karikatüründe Latin harfleri ile Arap harfleri bir boks maçı yapmaktadırlar. Latin harfleri karikatürde Arap harflerine dikkat etmesi gerektiğini yoksa tekme yiyeceğini söyler. Buna karşılık Arap harfleri bunun kendilerini okumak kadar zor olacağını der.

 Nihayetinde Latin esaslı Türk alfabesi bizim okuyup yazabilmemizi kolaylaştıran dilimizin üzerine tam oturan bir kıyafettir. Zaman zaman o kıyafeti tutup çekiştirmeye çabalayanlar olacaktır. Bizim görevimiz dilimize ve alfabemize sahip çıkmaktır.

 

Kaynak

Metin Kale, “Harf Devrimi”, ERDEM, 11(33), Ocak 1999

 

 

Yorumlar (0)

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum Bırakın