Okunma Sayısı: 356
  • 1
  • 0
  • 0
  • 0

İnsanlığın Uzay Macerası Daha Önce Hiç Böyle Anlatılmamıştı...


İnsanlığın Uzay Macerası Daha Önce Hiç Böyle Anlatılmamıştı...

Herkese selamlar! Öncelikle şunu belirtmeliyim evet bu bir albüm incelemesi ama bunun ötesinde de bir albüm tavsiyesi yazısı olacak. Ben albümü ilk dinlediğimde çok ama çok beğendim. Başta albümden Sputnik şarkısını dinlemiştim, albümün kalanını da o tarz beklerken her şarkıda şok oldum. Çünkü neredeyse her şarkı birbirinden farklı. Fazla uzatmadan albüme geçelim. İyi Okumalar…

The Race For Space konsept bir albüm, adından da anlaşılabileceği gibi 1957’den 1975’e kadar olan insanlığın uzaya olan yarışını anlatıyor. Albüm John F. Kennedy’nin 1962 konuşmasıyla başlıyor. Bir Amerikalı olmasanız bile insanlık adına büyük bir adım olduğu için tüyleriniz diken diken oluyor.

“Ay'a gitmeyi seçiyoruz. Ay'a gitmeyi seçiyoruz... Bu on yılda Ay'a gitmeyi ve diğer şeyleri yapmayı seçiyoruz, kolay oldukları için değil, zor oldukları için; çünkü bu hedef, enerjilerimizin ve becerilerimizin en iyisini organize etmeye ve ölçmeye hizmet edecek, çünkü bu meydan okuma, kabul etmeye istekli olduğumuz, ertelemek istemediğimiz ve kazanmayı düşündüğümüz bir meydan okumadır ve diğerleri de öyledir.”                 

                                                                                                                                                                         John F. Kennedy

 

Sonraki şarkımız ise Sputnik-1 yani Dünya’nın ilk yapay uydusu. Şarkı IDM türünde, buna ek olarak arka planda ise Sputnik-1 gönderilirken ki ses kayıtları mevcut. Zaten şunu belirtmem lazım Public Service Broadcasting 50ler, 60lar ve 70lerdeki ses kayıtları üzerine şarkılar yapan bir grup.

Gagarin, Vostok-1 görevi, yani uzaya ilk insan gönderme görevi. Bu şarkı adından da anlaşılabileceği gibi Yuri Gagarin hakkında. Şarkının temelindeki o funky gitar riffleri beni başta çok şaşırtmıştı, albümdeki ilk şoklarımdan biri buydu. Şarkının ortalarında temponun düşmesiyle ve arkadaki insanları sevinç sesleriyle görevin başarılı olduğu şarkıya çok güzel bir şekilde aktarılmış.

Fire in the Cockpit; insanlık bu uzay macerasında her zaman başarılı olamadı. Birçok kayıplar verildi. Apollo-1 görevinde çıkan yangın 3 astronotun can vermesine neden oldu. Yavaş yavaş yükselen tempo bu şarkıda yavaşlıyor. 3 dakikalık bir ambiyansa eşlik eden gazetecinin sözleri içinizi hüzünle kaplamaya yetiyor.

E.V.A. ; 1965’te insanlık ilk kez uzayda yürüdü. Voshod-2 görevinde her şey yolunda. Arkadaki güzel synth seslerine eşlik eden gitar, bateri bu görevin başarısını çok güzel bir biçimde anlatmış. Şarkının yarısında  Aleksey Leonov uzaya ilk adım attığı anda birden seslerin kesilmesi ve sessizliğin yavaş yavaş piyano ile bozulması gerçekten güzel bir dokunuş olmuş. “He is walking in the space

The Other Side, Dünya’mızın uydusu olan Ay’ın yakınına ilk kez gidilmiştir. Apollo-11 görevi için altyapı hazırlayan görevlerden biridir. Aynı şekilde albümün sonu içinde bir altyapı hazırlamaktadır.

 

Valentina, Vostok-6 görevi. Uzaya giden ilk kadın Valentina TereşkovaSmoke Fairies grubu ile ortaklaşa yapılan bu şarkı diğerlerine göre çok daha duygusal ve zarif bir şarkıdır. Smoke Fairies’in buna etkisi tabiki de çok büyüktür.

Go! Albümdeki favori şarkım. Albümü ilk dinleyişimden sonra yanlış hatırlamıyorsam iki defa daha dinledim ama bu şarkıya o gün içerisinde defalarca tekrar ettim. Post-punk kıvamında ama post-punk gibi karanlık olmayan bir şarkı. Apollo-11 görevi. Artık Ay’a indik. İnsanlık tarihinin en büyük adımlarından biri atıldı. Birçok kişinin adı tarihe yazıldı. Şarkı kendini tekrar etse bile arkada bir hikaye anlatıldığı için hiçbir şekilde sıkmıyor. Ayrıca dinlerken Go! diye bağırmakta çok eğlenceli…

Ve son şarkımıza geldik, aynı zamanda da Apollo görevlerinin sonuna Apollo-17’ye. Aya inen insanlı son uçuş olmuştur. Şarkı yavaş yavaş başlayıp bir noktada sessizliğini koruyup tekrardan yükselmektedir. Bu da insanlığın daha uzayla işinin bitmediği aslında bu yolculuğun daha yeni başladığını anlatmaktadır.

Fark ettiğiniz gibi çok fazla “Uzay Yarışı” ile ilgili bilgi barındıran bir yazı oldu. Ama bu bilgiler olmazsa albüm açıkçası etkisi biraz azalır. Bundan dolayı bu bilgileri eklemek istedim.

Bu albüm bana uzaya gitmenin çok büyük bir şey olduğunu tekrardan hatırlattı. Buradaki birçok şeyi bir yerlerden duyduk, okuduk veya izledik. Ama müzikle beraber tekrardan dinlemek başka bir deneyim. Şarkıların çok güzel bir altyapıları var. Sizi yormuyor veya sıkmıyor. Ayrıca eski konuşmalar olmasına rağmen ses kalitesi çok iyi. Stüdyoda da gayet başarılı olmuşlar anlamına geliyor bu da. İncelememi okuduğunuz için teşekkür ederim…

Puan olarak 10 üzerinden 7 veriyorum.


Yorumlar (0)

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.

Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.

WANNART
Profilini oluşturmak, İçerik yazmak, İtibar Puanı Kazanmak İçin Hemen Şimdi Kayıt Olabilirsin! KAYIT OL!