Velev ki Unuttuk

Velev ki Unuttuk
  • 8
    2
    2
    3
  • Unutmak ve unutulmak eşdeğer eylemler midir? Çoğu zaman hangi taraftan yanasınızdır? Unutma eylemini olduğu gibi reddedenlerden mi yoksa bunu yol bilip kabul edenlerden mi? Benim tarafımdan cevaplanması gerekiyorsa tüm bu sorular, şunu söyleyebilirim ki unutmak başlı başına reddettiğim bir eylemdir. Çünkü unutmak ölüm gibidir. Büyük bir ceza yahut kararı verilmiş bir devrim gibi. Kim olursa olsun, ne olursa olsun unutulmakla cezalandırmam karşımdakini. Unutmak mıh gibi sancıtır unutulmaya yüz tutanı. İnsanlar bunun için girmiyor hayatımıza yahut en acılı, en mutlu tecrübeleri unutmak için deneyimlemiyoruz.  Eğer unutmak gibi bir gerçek varsa kader neden ağlarını bu yönde örer? İnsanlar hayatlarımıza öylece girmedikleri gibi çıkışları da öylesine olamaz gibi geliyor bana. Öte yandan unutmaktan yana büyük çekingelerimiz olduğundan bu kadar travmatize ediliyor belki de. 

    İnsan beyni için unutmak pek çok aktiviteden daha zordur. Beynimiz yeni tanıştığımız insanları iki şekilde ayırt eder. Bu gerçekte tanımak istediklerimiz ve sadece o anlık isimlerini öğrenmemiz gerekenler olarak ikiye ayrılabilir -ki çoğu zaman isim hafızamız bile kalıcılık yaratmaz. Bu yüzden bir video kaydedici gibi unutmak istemediğimiz anları, yüzleri, özellikleri ilmek ilmek işler ve kaydederiz aklımıza. Zihnimiz tüm bunları arka belleğe -ölümsüzlüğe sunar. Bu ölümsüzlük anılarımız çoğu zaman tazedir. Bir film gibi tanıştığımız insanlar, keşfettiğimiz mekanlar, yediğimiz yemekler, tecrübe edindiğimiz deneyimler ve nicesi dönüp durur aklımızda. Kim bilir zihnimizin bir köşesinde bu insanlar keşfettiğimiz o yerlerde yine yeniden bir araya gelip duruyordur ve bizler de sürekli olarak bu insanların, bu anıların ve bu yerleşkelerin parçamız olmasına müsade ediyoruzdur. Böylelikle unutmak yalnızca sözlüklerde “hatırlamamak, akılda kalmamak” eylemlerine karşılık gelen bir kelime olarak bilinir. Çünkü birini tanımak ona zihnimizde yeniden hayat vermek demektir ve hayat verdiğimiz birini hatırlamamak, aklımızdan silmek onu öldürmekle eşdeğerdir. Kimse kimseyi bu eşdeğerlilik durumu için tanımaz yahut edindiğimiz tecrübeler için de. Dünyaya gelişimizin gayesini ararken durakladığımız bu yerler yaşam yapbozumuzun birer parçasıdır. Tamamlanmayan ve isteyerek kaybedilen bir yapboz parçası görülmemiş gibidir.

    O halde unutmak diye bir eylem yoktur diyebilir miyiz?

     


    Yorumlar (2)
    • Merhaba Sevili Dilara. Ne güzel söyledin birini unutmak onu öldürmek gibidir diye. İnsanların bizlere yaptıklarını ,davranışlarını ,sözlerini unuturuz da bize hissettirdiği duyguları asla unutmayız. Benim için öyle en azından. Yaşadığımız her an ,o ana eşlik eden her insan ve bunu bütün yapan tüm duygular adına unutmayı ben de reddediyorum. Sevgilerimle

      • Başlığı görünce aklıma istemsizce Nurettin Topçu'nun "İnsanlar ölünce unutulmazlar, asıl insanlar unutuldukları zaman ölürler." sözü geldi. Bu konu üzerine konuşulacak çok şey var bana kalırsa...

        Yorum Bırakın

        Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.