Her birimiz kendi içimizdeki potansiyelin gerçekten farkında mıyız sizce? Neleri başarabileceğimizi, aslında bir risk alsak hayatta ne gibi konumlarda olabileceğimizi, güzel veya yakışıklılığımızla, bildiklerimizle, iletişim şeklimizle insanları nasıl etkileyeceğimizin veya etkiliyor olduğumuzun farkında mıyız? Ben değilim ve benimle birlikte birçok kişi de kendisini ne kadar hafife aldığının farkında değil belki de.Bugün bunu düşündüm.
Çocukken daha cesurduk. Düşsek de kalkar, bilmediğimiz yolları merakla adımlardık. Fakat zamanla, yanılmanın getirdiği ağırlık ve başkalarının bakışlarını önemsememiz yüzünden kendimizle ilgili sorgulamalara düştük. Zamanla o eski, korkusuz versiyonumuz, şüphe denen sisin ardına saklandı. Artık her yeni adımda bir hesaplaşma, her başarıda bir sorgulama başladı.Sonuç ne oldu dersiniz? Kendimize haksızlık ettik.Yetersizlik hissi ile birlikte kendimizi hafife aldık. Kayaydık, deniz kumu sandık öyle de davrandık kendimize.
İnsanın kendisinden şüphe etmesi kendisine yaptığı en büyük haksızlıklardan biri bana kalırsa. Düşünsene sen bir kuşsun ama kendini civciv sanıyorsun ve uzun süre uçmak hiç aklına bile gelmiyor.Sonra bir bakıyorsun, gerçek civcivler kendini öyle güzel pazarlıyor ki sen, kuş olduğunu unutup onların kanatları olduğuna inanıyorsun.
Bugüne kadar kendini hafife aldıysan, bir an dur ve düşün. Kim bilir, belki de uçmayı bekleyen bir kuşsun. Denemeye var mısın?
Yorum Bırakın