Yol ve kendisi

Yol ve kendisi
  • 3
    0
    0
    2
  • Bir amaç olduğunda ona ulaştığımız anın hep en mutlu an olacağını düşünürüz: Ve eğer bir kez dahi olsa amacınıza ulaştıysanız o boşluğu hatırlarsınız. İnsan bir ukte hisseder, "Bu muydu?" demekten geri duramaz. Hedef ne kadar büyükse hayal kırıklığı da o kadar artar. Ve bu artan kırgınlıkla insan daha çok hırslanabilir: Bu boşluğu doldurmaktır gayesi çünkü insan bu, duygusal boşluklarda pek hassas olur. İradeniz yoksa bir bağımlılık geliştirmeye kadar varabilir. Yine de insan ne yapmalı bu boşlukta? Nereye varmayı amaçlamalı artık?

    Şeker Ahmet Paşa "Orman"

    Yeni bir yola mı çıkmalı?

    Ben bu sorularla geçen yılın sonunda, işe girdiğimde yüzleştim ki hala düşünüyorum. Beni tatmin etmeyeceğini biliyordum iş hayatının, özellikle para gerçek anlamda değersizse. Yine de başardım dedim kendime, işe girdim ve istediğim tarzda, kendi çabamla oldu bu: Yani bileğimin hakkıyla yaptım her şeyi. Ama her gün işe gidip gelirken düşünmeden edemedim, bu muydu? Gerçekten! Okul bitsin, işe gir, düzen kur, sırada ki ne? Evlenmem mi gerek sistemin mutlu olması için? Bu çok saçma geldi bana, zaten iş fikri ve para fikri ihtiyaçtan fazlası olursa saçmalaşıyordu gözümde. En değerli zamanımı yazmaya, çizmeye, yaşamaya ayırmayı planladım ki öyle de oldu. Ama o sarsılmayı, boşluğu hala hissediyorum: Bu muydu yani? Çocukluğumuzdan beri bize anlatılan öve öve bitirelemeyen para, iş, hayat bu muydu?

    Elinizde zevkleriniz olmadan bu hayat tamamen işkence.

    Elbette herkes önüne bakar, yeni hedefler vardır artık ve uzun vaadeli bir amacın parçasıysa ulaştığımız nokta bu boşluk o kadar hissedilemeyebilir. Ama büyükte olsa küçükte olsa en başlarda herkesin yaptığı bir hata var. Üniversite sınavını kazanmak, işe girmek, evlenmek, ev almak, araba almak... Sonu gelmez bir hedefler silsilesi içinde yol ararken yapılan hata budur: Kendinden kaçmak için sahte yöntemlere başvurursunuz artık. Halbuki bu hedefler gerçekten sizin midir yoksa toplum mu size bunu öğretmiştir? Toplum sizi yarış atına döndürür ve bu noktada gözden kaçan en bariz nokta ise şudur:

    En önemlisi yolun kendisir.

    İnsan günleri içinde sonuç odaklı öylesine kaybolur ki büyüdüğünde, yılların geçişine anlam veremez. Herkes der ya bir başkmışsınız yıllar geçmiş: 35 yıl yaşamış bir bedende 18 yaşında bir ruhsunuz artık. Çünkü yola bakmadınız, sadece elinizdeki haritada o koca yuvarlaklarla işaretlediğiniz sonuca baktınız. Ve vardığınızda yolun üstündeki duraklarda atmadığınız bir kahkaha artık asıl uktedir. Peki ne yapmalı? Pişman mı olmalı bu geçmişe bakıp? Elbette hayır, elbette o anlarda zevkle yol aldınız ama benim bahsim yolun yeterince farkında olmamaktan kaynaklı oluşan zaman kayması, pişmalık hissi, sorgulama hali. Geriye döndüğünüzde hedefinize ilerlediğiniz adımlarda alacağınız her ivme, her düşüş sizi daha az pişman hissetirir. Aslında ders almaktır yaptığınız ve dersler ne kadar derinleşirse belki hedeflerinizi bile sorgulatır. Artık somut şeyler anlamsızdır, gün sonunda yaratılan ihtiyaçları kenara atıp gerçek ihtiyaçlarla sınırlı kaldığınızda dünyanız değişir. "Evet!" dersin büyük bir şevkle, yeni bir yola gireceğim. Sonuç ne olur bilemem ama önemli olan yol dersin.

    Önemli olan denemektir dersin.

    Bu hata payının büyüklüğü sizi korkutmasın çünkü bu önemli bir paydır, orantılıdır kendisiyle. Hayatta her şey mümkünken belki düşünme ufkunuza göre az gelebilir bile. Ama fazla değilidir. Çünkü alınan risk büyüdükçe yolun anlamı artar. Ve önemli olan yoldur sahiden de çünkü insan kendisini oluşturur o adımlarda. Bu bilinçle yol yürünürse artık 35 yaşındaki bir beden de daha büyük bile olunabilir, çünkü insan böyle büyür. 

    Hatalar yolu yol yapar, sonuç bu noktada gerçekten önemsizdir. O artık ağaçların arasından, sisin izin verdiği ölçüde teninizi gıdıklayan tatlı bir ışıktır. Ona ulaşacağınızı bilirsiniz, çünkü daha önce bunu yaptınız. Ya da ulaşmazsınız ve yol değiştirirsiniz. Farklı bir patika yaratıverir gözleriniz. Geri gitmek, ileri gitmek, dönüp durmak aynı ağacın etrafında: Önemli değil. Çünkü etrafında dönüp durduğun ağaçta sensin başkası değil.

    Yol ve kendisi işte budur.


    Yorumlar (0)

    Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

    Yorum Bırakın

    Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.