İçten Denemelerle Harika Bir İrlanda Turu: İrlanda Defteri - Meltem Gürle

İçten Denemelerle Harika Bir İrlanda Turu: İrlanda Defteri - Meltem Gürle
  • 2
    0
    0
    1
  •  

    Evime çok yakın, sessiz ve sakin bir kafenin cam kenarındaki masasına oturdum ve bu incelemeyi yazmaya başladım. Arka fonda kısık seste klasik müzik çalıyor; sipariş ettiğim kahvenin hazırlanma sesine eşlik eden, başka masalarda gerçekleşen sohbetler kulağıma çalınıyor. Bu satırları Meltem Gürle gibi Dublin’den değil de son yıllarda sevmeye çabaladığım bir şehirden yazıyorum: Samsun’dan. Alışmaya çalışırken üç yıl geçip gitti bile, sevdiğim adamla yaşadığım için başıma gelen zorluklara göğüs gerebildim ama hâlâ başka bir şehrin hayallerini kurduğum bir yerdeyim: Ankara olabilir mesela. Neyse, yeni açılan bu kafenin varlığı sayesinde biraz daha canlandı hayatım. Çünkü yıllardır evime yakın olan sakin bir mekânın hayalini kurmuştum. Sonunda gerçekleşti işte.

     


    ''İrlanda Defteri'' kurgu dışı bir kitap ama yazarın İrlanda anılarını yazdığı ve muhteşem kitap önerileriyle doldurduğu bu yapıt, kurgu dışından çok daha fazlasıydı benim için. Meltem Gürle ile tanıştığımda bu kadar etkileneceğimi düşünmemiştim, çok yaygın bir şekilde övüldüğünü görmüştüm ve beklentim giderek artmıştı çünkü. Okumaya başladığım anda beklediğimden çok daha fazlasını keşfedeceğimi anladım. 

     

    Kahvemi yudumlarken İrlanda Defteri’nde altını çizdiğim satırlara bakıyorum şimdi, bu alıntıların her biri ve sayfaların kenarlarına aldığım notlar çok değerli benim için. Yalnızca kitap üzerinde yazıp çizmedim, etkilendiğim anların kalıcılığını mümkün kılmak için ‘’okuma defterime’’ sayfalarca not aldım. Keşke her birini sizlerle paylaşabilsem. 

    Gürle’nin anıları ve yaşadıkları arasında derin bir bağ kurmamın bir nedeni de onun tüm bunları edebiyatla ilişkilendirmesiydi. Daha çok İrlanda edebiyatından besleniyor bu eser, bazıları da İrlanda ile ilişkilendirilen kitaplardı: Bazıları önceden okuduğum kitaplardı, çoğu da okumadığım kitaplardı. Ne yazık ki birçoğunun güncel baskısı yoktu ya da dilimize kazandırılmamıştı henüz. Bahsedilen kitaplar gerçekten muhteşem, insan bir an önce onları okumak ve yazarın hissettiklerini tatmak istiyor. Bulabildiklerimi listeme ekledim, umarım en yakın zamanda alıp okuyabilirim. 

     

    İrlanda’da kaldığı süre boyunca gözlemlerini şeffaf bir şekilde paylaşması sayesinde, ülkenin kültürüne, gündelik yaşamına, tarihine, edebiyatına ve daha birçok şeye çok yakından şahit olabildim. Anlatısı da çok samimi zaten. Bu güzel kitabı bir çırpıda okuyup bitirmek istemediğim yavaş okumaya çalıştım. Her bölümde başka bir yere ya da anlama doğru bir yolculuk vardı ve edebiyatla bütünleşiyordu her şey. Ülkemizin tarihinin İrlanda ile benzerliği çok fazla anlam taşısa da sonuçta bizim kültürümüzle alakası olmayan bir yer; yabancı bir ülkede yaşamanın cazip yönleri ne kadar çok olursa olsun zorlukları da var, yazarın bunlara değinmesi de gerçekçi ve doğaldı. Yani bu durumda tarzını sevmemek imkânsızdı benim için. 

    Ulysses’i okurken Dublin sokakları ve mekânları hafızama kazınmıştı, Gürle de kitapta bahsedilen noktalara uğradığında çok mutlu oldum. Onunla birlikte o heyecanı yaşadım sanki. Yaşayışı, anıları ve gözlemleriyle sunduğu kitap değerlendirmeleri de çok daha anlamlıydı bu sebeple. Ben de kitap incelemelerimi yazarken kendi düşüncelerimi, etkilendiğim yönleri ve hislerimi, hayatımla ve anılarımla açıklayarak paylaşmayı seviyorum; bu şekilde olan anlatıları da çok içten buluyorum. Tanıtım bülteni gibi inceleme yazmaktan farklı hissettiriyor ve her anlamda özgün çünkü. 

     

    Hayatımın ilk İrlanda turunun sonuna geldim, bayıldım. Yazardan başka bir kitap daha okuyacağım neyse ki: Kırmızı Kazak. Bir arkadaşım kitabın bazı sayfalarını gönderdi bana; Proust hakkında olağanüstü cümleler vardı. Çılgın bir Proust hayranı olduğum için bu detaya kalbimi bıraktım. Bu yıl içinde alıp okumayı düşünüyorum ve İrlanda Defteri kadar seveceğime eminim. Yazdığı denemelerde kendi tarzını oluşturması ve bütün içtenliğiyle gönlümde taht kurdu. Eğer bir roman yazsaydı, sanırım aklımı oynatırdım.

     

     


    Yorumlar (0)

    Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.

    Yorum Bırakın

    Yorum yapmak için üye girişi yapmalısınız. Üye girişi yapmak için buraya tıklayınız.