Erich Fromm’un Özgürlükten Kaçış adlı eseri, modern insanın karakter yapısını ve özgürlüğün nasıl olup da bazen bir imkândan ziyade ağır bir sorumluluk ve yük hâline gelebildiğini anlamak bakımından son derece dikkate değer bir yapıttır.
İnsanlık, yüzyıllar boyunca özgürleşmek için mücadele etti; doğanın karşısında güç kazandı, geleneksel otoriteleri sorguladı, dinsel dogmaların sınırlarını aşmaya çalıştı. Özellikle modern çağın eşiğinde, bireyin nihayet kendi kaderini tayin edebileceği bir noktaya ulaştığı düşünüldü.

Ancak Fromm’a göre mesele tam da burada başlar. Çünkü özgürlük, yalnızca baskılardan kurtulmak anlamına gelmez; aynı zamanda belirsizlikle, yalnızlıkla, sorumlulukla ve seçim yapma zorunluluğuyla yüzleşmek demektir. İnsan, özgürlüğü arzuladığı kadar ondan ürkebilir de. Bu nedenle tarih, yalnızca özgürleşme hikâyeleriyle değil, aynı zamanda özgürlükten kaçış biçimleriyle de şekillenmiştir.
Birinci Dünya Savaşı sonrasında birçok kişi, insanlığın artık geri dönülmez biçimde özgürlük yoluna girdiğine inanıyordu. Oysa çok kısa bir süre içinde, bireyin iradesini bastıran, eleştirel düşünceyi zayıflatan ve itaati yücelten totaliter sistemler yükseldi. İnsanların önemli bir kısmı özgürlüğü savunmak yerine, onun yarattığı kaygıdan kaçmayı seçti. Kimi otoriteye sığındı, kimi düşünme yükünü başkalarına devretti, kimi de kendi kaderi üzerinde söz sahibi olma cesaretini kaybetti.
Özgürlükten Kaçış, tam da bu tarihsel ve psikolojik kırılma anını olağanüstü bir açıklıkla kavrıyor. Bu yüzden kitap, geçmişin siyasal dünyasını anlatırken aynı zamanda bugünün insanını da görünür kılıyor. Çünkü Fromm’un ortaya koyduğu birçok fikir, aradan geçen onca zamana rağmen hâlâ güncelliğini koruyor: yalnızlaşan birey, yönünü kaybeden toplum, güvenlik uğruna özgürlükten vazgeçmeye hazır kalabalıklar ve kendi hayatının sorumluluğunu taşımakta zorlanan modern insan…
Bu yönüyle Özgürlükten Kaçış, sadece tarihsel bir çözümleme sunmaz; bugünün insanını, bugünün kaygılarını ve bugünün gönüllü teslimiyet biçimlerini de şaşırtıcı bir açıklıkla aydınlatır. Sayfalar ilerledikçe insan, geçmişe baktığını sanırken aslında kendi çağının aynasına bakmakta olduğunu fark eder.
Kısaca kitabı puanlarsam:
Düşünsel derinlik: 9.0 I Güncellik/günümüze temas gücü: 9.0 I Kurgu ve yapı disiplini: 8.0 I Akıcılık: 7.0 I Etki bırakma gücü: 9.0 I Baskı Kalitesi: 7.0 (Say Yayınları)
Genel Puan: 8.16



Yorumlar (0)
Bu gönderi için henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum Bırakın